
Bir asrı aşkın geçmişiyle İstanbul’un hafızasında önemli bir yer edinen Haydarpaşa Garı, tarihinin en kapsamlı restorasyon ve dönüşüm çalışmalarına sahne oluyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Haydarpaşa Garı’nda yürütülen çalışmaların ayrıntılarını ilk kez kamuoyuyla paylaştı. Bakan Ersoy, tarihî yapının Anadolu Yakası’nın önemli bir kültür ve yaşam merkezine dönüşeceğini duyurdu.
Restorasyonda Kapanmış Taş Ocakları Yeniden Açıldı
Haydarpaşa Garı’nın yaklaşık 130 yıllık geçmişiyle Anadolu-Bağdat demiryolu hattının başlangıç noktalarından biri olduğunu belirten Bakan Ersoy, “Bütün Anadolu’nun Avrupa’ya, batıya bağlanma noktası aslında Haydarpaşa” dedi. Restorasyon çalışmalarının öncesinde bölgede kapsamlı araştırmalar yapıldığını ve alanın geçmişi ile hafızasının detaylı şekilde incelendiğini açıklayan Ersoy, sürecin bir Bilim Kurulu eşliğinde yürütüldüğünü ifade etti.

Çalışmalarda özgün malzeme kullanımına büyük hassasiyet gösterildiğini belirten Ersoy, bazı taşların yeniden kullanılabilmesi için kapanmış taş ocaklarının yeniden açtırıldığını vurguladı. Bakan Ersoy, “Oradan taş tekrar çıkarıldı ve burada tekrar uygulamaya sunuldu” şeklinde konuştu.
İlk Etap İstanbul Kültür Yolu Festivali’ne Yetiştirilecek
Haydarpaşa’nın ulaşım aksı özelliğinin korunacağını vurgulayan Bakan Ersoy, alanın aynı zamanda bir kültür, sanat ve yaşam merkezi olarak yeniden şekillendirildiğini söyledi. Ersoy, “Burası çok önemli bir ulaşım aksı, bu özelliği korunuyor ama sadece ulaşım aksı özelliği korunmuyor. Aynı zamanda şehrin kültür sanat ve yaşam noktası haline de getiriliyor ve bittiği zaman inşallah şehrin en önemli cazibe noktalarından biri olacak” ifadelerini kullandı. Ersoy, projede iki etap halinde çalışmaların sürdüğünü ve ilk etabın ağırlıklı kısmını İstanbul Kültür Yolu Festivali’ne yetiştirmeyi hedeflediklerini belirtti.

Arkeoloji Müzesi ve Arkeopark Birlikte Hayata Geçirilecek
Haydarpaşa’daki ana gar binasında bekleme alanlarının ve çok amaçlı salonların korunacağını belirten Ersoy, yapının hem gar hem de sergi işlevi göreceğini ifade etti. Bakan Ersoy, hemen yanında bulunan yaklaşık 6 bin metrekarelik yapının ise her yaş grubuna hitap edecek bir kütüphane kompleksi haline getirileceğini açıkladı. Gar sahasında dijital müze alanları oluşturulacağını belirten Ersoy, bölgede yaklaşık 15 dönümlük arkeopark alanı ile Anadolu Yakası’nın ilk arkeoloji müzesinin hayata geçirileceğini söyledi. Ersoy, “Müzeyle arkeoparkın bu kadar yakın ve iç içe olduğu başka bir uygulama da hemen hemen dünyada yok. Bu açıdan da bir ilk olacak diyebilirim” dedi.

Bakan Ersoy, Haydarpaşa’da “Dört Deniz Müzesi” konsepti üzerinde de çalışıldığını belirterek projenin küratörlüğünü Venedik Bienali’nin küratörlerinden Luca Molinari’nin yürüttüğünü söyledi. Molinari’nin uluslararası alanda önemli bir sanat danışmanı ve tasarımcı olduğunu ifade eden Bakan Ersoy, projede kültür ve tasarım vizyonunun da ön planda tutulduğunu belirtti.
Haydarpaşa Sahili Yeniden Kamusal Kullanıma Açılacak
Haydarpaşa Gar binasında kapsamlı zemin iyileştirme, yapısal güçlendirme ve restorasyon çalışmaları sürdürülüyor. Yapının özgün mimari karakteri korunurken geçmiş dönemlerde yapılan niteliksiz müdahaleler de temizleniyor. Gar sahasında yaklaşık 10 bin metrekare kapalı alana sahip yeni bir arkeoloji müzesi inşa ediliyor. Deniz temalı olarak tasarlanan müzede Türkiye’nin 81 ilinden getirilecek seçkin eserlerin sergilenmesi planlanıyor.

Haydarpaşa Gar sahasında ayrıca yaklaşık 20 bin kişilik etkinlik alanı oluşturuluyor. Proje kapsamında yaklaşık 150 bin metrekarelik alanda peyzaj düzenlemeleri yapılacak. Haydarpaşa sahili yeniden kamusal kullanıma açılacak.

Anadolu Yakası’nda büyük ölçekli kültür sanat alanlarının eksikliğine dikkat çeken Bakan Ersoy, Haydarpaşa’nın önemli bir ihtiyacı karşılayacağını belirterek, “Haydarpaşa aslında Avrupa Yakası’nda gerçekleştirdiğimiz Atatürk Kültür Merkezi gibi bir kompleksin işlevini Anadolu Yakası’na da kazandırmış olacak” dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy konuşmasını şöyle tamamladı:
“Havadan baktığınız zaman aslında çok rahat ve keyifli bir ortamda bütün bu Anadolu Yakası’ndaki vatandaşlarımızın denize çıkış noktasını da sağlamış oluyoruz. Hem keyifli bir ortamda hem güvenli bir ortamda denizde buluşturmayı da sağlıyoruz. Ama gün boyu her türlü etkinliklerin de gerçekleştirileceği etkinlik sahaları da yapıyoruz. Gerçekten böyle bir yaşam vahasına ihtiyaç vardı Anadolu Yakası’nda. Çok önemli bir eksikliği gidereceğini düşünüyoruz. Ama bunları yaparken de asli işlevi olan ulaşım aksı olma özelliklerini de koruyoruz ve aktive ediyoruz. Vatandaşların buraya kolay erişebilmesi için bütün bu deniz yolu demir yolu kara yolu ulaşım akslarının iyi bir şekilde çalışması lazım. Bütün proje de bu şekilde şekillendirildi.”

