Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, haziran ayı dış ticaret verilerini değerlendirerek Türkiye ekonomisinin direncine vurgu yaptı. Yılmaz, küresel ekonomideki tüm olumsuzluklara rağmen ihracatta Cumhuriyet tarihinin rekorunun kırıldığını duyurdu.
Cevdet Yılmaz: İhracatta rekor üstüne rekor
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, haziran ayı dış ticaret verilerine ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:
“Dünya ticaretindeki yavaşlamaya rağmen Türkiye’nin ihracatı güçlü üretim altyapısı ve çeşitlendirilmiş ihracat pazarları sayesinde dirençli yapısını sürdürmektedir. İhracat, haziran ayında takvim etkisinin de katkısıyla geçen yılın aynı ayına göre %21,9 oranında artışla 24,9 milyar dolar olarak gerçekleşirken, yıllıklandırılmış ihracatımız 277,9 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Mal ve hizmet ihracatımız ise 400 milyar dolar seviyesini ilk defa aşmıştır.”
Cevdet Yılmaz, küresel ekonomideki zorluklara dikkat çekerek, “Küresel ekonomide talep koşullarının zayıfladığı, ticaret politikalarındaki belirsizliklerin arttığı ve tedarik zincirlerinde yeniden yapılanma eğilimlerinin güçlendiği bir dönemden geçiyoruz. Buna rağmen, ihracat odaklı büyüme stratejimiz doğrultusunda güçlü ihracat performansımızı sürdürüyoruz. Bu görünüm, güçlü üretim kapasitemizin, pazar çeşitlendirme kabiliyetimizin ve rekabetçi sektörlerimizin dış talepteki zorlu koşullara karşı dayanıklılığını ortaya koymaktadır” dedi.
Gelecek dönem hedefleri
Önümüzdeki dönem hedeflerine değinen Cevdet Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Önümüzdeki dönemde de küresel ekonomide yaşanan dönüşümlere hızla uyum sağlayan, yüksek katma değer üretimi, teknolojik dönüşümü ve yeni pazarlara erişimi destekleyen politikalarımızla ihracatımızın büyüme ve istihdama katkısını artırmayı hedefliyoruz. Amacımız cari açığımızı yönetilebilir seviyelerde tutmaya devam etmek, dış finansman ihtiyacımızı azaltmak, böylece makro finansal istikrarımızı pekiştirmektir. İş ve yatırım ortamını daha öngörülebilir hâle getiren, beşeri sermayeyi güçlendiren, dijital ve yeşil dönüşümü hızlandıran, kamu mali disiplinini koruyan ve ekonomik dayanıklılığı artıran yapısal reformlarımızla kapsayıcı ve sürdürülebilir büyümeyi desteklemeyi ve vatandaşımızın refahını kalıcı olarak artırmayı amaçlıyoruz.”
