Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Zekeriya Fatih İneç, Türk tarihi ve kültürünü dijital ortamda gelecek kuşaklara aktarmayı hedefleyen yapay zeka destekli metaverse oyunu ‘Alp Khan’ı geliştirdi. Bu yenilikçi proje, sadece bir oyun olmanın ötesinde, Türk soylu halkların ortak kültürel hafızasını canlandırmayı amaçlayan büyük bir medeniyet hamlesi olarak değerlendiriliyor.
Alp Khan: Dijital Bir Medeniyet Projesi
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Atatürk Araştırma Merkezi Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Zekeriya Fatih İneç, yerli ve yapay zeka destekli ‘Alp Khan’ isimli metaverse oyununu tanıttı. Oyun, Türk dünyasının ortak tarihini, kültürünü ve mitolojisini dijital platforma taşımayı hedefliyor. Tarayıcı üzerinden çalışan oyun, indirme gerektirmeden kullanıcıların üç boyutlu sanal ortamda tarihi karakterlerle etkileşim kurmasına olanak sağlıyor. “Alp Khan yalnızca bir oyun değil, Türk soylu halkların ortak kültürel hafızasını dijital çağın imkanlarıyla yeniden canlandırmayı hedefleyen büyük ölçekli bir medeniyet projesidir” diyen İneç, projenin önemine vurgu yaptı.
Öğrencilerden Tam Not: “Çok Güzel ve Eğlenceli”
Oyunu test eden Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi Şilan Demirbilek, deneyimlerini paylaştı. Demirbilek, “Hocamızın geliştirdiği oyunu oynadım. Gerçekten çok güzel ve eğlenceliydi. Zaten derste de kendisi bunu bize gösteriyordu. Tüm Türk dünyasının bu oyunu oynamasını tavsiye ederim” diyerek oyunun etkileyiciliğine dikkat çekti.
Kültürel Öğeler Dijitalleşiyor
Doç. Dr. İneç, çalışmalarının temel amacının Türk kültürünün dijital ortamda korunması ve gelecek nesillere aktarılması olduğunu belirtti. İneç, “Çalışma alanım Türk kültürünün aktarımında dijital entegrasyondur. Özellikle unutulan kültürel ögelerimizin dijitalleştirilerek popüler hale getirilmesi ve çocuklarımıza aktarılması üzerine çalışmalar yürütüyorum.” ifadelerini kullandı. Amerika Birleşik Devletleri’nin kendi kültürünü çizgi film, dizi ve filmlerle başarıyla aktarabildiğini ancak Dede Korkut, Hoca Ahmet Yesevi gibi önemli değerlerin yeterince tanıtılamadığını vurgulayan İneç, “Bu nedenle pedagojik yönü güçlü, çocukları şiddetten uzak tutarken eğlendiren ve kültürel farkındalık kazandıran bir dijital platforma ihtiyaç vardı. Oyunumuz bu ihtiyaç doğrultusunda ortaya çıktı” şeklinde konuştu.
Türk Dünyasını Kapsayan Dijital Bir Evren
Oyunun sadece Türkiye ile sınırlı kalmadığını, tüm Türk dünyasını kapsayan bir ekosistem olarak tasarlandığını ifade eden Doç. Dr. İneç, şu detayları paylaştı:
“Oyunda Türk dünyasının somut kültürel miras ögeleri üç boyutlu olarak yer alıyor. Kullanıcılar Türkiye, Özbekistan, Kazakistan ve Doğu Türkistan gibi farklı bölgeleri seçerek oyuna katılabiliyor. Dede Korkut ile konuşabiliyor, Hoca Ahmet Yesevi’nin öğretilerini dinleyebiliyor, Tulpar’a binerek Tanrı Dağları’nda Türk mitolojisini keşfedebiliyor ve Orhun Yazıtları hakkında bilgi edinebiliyor. Böylece tarih ve kültür yaşayarak öğreniliyor.”
Türk Lehçeleri ve Yabancı Dil Desteği
Oyunda Türk dünyasının farklı lehçelerine de yer verdiklerini belirten İneç, “Kazakça, Türkmence, Özbekçe ve Uygurcanın yanı sıra Macarca da oyunda bulunuyor. Ayrıca gurbetçilerimiz ve yurt dışındaki soydaşlarımız için Almanca, İngilizce ve Rusça dil seçeneklerini ekledik. Kullanıcılar seçtikleri dile göre oyunu oynayabiliyor.” dedi. İneç ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı’nda Ortak Alfabe Komisyonu’ndaki çalışmalarına da değinerek, “Bu proje kapsamında da ortak alfabeyle ilgili çalışmalarımızı yürütmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Tamamen Yerli ve Milli Altyapı
Oyunun tamamen yerli yazılım altyapısıyla geliştirildiğinin altını çizen Doç. Dr. İneç, “Kodların tamamı tarafımdan geliştirildi. Bu sayede ihtiyaç duyulan her türlü kültürel öge sisteme eklenebiliyor. Grafikler hazır görsellerden değil, matematiksel kodlarla anlık olarak oluşturuluyor. Yaklaşık 28 megabaytlık kod yapısıyla çalışan oyun, yüksek boyutlu indirmelere ihtiyaç duymadan internet tarayıcısı üzerinden erişilebiliyor” diye konuştu.
Projeye Silikon Vadisi’nde yaşayan Türk yazılımcılar ile Stanford Üniversitesi’nden bazı Türkolog akademisyenlerin de destek vermeyi planladığını kaydeden Doç. Dr. Zekeriya Fatih İneç, sözlerini şöyle tamamladı: “Oyunun ekonomik değeri şu an oldukça fazla. On binlerce satırdan oluşuyor kod ve bu oyunun en güzel taraflarından birisi grafik olmadığı için tamamen matematiksel kodlarla oluşturulmuş bir evreni aslında burada biz inşa ettik.”
