Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Antalya’da Lazerle Kornea Nakline Gerek Kalmadı! Zabıta Memuruna PTK Tedavisi

Antalya’da PTK lazer tedavisi ile kornea naklinden kurtulan zabıta memuru Pınar Selvi’nin sağlık hikayesini keşfedin. Doç. Dr. Ali Ceylan’dan detaylı bilgi.

Antalya'da PTK lazer tedavisi

Antalya’da çocukluk yıllarından bu yana kornea rahatsızlığı nedeniyle görme kaybı ve tekrarlayan göz ağrıları yaşayan zabıta memuru Pınar Selvi (43), Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi’nde uygulanan modern bir yöntemle sağlığına kavuştu. Daha önce diğer gözüne kornea nakli yapılan Selvi, uygulanan lazer tedavisi sayesinde bir kez daha bıçak altına yatmaktan kurtuldu.


Kornea Nakli Yerine Lazer Tedavisi

Zabıta memuru Pınar Selvi, yaklaşık 7 yıl önce sağ gözünde oluşan görme kaybı ve rahatsızlık nedeniyle kornea nakli oldu. Ancak sol gözünde de aynı şikayetlerin artmasıyla yeniden bir tedavi arayışına girdi. Birçok hastaneye başvuran Selvi, son çare olarak AÜ Hastanesi Göz Hastalıkları bölümüne başvurdu. Burada kendisine, Fototerapötik Keratektomi (PTK) adı verilen özel bir lazer tedavisi uygulandı. Kısa süren işlem sonrası sağlığına kavuşan Selvi, AÜ Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı’nda görevli Doç. Dr. Ali Ceylan’ın uyguladığı bu yöntem sayesinde bir kez daha kornea nakli olma riskinden kurtuldu.

‘Yanma, Batma ve Sulanma Şikayetlerim Oluyordu’

Çocukluk yıllarından bu yana kornea rahatsızlığı yaşadığını belirten Pınar Selvi, yaşadığı zorlukları şu sözlerle anlattı:

“Yıllar boyunca farklı tedaviler gördüm ancak istediğim sonucu alamadım. Yaşam kalitemi ciddi anlamda etkiliyordu. Sürekli yanma, batma ve sulanma şikayetlerim oluyordu. Görmem de oldukça azalmıştı. Günlük hayatımda birçok konuda zorlanıyordum. 6-7 yıl önce diğer gözüme kornea nakli olmuştum. Zabıta olarak çalışıyorum. İşimiz gereği sürekli evrakla ilgileniyor, bilgisayar kullanıyor ve yazışmalar yapıyoruz. Daha önce bilgisayar ekranına bakmakta, hatta telefonumu okumakta bile zorlanıyordum. Yazıları büyüterek okumak zorunda kalıyordum.”

‘Yaklaşık 10 Saniyelik Bir Uygulamaydı’

PTK lazer tedavisinin kendisi için büyük bir şans olduğunu vurgulayan Pınar Selvi, süreci şöyle özetledi:

“AÜ Tıp Fakültesi’ne geldim. PTK lazer tedavisi önerildi. İşlem çok kısa sürdü; yaklaşık 10 saniyelik bir uygulamaydı. Şu anda kendimi çok daha rahat hissediyorum. Dikiş gerekmiyor ve ağrısız bir şekilde tamamlanıyor. Tedavi sonrasında güneş gözlüğümüzü takıp çıkıyoruz ve kısa sürede normal yaşantımıza dönebiliyoruz. Telefonumu rahatlıkla okuyabiliyorum. İşimi çok daha konforlu yapabiliyorum. İyi ki bu tedaviyi olmuşum. Çünkü diğer gözümde olduğu gibi bu gözüm için de kornea nakli olma ihtimalim vardı.”

‘Ağrı Şikayetleri Büyük Ölçüde Ortadan Kalktı’

Pınar Selvi’nin gözünde oluşan rahatsızlıkların zamanla arttığına dikkati çeken AÜ Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı’nda görevli Doç. Dr. Ali Ceylan, hastanın durumu hakkında şu bilgileri verdi:

“Hastamızın korneasında ciddi lekelenmeler meydana gelmiş ve buna bağlı olarak görmesi belirgin şekilde azalmış. Yüzey düzensizlikleri ve bunlara bağlı enfeksiyonlar gelişmeye başlamış. En önemlisi de şikayetleri nedeniyle günlük hayatını ve iş yaşamını sürdüremeyecek duruma gelmiş olmasıydı. Kornea yüzeyindeki düzensizlikleri ve lekelenmeleri tedavi etmek amacıyla PTK dediğimiz lazer tedavisini uyguladık. Tedavi sonrasında hem görmesi arttı hem de yıllardır yaşadığı tekrarlayan ağrı şikayetleri büyük ölçüde ortadan kalktı.”

Gözlüksüz Yaşam Hedefleyen Hastalarda da Kullanılabiliyor

Lazer tedavilerinin birçok farklı çeşidi ve kullanım alanı olduğunu belirten Doç. Dr. Ceylan, bu teknolojinin çok yönlülüğüne dikkat çekti:

“Aynı lazer platformunu, gözlükten kurtulmak isteyen ve gözlüksüz yaşam hedefleyen hastalarda da kullanabiliyoruz. Miyop, hipermetrop ve astigmat gibi rahatsızlıkların tedavisinde de lazer cihazlarından faydalanıyoruz. Pınar hanımın muayenesi sırasında kornea üzerindeki lekelenmeleri, yüzey bozukluklarını ve diğer problemleri ayrıntılı değerlendik ve tanıyı bu şekilde koyduk. Bu tür sorunlar dışarıdan aynaya bakılarak genellikle fark edilemez. Kesin tanı mutlaka göz muayenesi ile konulur.”