Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Şi Cinping’in ‘Çin’in Yönetimi’ adlı eserinin 5’inci cildinin tanıtımı kapsamında Ankara’da önemli bir panel düzenlendi. ‘Modernleşme: Çin-Türkiye İşbirliği’nin Fırsatları ve Geleceği’ başlıklı panele, TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Gökhan Yazgı, Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Manevi Medeniyet İnşası Yönetim Komisyonu Ofisi Özel Direktör Yardımcısı Hu Kaihong, Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Çin Uluslararası İletişim Grubu Başkan Yardımcısı Yu Tao ve çok sayıda davetli katıldı.
## Ticari İlişkilerde Yeni Hedefler
Panelin açılış konuşmasını yapan TBMM Başkanvekili Celal Adan, Çin’in sadece ekonomik büyüklüğüyle değil, küresel yönetişim vizyonuyla da uluslararası gündemin önemli aktörlerinden biri haline geldiğini vurguladı. Türkiye ile Çin arasındaki ikili ilişkilerin en görünür kısmının ekonomik ve ticari alan olduğuna dikkat çeken Adan, şunları söyledi:
**”İkili ticaret hacminde ilk kez 1 milyar doların aşıldığı 2000 yılından bu yana ticari ilişkilerimizde önemli ivme kaydedilmiştir. Çin, 2025 yılında 53 milyar dolar seviyesinde ticaret hacmiyle en büyük ticaret ortağımız olmuştur. Ancak, mevcut yüksek ticaret açığımız, ekonomik ve ticari ilişkilerimizdeki potansiyelin tam olarak açığa çıkmasını engellemektedir. Ticari ilişkilerimizin daha dengeli gelişmesi için atılabilecek adımlar konusunda önerilerimizi Çinli dostlarımızla paylaşıyor; bu konuda istişarelerimizi sürdürüyoruz. Ayrıca, Çin’den ülkemize daha fazla yatırım yapılması ve daha fazla Çinli turistin ülkemizi ziyaret etmesi için birlikte çalışmamız gerekmektedir.”**
## Stratejik İş Birliği Vurgusu

Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin de konuşmasında, iş birliklerinden doğan yeni fırsatları değerlendirmenin önemine işaret etti. Çin’in kalkınma sürecine değinen Xuebin, şu ifadeleri kullandı:
**”Çin, yoksulluk ve yokluktan dünyanın ikinci büyük ekonomisine ve en büyük imalat gücüne dönüşmüş, Çin halkı kıtlıktan orta halli refaha ulaşmış, bilim ve teknoloji inovasyonunda takipçi konumundan lider koltuğuna geçmiştir. Son yıllarda Türkiye de ekonomik kalkınmaya ve halkın refahını artırmaya ivme kazandırarak dünyanın en hızlı büyüyen, yükselen ekonomilerinden biri haline gelmiş; sağlık hizmetleri, zorunlu eğitim ve kadın hakları gibi alanlarda kayda değer ilerlemeler kaydetmiştir. Türkiye ile devlet yönetimi konusunda tecrübe paylaşımını güçlendirmeye, yoksulluğun azaltılması, kırsal kalkınma ve akıllı şehirler gibi alanlarda iş birliğimizi derinleştirmeye ve halklarımızın refah seviyesini sürekli olarak artırmaya hazırız.”**

Panel, iki ülke arasındaki diplomatik ve ekonomik bağların daha da güçlendirilmesi temennileriyle sona erdi.
