Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kılıçdaroğlu’ndan fon krizi tepkisi: ‘Vatandaşın alın terinin hesabı sorulmalı’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, fon kriziyle ilgili yaptığı açıklamada SPK’yı eleştirdi ve vatandaşın alın terinin hesabının sorulması gerektiğini belirtti.

CHP Genel Başkanı Kemal

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye’yi sarsan fon krizine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu, “Vatandaşın yıllarca biriktirdiği alın terinin hesabı sorulmalıdır. SPK, denetim sorumluluğunu nasıl yerine getirdiğini, hangi riski ne zaman gördüğünü ve hangi tedbiri aldığını açıklamalıdır” dedi.

“Partimiz bize kutsal bir emanettir”

Kılıçdaroğlu, açıklamasının devamında partisinin arınma sürecine de değinerek, “İlk gün söyledik: Partimiz bize kutsal bir emanettir. Bu ulu çınarın gölgesi, haramın ve kirlenmişliğin sığınağı olamaz. Gerektiğinde iç muhasebesini yapar, arınmasını bilir; yolundan dönmez. ‘Arınma’ derken sözümüzü kendi kapımızla sınırlamadık. Türkiye’nin tamamı için söyledik. Bugün fon krizi karşısında da aynı yerdeyiz. Vatandaşın yıllarca biriktirdiği alın terinin hesabı sorulmalıdır. SPK, denetim sorumluluğunu nasıl yerine getirdiğini, hangi riski ne zaman gördüğünü ve hangi tedbiri aldığını açıklamalıdır” ifadelerini kullandı.

“Bu milletin bir kuruşu bile sahipsiz değildir”

Kılıçdaroğlu, hesap verebilirlik vurgusu yaparak şunları kaydetti:

“İstifa bir açıklama değildir. Görevden ayrılmak, hesap vermenin yerine geçmez. Hiçbir makam, hiçbir soyadı, hiçbir siyasi yakınlık kimseye dokunulmazlık sağlamaz. Bu milletin bir kuruşu bile sahipsiz değildir. Arınma; şehitlerimizin canıyla koruduğu vatana, işçinin alın terine, emeklinin sofrasına, çiftçinin emeğine, öğrencinin hayaline sahip çıkmaktır. Biz kendi kapımız için söylediğimizi, iktidarın kapısında da söyleyeceğiz. Siyaset arınacak. Devletin kurumları şeffaflaşacak. Sorumluluğu bulunan herkes hesap verecek. Türkiye’nin ihtiyacı, her krizde birkaç ismin değişmesi değil; kimsenin hesap vermekten kaçamadığı bir düzendir. Çünkü milletin emaneti, istifa dilekçeleriyle hesabı kapatılacak bir emanet değildir”