TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Risklerini Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısında, yaşanan okul saldırılarının ardından bireysel silahlanmanın sınırlandırılması başta olmak üzere çarpıcı öneriler gündeme geldi. Toplantıda, başta milletvekilleri olmak üzere tüm kamu görevlilerinin ruhsatlı silah sayılarına sınırlama getirilmesi gerektiği vurgulandı.
‘SİLAHLARIN SINIRLANDIRILMASI GEREKİYOR’
CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, sınav sisteminin yarattığı yarış psikolojisini eleştirerek, “Silahların sınırlandırılması gerekiyor. ‘Ben Emniyet müdürüyüm, şu kadar silah sahibi olurum. Ben milletvekiliyim, bu kadar silah sahibi olurum.’ Olmaz, olmamalı. ‘Bürokratım, üst düzey bürokratım, bu kadar silah sahibi olabilirim’ olmamalı. Silaha bir sınırlandırma getirmemiz gerekiyor, bunu geçirmemiz gerekiyor. Medyada sıkıntı var mı? Var. Ben RTÜK üyeliği yaptım. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeliğimde, Kurtlar Vadisi zamanı her bölümde 50 kişi ölüyor. Çağırırdı, uyarırdı ve müeyyide uygulardı çünkü RTÜK düzenleyici ve denetleyici bir kurul ama yasaklayamaz; bu, sansüre girer, bunu yapamazsın, bu, medya özgürlüğünün sansürüne girer. Ne yaparsın? Müeyyidesini uygularsın, bahsettiğiniz sabah programlarındaki iğrençlikleri kesersin” ifadelerini kullandı.
‘NASIL OLUYOR DA DEVLET GÖREVLİLERİNİN SINIRSIZ SİLAHLANMA İMKANI OLUYOR?’
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Tuba Köksal, silah sahibi olmanın getirdiği sorumluluğa dikkat çekerek, “Ben ve ailem 30-40 sene içerisinde babamın silahlarını çok nadiren görmüşümdür çünkü bir sorumluluk vardır. Yani eğer devlet sana bu imkanı verdiyse sen onun birinci sorumlususundur ve ben yanlışlıkla bir yerde gördüğümde, şekli bile bozulduğunda babam bana ‘kızar’ diye onun şeklini düzeltirdim. Yani herhangi bir şekilde ona dokunmanız yasaktı. Hal böyle iken nasıl oluyor da devlet görevlileri sınırsız bir silahlanma imkanı oluyor ve bunlar şaka gibi ve ben bunu da lanetliyorum. Ya, bir zorunluluk olmalı. Eğer bir silah bir evde yahut da herkesin ulaşabileceği bir yerde ise baştan bunun yasaklanması lazım. Yani öncelikle silahtan önce onu tutacağı bir kasa, bunun bir zorunluluk olması lazım. Bir diğeri, neden bu kadar sayısız, sınırsız olabiliyor?” diye konuştu.
‘BİREYSEL SİLAHLANMANIN ÖNÜNE GEÇMEK GEREKİYOR’
DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan ise silaha erişimin kısıtlanmasının önemini vurgulayarak, “Bu silahlar nasıl gidiyor, satışları nasıl yapılıyor? Bunların hepsi bir politika ve buna dair önleme olmadığı sürece de çocukların silaha ulaşmasını bırakın, bireysel silahlanmanın önüne geçmek gerekiyor. Üzülerek ifade ediyorum ki seçim bölgem olan Urfa’da da fazlasıyla yaygın olduğunu biliyoruz ki sizler de gözlemlemişsinizdir bunu ve buna dair belki politikaları arttıran bir yerde olmamız gerekiyor” dedi.
