Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde evlerini kaybeden Ufuk ve Neslihan Uzungündeş çiftinin, TOKİ tarafından inşa edilen yeni konutlarındaki bayram sevincini sosyal medya hesabından paylaştı. Bakan Kurum’un paylaştığı görüntüler, depremin yaralarının sarılması noktasında önemli bir umut ışığı oldu.

TOKİ’DEN DEPREMZEDELERE 2 BİN 93 KONUT TESLİM EDİLDİ
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesi Karacasu Ferhuş Mahallesi’nde inşa edilen 2 bin 93 konut, depremzedelere teslim edildi. Bu konutlardan birine yerleşen Uzungündeş ailesinin mutluluğu, Bakan Kurum tarafından da paylaşıldı.
6 Şubat depremlerinde evlerini kaybeden çift, oğulları henüz 3 aylıkken yapılan kurada yeni ev sahibi olduklarını öğrenmenin sevincini yaşadı. Çadırda ve ardından kiralık bir evde zorlu günler geçiren aile, nihayet yeni konutlarına kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor.

‘HER BİR EŞYASINI KOYARKEN MUTLULUK YAŞADIK’
Bakan Kurum’un paylaştığı görüntülerde duygularını dile getiren Ufuk Uzungündeş, deprem döneminde eşinin hamile olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Eşim hamileydi. Çadırda kalıyorduk, o süreç çok zordu. Mecbur kiraya çıkmak zorunda kaldım. Oğlum oldu, 3 ay içerisinde ev çıktı, şans oldu. Kurada ev çıktığını öğrenince uzak bir mesafeden babamın yanına koşarak ‘Baba ismim çıktı’ diye gittim. O an ailede büyük bir sevinç oldu. Çünkü insan şaşırıyor, ‘bir evim var’ diyorsun. Kapıyı açtığımızda ‘Oh, burası bizim ev mi?’ dedik. İçeri girip tek tek odaları gezdik. Her bir eşyasını koyarken mutluluk yaşadık. Bu ev bize hayat gibi, bir şans gibi geldi. Misafirlerimiz geliyor, ‘Ne kadar geniş yapılmış, çok güzel olmuş’ diyorlar. Murat Bakanımız bize söz verdi, yerine getirdi. Bizim gözümüzde sadece bakan değil, ağabeyimiz gibiydi.”

‘BU EVLE YENİDEN DOĞMUŞ GİBİ OLDUK’
Neslihan Uzungündeş ise yaşadıkları zorlu süreci ve yeni evlerine kavuşmanın kendileri için ne anlama geldiğini şu sözlerle ifade etti:
“Hamileliğim konteynerlerde, çadırlarda geçti. Çeyiz yapmışsın, emek etmişsin, bir anda hepsi gitmiş. Eşya almışsın, borçlanmışsın, tekrar ev yapacak durumun yok. Bu evle biz yeniden doğmuş gibi olduk. Bir mucize olur ya hayatında, her şeyi baştan sararsın. Onun gibi oldu bu ev de bize. Bu eve geldiğimizde ‘Bebeğe oda yaparım, şurası yatak odamız olur, burası oyun alanı olur’ diye hayaller kurmaya başladık.”

