DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Türkiye’nin gündeminde önemli bir yer tutan ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Koçyiğit, kalıcı barışın demokratikleşmeyle güçleneceğini belirterek, barışın hukuksal bir güvenceye kavuşturulması gerektiğini vurguladı.
Koçyiğit: “Yargı Siyasal Mücadelenin Merkezine Yerleştiriliyor”
TBMM’de düzenlediği basın toplantısında konuşan Koçyiğit, CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’na ilişkin ‘mutlak butlan’ kararını da değerlendirdi. Bu kararın yalnızca bir siyasi partiye özgü olmadığını, demokratik siyasetin işleyişi ve seçim hukukunun temel ilkeleriyle doğrudan ilgili olduğunu ifade eden Koçyiğit, “Bu noktada son yıllarda dünya sisteminde yaygın olan bir kavrama atıfta bulunmak istiyorum: yargı silahı. Yani yargının ve hukuk mekanizmalarının siyasal alanı yeniden şekillendirmek, siyasal ve toplumsal muhalefeti zayıflatmak amacıyla kullanılması. Türkiye’de son yıllarda yaşanan birçok gelişme gibi CHP kurultayına ilişkin mutlak butlan kararı da yargının siyasal mücadelenin merkezine yerleştirilmesi tartışmalarının en çarpıcı örneklerinden biridir” dedi.
Koçyiğit, bugün kuvvetler ayrılığı, denge-denetleme sistemi ve yargı bağımsızlığının ortadan kalktığını açıkça gördüklerini belirterek, yargının bağımsızlığı meselesinin kuvvetlerin birliği anlayışıyla dizayn edildiğini ve bu yolla siyasal ve toplumsal yaşamın dönüştürülmeye çalışıldığını söyledi.
‘Terörsüz Türkiye’ Süreci: “Acele Etmeliyiz”
‘Terörsüz Türkiye’ sürecine değinen Gülistan Kılıç Koçyiğit, Türkiye’nin çok kritik bir süreçten geçtiğini vurguladı. Atılmayan adımların toplumda sürece dair güvensizliği derinleştirdiğini ifade eden Koçyiğit, sürecin yasal bir çerçeveye kavuşturulması gerektiğini belirtti. Koçyiğit şunları söyledi:
“Atılmayan adımlar, toplumda sürece dair güvensizliği derinleştiriyor. Bu sürecin yasal çerçeve ile sonuçlandırılması, ilerlemesi ve sonuç üretmesi, hem bizim hem de toplumumuzun temel beklentisidir. Bugün çözümün adresi elbette demokratik siyasettir, Meclis’tir. Bu nedenle Meclis kapanmadan önce ihtiyaç duyulan yasal çerçevenin, düzenlemelerin hızla gündeme alınması ve uzun süre tartışılan çerçeve yasanın bir an önce Meclis’e sunulması ve ivedilikle yasalaşması gerekiyor. Süreci hukuki güvenceye kavuşturacak adımların atılması gerekiyor.”
“Barış Mesaisi Yapmaya İhtiyacımız Var”
Koçyiğit, Meclis’in bu süreçte etkin bir şekilde rol oynaması gerektiğini vurgulayarak, “Artık barış mesaisi yapmaya ihtiyacımız var. Barışın yasaya ihtiyacı var, Meclis’in de barış mesaisi yapmaya ihtiyacı var. Buradan kaçmak, görmezden gelmek, zamana yaymak doğru bir yaklaşım değil. Bunun sonucunda bütün Türkiye halklarının kaybedeceği sonuçlar olabileceğini görmemiz ve bu nedenle elimizi çabuk tutmamız, barış için acele etmemiz gerektiğinin altını çizmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Koçyiğit son olarak, “Kalıcı barış demokratikleşmeyle güçlenir, demokrasi de yasayla taçlanmış bir barışla büyür. O anlamıyla barış ve demokrasi mücadelesini birbirinden ayırmadığımız gibi barışın hukuksal bir güvenceye ihtiyacı var” diyerek sözlerini noktaladı.
