
Ayasofya-i Kebir Camii’nde Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Bu kapsamda, ana kubbenin üzerinde daha önce kurulan geçici çelik çatının, kubbeyi ve iç bölümde yer alan eşsiz mozaikleri iklim koşullarına karşı koruyacak özel branda ile kaplanmasına başlandı. Tarihi yapıların bakımı ve onarımı alanında uzman inşaat mühendisi Prof. Dr. Mehmet Selim Ökten, sürece dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
‘Cumhuriyet Tarihinin En Kapsamlı Çalışması’
Prof. Dr. Mehmet Selim Ökten, yapılan çalışmaların önemine vurgu yaparak, “Bakanımızın bahsettiği gibi şu anda yapılan çalışmalar Ayasofya-i Kebir Camii için Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı çalışmalarından bir tanesi. Bu kapsamda veya buna yakın bir çalışma daha önce 1850’lerde Fossati tarafından yapılmış bir çalışma. Biz de deprem bölgesinde olduğumuz ve caminin strüktürel güvenliğini en ileri seviyeye çıkartmak durumunda olduğumuz için bu çalışmalar kapsamında güçlendirme projesi ve onarım projesi hazırladık.” dedi.
Ökten, projenin aşamalarını anlatarak, çelik iskelenin 2025 yılının Eylül ayında kurulmaya başlandığını, Ramazan ayı öncesinde iç çelik iskelenin tamamlandığını ve Şubat ayından sonra kubbe üstündeki iskelenin inşasının Temmuz ayı itibarıyla bittiğini söyledi. “Bu çok önemli bir aşama, çünkü bizim güçlendirme projemizde kubbenin güçlendirilmesi var. Yapılan analizlerde bu müdahaleleri yapabilmek için kurşun örtünün kaldırılması gerekiyor.”

‘Arkeolojik Bir Alan Gibi Çalışacağız’
Kubbenin altındaki mozaiklerin korunmasının kritik önem taşıdığını belirten Ökten, “Kubbenin hemen altında eşsiz mozaikler var. Bir, bunlara bizim alttan müdahale etmemiz gerekiyor. İkinci sebebi, bizim kubbeyi güçlendirmek için üstten bir sargılama yapmamız lazım. Son teknoloji lifli polimer teknolojisi ile bu, deprem bölgesinde de çok uygulanan bir teknoloji. Kurşun kaplamayı kaldırmamız lazım.” ifadelerini kullandı.
Ökten, bu sürecin aynı zamanda büyük bir keşif fırsatı sunduğunu dile getirerek, “Bizi çok heyecanlandıran, bütüncül olarak kurşun kaplamayı ve toprak katmanını aldığımızda dönem içinde hasar görmüş kubbenin bölümlerini de göreceğiz. Yani biz birtakım varsayımlar, çeşitli taramalar üzerine bu projeyi oluşturuyoruz, şimdi kubbenin gerçek halini göreceğiz ve sanki bir arkeolojik alan gibi çok nitelikli ve dikkatli bir çalışma yapabileceğiz.” dedi.

‘İlk Defa Bu Kadar Detaylı Bilgiye Ulaşacağız’
Bilim Kurulu’nun yapısına da değinen Ökten, “Bilim kurulumuz sizin de bildiğiniz gibi sanat tarihçisi, mimarlardan ve malzeme uzmanlarından ve inşaat mühendislerinden oluşmakta. Kubbenin üstünü 8 dilim membranla bu ay sonuna doğru kapladıktan sonra hızlı bir şekilde kurşun örtüyü ve alttaki katmanı kaldıracağız ve daha sonra yerinde tespit yapacağız.” diye konuştu.
Ökten, “Bu çalışmanın ardından kubbe ile ilgili bazı bilgilere ilk defa ulaşacağız. Bilimsel yöntemler aynı zamanda yapı radarı tarama sistemleriyle kubbe üzerinde ilk defa bu kadar detaylı bir nevi röntgenini çekmek gibi detaylı bilgilere sahip olacağız.” şeklinde ekledi.
Yapı İlk Defa Bütüncül Şekilde Çalışılıyor
Restorasyonun çok yönlü olduğunu vurgulayan Mehmet Selim Ökten, “Yapı ilk defa bütüncül şekilde çalışılıyor. Mesela şu anda yer altında da çalışma var, yer üstünde de çalışma var, kuzey cephesinde de çalışma var. Arkamda gördüğünüz Beyazıt Minaresi’nin güçlendirilmesi tamamlandı. Şimdi sırasıyla Fatih Minaresi ve Sinan Minarelerinin güçlendirilmeleri ve kubbe güçlendirilmeleri başlayacak.” dedi.
Uygulanan membran teknolojisi hakkında da bilgi veren Ökten, “Buradaki membran da ileri bir teknoloji membran, üzerinde alev yürümez, hem yangın güvenliği olan hem de atmosferik etkilere karşı önlemi alınmış bir membran olacak.” ifadelerini kullandı. Ayrıca, restorasyonun sürekli bir bakım anlayışıyla devam edeceğini belirten Ökten, iskelenin ne zaman söküleceği konusunda şimdilik bir tarih vermek için erken olduğunu sözlerine ekledi.