KOMİSYON BAŞKANI BEYAZIT’TAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR
Komisyon Başkanı Yusuf Beyazıt, bugüne kadar yapılan çalışmaları hatırlatarak, “Komisyonumuz, bugüne kadar olaylardan etkilenen kişiler, yerel yöneticiler, eğitimciler, uzmanlar ve farklı toplumsal kesimlerle görüşmüş ve sahada önemli veriler elde etmiştir. Komisyonumuzun kurulduğu günden itibaren bu süreçte hareket noktamız açıktır; toplumun güvenliğini sağlamak ile çocuk haklarını korumak birbirine alternatif iki hedef değildir. Çocukları koruyabilen, riskleri erken fark eden, şiddete yönelen çocuklara zamanında müdahale eden ve şiddetten etkilenen çocukların iyileşmesini sağlayan bir sistem aynı zamanda toplum güvenliğini de güçlendiren sistemdir. Bununla birlikte çocukların dijital dünyadaki güvenliğini sağlamak, dijital dünyanın risklerini en aza indirgemek ve çözüm odaklı politikalar geliştirmektir” dedi.
VAHİT KİRİŞÇİ DİJİTALLEŞME UYARISI YAPTI
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Vahit Kirişçi, yaşanan acı olayın ardından şehre gittiklerini belirterek, “Kahramanmaraş’ın bir evladı olarak, şehrimizde bir cani tarafından böyle bir cinayetin işlenmiş olması asla kabul edilemez. Bizim tespitlerimize göre dijitalleşmenin mutlaka ve mutlaka süreç olarak iyi yönetilmesi gerektiğidir. Bu bıçak eğer iyi kullanılacak olursa çok güzel işler çıkarılabilir ama bir cinayet aracı olarak da kullanılırsa çok kötü bir alet olduğu gerçeği dijitalleşme için de rahatlıkla söylenebilir” ifadelerini kullandı. Kirişçi, hayatını kaybeden çocukların ailelerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edileceğini de sözlerine ekledi.
MEHMET ŞAHİN: KURUMLAR ARASI İRTİBAT GÜÇLENDİRİLMELİ
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Şahin, olayın kurumlar arası koordinasyon eksikliğini ortaya çıkardığını belirterek, “Bu olay bize şunu gösteriyor, bir defa kurumlar arasındaki irtibatın güçlendirilmesi gerekiyor. Dijital çağda aile, okul, ilgili kurumlar arasındaki irtibat artık eskiden olduğu gibi yürütülemez. Yani şunu diyemeyiz, ‘Biz size çocuğumuzu teslim ettik, eti sizin kemiği bizim’ söylemi bu çağda geçerli bir söylem değil… Okulların, ilgili kurumların, devlet kurumlarının bence burada bu sizin ortaya koyacağınız raporu da göz önüne alarak sadece TBMM’nin komisyonlarla ilgili raflarında kalan bir rapor olarak değil de uygulama alanı bulan bir rapor olarak piyasaya sürülmesinin doğru olacağını düşünüyorum” dedi.
MEHMET FARUK PINARBAŞI: AKRAN ZORBALIĞINI ÖNEMSEMEDİK
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Faruk Pınarbaşı, okullardaki akran zorbalığına dikkat çekerek, “Okullarda, okulların dışında öğrenciler çeteler kuruyorlar, akran zorbalığı yapıyorlar… Bunu hepimiz görüyorduk ve bu sonuçların olacağını da tahmin etmemiz gerekirdi ama ne yazık ki bu konuları önemsemedik. Bugün sadece Milli Eğitimdeki idarecinin bu olayları önlemesi mümkün değil. Bugün bir çocuğun yetişmesinde en büyük etken anne babasıdır, ailedir ve bir çocuğun gidişatını en iyi bilen de evdeki annedir. Bu yönde biz bir boşluk doğurduk. Bu boşluk nedir? Diğer yönden Aile Bakanlığımız, bunlarla yakın temasa geçilip bu çocukları ve ailelerini rehabilite edecek işlemleri yapmamız lazım. Yoksa olay olmuş, olduktan sonra alınacak tedbirlerin bir önemi yok” değerlendirmesinde bulundu.
Pınarbaşı ayrıca, denetimsiz dijital içeriklere karşı da uyarıda bulunarak, “Toplumu sıkıntıya sokan programları görmemiz lazım, bunları devlet televizyonu olarak engellememiz lazım, bunları ‘sansür’ denilen bir konuyla frenlememiz lazım” ifadelerini kullandı.
