Gaziantep’te çocukluk yıllarında ailesi tarafından okula gönderilmeyen 56 yaşındaki Leyla Akcan’ın yıllardır içinde ukde kalan okuma yazma hayali, otobüs durağında duyduğu bir cümleyle yeniden canlandı. Akcan, gelen otobüsün nereye gittiğini sorduğu kişinin “Teyze daha gençsin, niye okumayı yazmayı öğrenmiyorsun?” sözleri üzerine okuma yazma kursuna başladı. Azmiyle örnek olan Akcan, “Şu an kör gibiyim. Okumayı öğrenince gözümün önündeki perde kalkacak” dedi.
Otobüs Durağında Hayatını Değiştiren Sözler
Evli ve 7 çocuk annesi ev kadını Leyla Akcan, bir gün otobüs durağında beklerken yanındaki gence gelen otobüsün nereye gittiğini sordu. Gencin “Teyze daha gençsin, niye okumayı yazmayı öğrenmiyorsun?” cevabı, Akcan’ın yıllardır ertelediği hayalinin peşinden gitmesi için bir kıvılcım oldu. Bu sözlerin ardından harekete geçen Akcan, Şahinbey Belediyesi’nin Binevler Sosyal Tesisi’nde açtığı okuma yazma kursuna kaydoldu. Harfleri ve sayıları öğrenmeye başlayan Akcan, okuma yazmayı öğrendikten sonra kendi kitabını yazmak istediğini söyledi.
“Bütün Hayalim, Dostum, Arkadaşım Kitabım”
Kız çocuklarının okumasının ayıp karşılandığı bir dönemde büyüdüğünü belirten Leyla Akcan, babasının kendisini okula göndermediğini söyledi. Babasının bu nedenle ceza aldığını ancak cezayı ödedikten sonra da kararından vazgeçmediğini anlatan Akcan, şunları kaydetti:
“Otobüse binmek istedim. Durakta bir genç vardı, ‘Oğlum bu otobüs nereye gidiyor?’ dedim. Bana ‘Teyze daha gençsin niye okumayı yazmayı öğrenmiyorsun’ dedi. Zorlandım, üzüldüm ama gencin o cümlesiyle okuma yazmayı öğrenmek için heveslendim. Kısa bir süre önce de buraya gelerek derslere başladım. Okuma yazmayı öğrenirsem kendi kitabımı yazacağım. O zamanlarda kız çocuklarının okuması ayıptı. Babama beni okutmadığı için ceza geldi. Cezayı ödedi beni de okula göndermedi. Ben hep ev işleriyle uğraştım. Kız kardeşim polisliği kazandı fakat babam okumasına izin vermeyip evlendirdi. Kız kardeşim okuduğu için içimde bir üzüntü vardı fakat ben okuyamamışken onun okumasına da çok seviniyordum.”
Gazeteci olmanın en büyük hayali olduğunu belirten Akcan, “Okusaydım, zamanında babam okula gönderseydi gazeteci olacaktım. İçimde dert kaldı. En büyük hayalimdi. Gazetelerde, televizyonlarda ismimi görmeyi isterdim. Pes etmek yok, devam” diye konuştu.
“Gözümün Önündeki Perde Kalkacak”
Okuma yazma bilmeyen herkese çağrıda bulunan Leyla Akcan, “Okuma yazma bilmeyen herkes gelsin öğrensin. Okumanın yaşı, ayıbı yok. Bilmediğimiz zaman bir yerlere giderken ya da hastanedeyken çok zorlanıyoruz. Çocuklarımın ödevlerine yardım edemiyordum. Eşimin gelmesini bekliyordum. Çocuklarımı okuturken çok zorlandım bu yüzden. Kadın okursa toplum gelişir. Bilgili olur. Bizim gözümüzün önünde bir perde var. Şu an kör gibiyim. Okumayı öğrenince gözümün önündeki perde kalkacak. Okumayı öğrenirsem kimsenin yardımı olmadan otobüse binebilirim. Hastaneye, çarşıya kendi başıma gidebilirim. Matematiğim hiç yok. Onu da öğrenirsem markete tek başıma gidebilirim” ifadelerini kullandı.
Öğretmen Ali Kayakıran’dan Destek Çağrısı
Binevler Sosyal Tesisi’nde öğretmen olarak görev alan Ali Kayakıran ise okuma yazma bilmeyen kadınların hayatları boyunca sıkıntı çekmelerindense kurslara gelerek bir adım atmaları gerektiğini söyledi. Kayakıran, şu değerlendirmede bulundu:
“Leyla hanım okula gönderilmemenin acısını çok yaşamış. Israrı, hırsı beni çok ümitlendiriyor. Tahminim 15-20 gün içerisinde okumamız düzelecek. Bir 10 gün sonra da yazmayı halletmiş olacağız. İnşallah başaracak. Hayatınız boyunca okuma yazma bilmemenin sıkıntısını yaşayacağınıza buraya gelin.”
Leyla Akcan’ın azmi ve kararlılığı, kursa katılan diğer kadınlara da örnek oluyor. Okuma yazma öğrenme yolunda emin adımlarla ilerleyen Akcan, kısa sürede harfleri ve sayıları öğrenerek büyük bir ilerleme kaydetti.
