Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından hazırlanan ‘PIKTES Projesinin Öğretmen Boyutu: İstihdam, Özlük Hakları ve Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar’ başlıklı ‘Eğitime Bakış Politika Notu’ kamuoyuyla paylaşıldı. Sendika, yıllardır Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki okullarda görev yapan PIKTES öğretmenlerinin kadroya geçirilmesini ve kazanılmış haklarının korunmasını talep etti.
PIKTES Öğretmenlerinin İstihdam Sorunu
Politika Notu’nda, Türkiye’nin 2011 sonrasında karşılaştığı kitlesel göçün eğitim alanındaki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hayata geçirilen PIKTES projesinin, yabancı uyruklu çocukların eğitime erişimi ve sosyal uyumunda kritik bir rol üstlendiği vurgulandı. 2016 yılında başlayan proje kapsamında Türkçe öğretiminden rehberlik ve psikososyal desteğe kadar geniş bir yelpazede çalışmalar yürütülürken, PIKTES öğretmenleri ve rehber danışmanlar, farklı dil ve kültürlerden gelen öğrencilerin Türk eğitim sistemine uyumunda önemli sorumluluklar üstlendi.
Politika notunda, “En önemli sorunların başında PIKTES öğretmenlerinin istihdam statüsü geliyor. Öğretmenler, uzun yıllardır MEB’e bağlı okullarda eğitim hizmeti vermelerine rağmen 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında belirli süreli iş sözleşmeleriyle görev yapıyor.” ifadelerine yer verildi. MEB’in 2025 yılında TBMM’ye verdiği resmi cevapta da PIKTES kapsamında görev yapan öğreticilerin istihdam sürelerinin proje süresiyle bağlantılı olduğu belirtiliyor.
MEB’in 2024 yılı Öğretmenlik Mesleği Kariyer Basamakları Kılavuzu’nda, projede geçirilen sürelerin hizmet süresine dahil edilmesi dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıkıyor. Ancak Eğitim-Bir-Sen, bu düzenlemenin yeterli olmadığını ve kalıcı bir istihdam modeline ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.
Yüz Binlerce Öğrenciye Eğitim Desteği
Proje kapsamında görev yapan öğretmen sayısının yıllar içinde KPSS yoluyla kadrolu öğretmenliğe geçişler nedeniyle azaldığı, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü verilerine göre 3 bin 80’e düştüğü belirtildi. Resmi verilere göre, 2024 yılında 225 bin 346 yabancı öğrenciye Türkçe dil eğitimi, 202 bin 150 yabancı öğrenciye psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmeti sunuldu. Sosyal uyum etkinlikleriyle ise 70 bin 619 öğrenci ve veliye ulaşıldı.
Bu tablo, PIKTES öğretmenlerinin geçici bir ihtiyaca cevap veren personel olmadığını, Türkiye’nin kapsayıcı eğitim politikasında uzmanlaşmış bir insan kaynağı haline geldiğini ortaya koyuyor.
Eğitim-Bir-Sen’den Kadro ve Özlük Hakları Talebi
Sendikanın açıklamasında, PIKTES öğretmenlerinin kadroya geçirilmesi gerektiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:
“Eğitim-Bir-Sen olarak yıllardır devam eden belirsizliğin artık kalıcı bir istihdam modeliyle çözülmesi gerektiğini değerlendiriyoruz. Bu kapsamda PIKTES öğretmenlerinin Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde kadrolu öğretmen statüsüne geçirilmesi, proje devam ettiği sürece mevcut görevlerini kadrolu olarak sürdürmeleri ve proje sonrasında da edindikleri tecrübenin milli eğitim sistemi içerisinde değerlendirilmesi gerekiyor. Kadro düzenlemesi yapılırken öğretmenlerin bugüne kadar proje kapsamında çalıştıkları sürelerin de yok sayılmaması önem taşıyor. Bu sürelerin kıdem, hak aylığı, derece ilerlemesi ve diğer özlük hakları bakımından korunması, yılların emeğinin karşılığını bulması ve çalışma barışının güçlendirilmesi açısından gerekli görülüyor.”
Politika Notu’nda kadro talebinin yanı sıra şu önerilere de yer verildi:
- PIKTES öğretmenleri için iş güvencesini sağlayacak kalıcı ve sürdürülebilir bir istihdam modeli oluşturulmalı.
- Uzun yıllar proje kapsamında görev yapan öğretmenlerin deneyimleri dikkate alınarak kadro düzenlemesi yapılmalı.
- Projede geçirilen hizmet süreleri ve kazanılmış özlük hakları kadroya geçiş sürecinde korunmalı.
- Türkçe öğretiminde farklı yaş ve dil seviyelerine uygun basılı ve dijital materyaller artırılmalı.
- Psikososyal destek mekanizmaları yalnızca öğrencileri değil, öğretmenleri de kapsamalı.
- PIKTES’in oluşturduğu kurumsal deneyim MEB’in uzun vadeli kapsayıcı eğitim politikalarına aktarılmalı.
Eğitim-Bir-Sen, PIKTES öğretmenlerinin kadro talebinin yalnızca bir istihdam sorunu olmadığını, bu öğretmenlerin tecrübelerinin korunmasının kamu yararı ve eğitim sisteminin kurumsal kapasitesinin devamlılığı açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.
