Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından hayata geçirilen ‘Özel Eğitimde Mesleki Eğitimin Güçlendirilmesi Projesi’, Ankara’da düzenlenen bir programla tanıtıldı. Programa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Bakan Yardımcısı Cihad Demirli, UNICEF Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi, Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Mustafa Otrar ve öğretmenler katıldı.
Projenin Hedefleri ve Kapsamı
MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Genel Müdürlüğü koordinesinde, UNICEF iş birliği ile hazırlanan proje, 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen 11 il başta olmak üzere, ortaöğretim kademesinde mesleki eğitim veren özel eğitim okullarının kurumsal kapasitesini geliştirmeyi amaçlıyor. Proje kapsamında özel eğitim meslek okulları ve liseleri için 20 meslek öğretim programı, 20 atölye standardı, 20 öğretmen kılavuzu, 20 öğrenci etkinlik kitabı, 5 araştırma, 2 model, 2 katalog, 2 meslek alan öğretmeni mesleki gelişim programı, 2 mesleki gelişim programı öğretmen ders notu, 1 kuramsal kitap, 2 katalog ve 6 Mesleki Yeterlik Kurumu (MYK) mesleki yeterlilik kitabı hazırlandı.
Ayrıca, okul-sektör iş birliğini desteklemek amacıyla her bölgeden bir özel eğitim meslek okulunda olmak üzere toplam 7 Mesleki Özel Eğitim Mükemmeliyet Merkezi (MÖZEM) kuruldu. Bu merkezler Gaziantep, Malatya, Bursa, Konya, Çorum, Kütahya ve Antalya’da hizmete açıldı. Bunun yanı sıra, 778 meslek alan öğretmeninin özel eğitim alanındaki mesleki yeterliklerini artırmak için eğitim düzenlendi.
Bakan Tekin’den Önemli Açıklamalar
Programda konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, özel eğitimin her zaman öncelikli alanı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Bir kere biz, dünya tarihinde ama bir insanı vali yapan ilk geleneğe sahibiz. Bizim için insanların fıtrattan, doğuştan sahip olduğu özelliklerin hepsi özel. Ben şahsen şöyle inanıyorum; her insanın bir özel yönü vardır. Her insanın eksikleri vardır. Bazı insanlar bu eksikliklerini görürler. Bazı insanların eksikliklerini, engellerini bizler gözle görürüz. Bazı insanlarınkini göremeyiz. Kimilerinin bizim görebildiğimiz engeli vardır. Kimilerinin bizim göremediğimiz kaskatı bir kalbi vardır. Duyguları yoktur. O yüzden bizim baktığımız perspektiften herkes özel eğitime ihtiyaç duyan bireydir. Hepimiz bunun farkında olmalıyız. Böyle baktığımız için özel eğitimi ben gerçekten farklı bir yere koyuyorum.”
Dünyanın hızla değiştiğine dikkat çeken Tekin, özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin mesleki hayattan uzak kalmasının toplumsal adalet açısından kabul edilemez olduğunu belirtti. Tekin, projenin atölye kısmının kritik önemine işaret ederek şu ifadeleri kullandı: “Bu projede atölyeler kısmı çok kritik. Atölyeler, insanın kendine dair kanaatini değiştiren yerler olarak tasarlanıyor. Orada bir el malzemeye dokunur, fakat asıl işlenen çoğu zaman malzeme değildir; sabır işlenir, dikkat işlenir, öz güven işlenir, meslek ahlakı işlenir, insani hassasiyetler işlenir. Evlatlarımızın bir işi yapabilme duygusunu ilk kez kendi emeğinin karşılığında görmesi eğitimin en sahici alanlarından birisi. Özel eğitim ihtiyacı olan evlatlarımız için de bu atölyeler okulun içinde açılmış bir kendisini açıklama, ifade etme alanıdır. Adeta çocuğun hayata geçiş, hayatta buluşma provasıdır.”
Bütüncül Bir Yaklaşım
Bakan Tekin, projenin masa başında değil, sahayı dinleyerek ve bütüncül bir hazırlıkla yürütüldüğünü vurguladı. Projenin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin merkezindeki yaklaşımla uyumlu olduğunu belirten Tekin, “2023’ten bugüne orta öğretim kademesindeki mesleki eğitim veren özel eğitim okullarımızın kurumsal kapasitesini güçlendiren planlı bir çalışma yürüttük. Sahayı dinleyen, ihtiyacı ölçen, modeli kuran ve çıktıyı görünür hale getiren bütüncül bir hazırlık zemini oluşturduk. Evvela ihtiyaçları doğru tespit etmeye odaklandık. Öğretmenlerimizin, yöneticilerimizin, velilerimizin, işverenlerimizin ve ilgili bütün kurumlarımızın görüşleriyle mevcut durumu analiz ettik.” dedi.
Tekin, iş eğitimi ve meslek ahlakı dersi kapsamında mevcut 18 meslek alanının güncellendiğini ve 2 yeni alanın sisteme dahil edildiğini de sözlerine ekledi. Bu proje ile özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin mesleki beceriler kazanarak topluma daha aktif katılımı hedefleniyor.
