Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı’na ilişkin davanın 13’üncü duruşması, Kahramanmaraş 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 15 saat süren duruşmanın ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. Karar, depremde yakınlarını kaybeden aileler tarafından büyük tepkiyle karşılandı.
Mahkeme Kararı: Sanıklara 8’er Yıl Hapis
Mahkeme heyeti, zemin kattaki pastanenin işletmecileri Sami Kervancıoğlu (60) ile Mustafa Pekel’e (50) ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 8’er yıl hapis cezası verdi. Sanıklar, yurt dışı çıkış yasağı ve haftada 2 gün karakolda imza atma adli kontrol kararıyla tahliye edildi.
Aynı suçtan fenni mesul Mehmet Tekin’e (62) 6 yıl 8 ay hapis ve 2 yıl meslekten men cezası verilirken, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi görevlileri olan eski İmar İşleri Müdürü Fahri Yiğitoğlu (48), mimar Veli Çiftaslan (72), Onikişubat Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü vekili Sait Avşar (39), inşaat mühendisi Ali Gemci (48) ve inşaat teknikeri Mehmet Akif Canlı’ya (32) ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 4 yıl 5 ay 10’ar gün hapis cezası verildi.
Heyet; pastanenin iç mekan tasarımcısı Ertan D. (54), dönemin Kahramanmaraş Belediyesi görevlileri mimar Mehmet D. (58) ve makine mühendisi Mustafa Ş.’nin (40) “Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” gerekçesiyle beraatine karar verdi.

Savcı 876 Yıl Hapis İstemişti
Cumhuriyet savcısının esas hakkında mütalaasında pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel ile pastanenin iç mekan tasarımcısı Ertan D.’nin ‘Olası kastla öldürme’ ve ‘Olası kastla yaralama’ suçlarından 876’şar yıl 6’şar ay, fenni mesul Mehmet Tekin’in ‘Bilinçli taksir’ suçundan 22 yıl 6 aya kadar, kamu görevlisi 7 sanığın ise ‘Taksir’ suçundan 15’er yıla kadar hapisleri istenmişti.

‘Bu Kararı Kabul Etmem Mümkün Değil’
Mahkemenin kararı, ölenlerin yakınları tarafından tepkiyle karşılandı. Binada avukat oğlu Ahmet Can Zabun (31), avukat gelini Nesibe Kaya Zabun (27) ile 6 aylık torunu Asude Zabun’u kaybeden Nurgül Göksu, kararı kabullenmediğini söyledi.
12 gün boyunca enkazda delil nöbeti tuttuğunu belirten Göksu, şunları söyledi:
“12 gün boyunca delil nöbeti tutmuş bir anneyim. Kesilen kolonu kendim buldum, kepçeyle kazdırdım da buldum. İddianame olası kasttan hazırlandı. Geçen duruşmada dosyanın savcısı mütalaasında olası kast talep etti. Bugün geldiğimiz noktada, tüm deprem davalarında bilinçli taksir veriliyor. Hadi olası kastı vermedin, 22 yıldan ceza veriliyor tüm deprem davalarında. Benim çocuklarımın davasında da 22 yıl verseydin de bu insanlara 8 yıl verip da nasıl serbest bırakırsınız.”

‘Çocuklarımı Çöp Poşetleriyle Toprağa Koydum’
Yetkililere seslenen Göksu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Benim çocuklarımın adaleti sağlansın. Tek istediğim şey, 3 evladımın adaleti. 8’inci günün sonunda enkazda buldum ben çocuklarımı. Çocuklarımı çöp poşetleriyle toprağa koydum, çocuklarım çöp değil. Benim çocuklarım pırlanta gibi evlatlardı. Mahkemeden çıkarken alkışlayarak çıktılar. Buradan giderken, adliyeden ayrılırken konvoy yaparak gittiler. Bu adamlar suçlu, ben çocuklarımın adaletini istiyorum. Bu kadar delil olmasına rağmen böyle bir kararı kabul etmem mümkün değil. 876 yıl hapsi istenen sanıklara 8 yıl ceza vermek, onları ödüllendirmektir. Onun için adalet istiyorum benim sesimi duysunlar. Benim çocuklarımın adaleti sağlanıncaya kadar bu dosyanın bu davanın takipçisiyim.”

Dava Süreci ve Toplumsal Etkisi
6 Şubat depremlerinin simge yapılarından biri olan Ezgi Apartmanı’nın yıkılmasıyla ilgili dava, depremzedeler ve kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Karar, deprem davalarında adalet arayışının sembolü haline gelen bir sürecin son halkası olarak değerlendiriliyor. Aileler, bilinçli taksir yerine olası kast hükmünün uygulanması gerektiğini savunuyor.

Nurgül Göksu ve diğer depremzede aileler, kararın temyiz edileceğini ve adaletin sağlanması için mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti.

