Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ayasofya-i Kebîr Cami-i Şerîfi’nin sadece bir ibadet mekânı olmadığını belirterek, “Milletimizin tarih şuurunun, medeniyet iddiasının, inanç kudretinin ve fetih ruhunun abideleşmiş timsalidir” ifadelerini kullandı. Erdoğan, 24 Temmuz 2020’de 86 yıllık hasretin ardından asli kimliğine kavuşturulan Ayasofya’nın ebediyete kadar ezan sesleriyle süsleneceğine olan inancını dile getirdi.
Takdim Metninde Önemli Mesajlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Demirören Yayınları tarafından hazırlanan ‘Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi’ isimli eser için kaleme aldığı takdim metninde, Ayasofya’nın tarihsel önemine ve Osmanlı medeniyetinin bu kutsal mekâna gösterdiği hassasiyete dikkat çekti.
Büyük Zaferin Remzi
İstanbul’un fethiyle birlikte Ayasofya’nın insanlık tarihinin en büyük dönüm noktalarından birine tanıklık ettiğini belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Fetih ile birlikte camiye tahvil edilen Ayasofya, çağ açıp çağ kapatan büyük zaferin remzi, fethin mührü ve medeniyetimizin en ihtişamlı eserlerinden biri haline gelmiştir.”

İnsanlığın Müşterek Mirasına Saygı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1204 yılındaki Haçlı saldırılarında Ayasofya’nın büyük bir tahribata uğradığını hatırlatarak, Osmanlı medeniyetinin bu kutsal mekâna bir emanet şuuruyla yaklaştığını vurguladı:
“Başta Mimar Sinan olmak üzere, devrin büyük mimarları tarafından güçlendirilen yapı, depremlere karşı tahkim edilmiş; ilave edilen unsurlarla İslâmî kimliği daha da belirgin hale getirilmiştir. Asırlar boyunca Bizans devrine ait mozaiklerin muhafaza edilmesi, Osmanlı’nın medeniyet tasavvurunu, adalet anlayışını ve kültürel emanet bilincini yansıtan müstesna bir örnek olmuştur.”

Tarihî Bir Mesuliyet
Ayasofya’nın yalnızca bir ibadet mekânı olmadığını yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu mirasın korunmasının tarihî bir sorumluluk olduğunu belirterek şunları kaydetti:
“Bugün de ecdadımızdan tevarüs ettiğimiz bu aziz emaneti aynı bilinç ve hassasiyetle korumayı, yaşatmayı ve gelecek nesillere en güzel şekilde aktarmayı tarihî bir mesuliyet olarak telakki ediyoruz.”

86 Yıllık Hicran Sona Erdi
Erdoğan, 24 Temmuz 2020 tarihinin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“24 Temmuz 2020’de, 86 yıllık hicranın ardından yeniden aslî hüviyetine kavuşturduğumuz Ayasofya-i Kebîr Cami-i Şerîfi’nin, inşallah ebediyete kadar semalarımızı ezan sesleriyle süsleyeceğine; insanlığın ortak vicdanı ve kültürel hafızasına ışık tutmayı sürdüreceğine gönülden inanıyorum.”









Bu anlamlı eser, Ayasofya’nın asırlara yayılan hikâyesini, mimarî zarafetini ve manevi derinliğini gelecek kuşaklara aktarma gayesiyle hazırlandı.
