Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya’nın Ukrayna savaşındaki durumunu ve oluşturduğu tehdidi sert bir dille değerlendirdi. Kallas, “Rusya’nın oluşturduğu en büyük tehdit, müzakere masasında savaş alanında elde ettiğinden daha fazlasını kazanmasıdır” dedi.
Rusya’nın Çöküşü ve Kayıpları
Almanya’da düzenlenen 62’nci Münih Güvenlik Konferansı’nda konuşan Kallas, Rusya’nın bir süper güç olmadığını vurguladı. Kallas, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşta 2014 sınırlarının ötesine neredeyse hiç ilerleyemediğini ve 1,2 milyon askeri kayıp verdiğini açıkladı. Kallas, “Rusya çökmüş durumda. Ekonomisi paramparça. Avrupa enerji pazarlarından kopuk ve kendi vatandaşları ülkeyi terk ediyor. Rusya’nın şu anda oluşturduğu en büyük tehdit, müzakere masasında savaş alanında elde ettiğinden daha fazlasını kazanmasıdır” ifadelerini kullandı.
Yeni Avrupa Güvenlik Stratejisi ve Rus Tehditleri
Kallas, Rusya’dan gelen çeşitli tehditlere karşı yeni bir Avrupa güvenlik stratejisi üzerinde çalıştıklarını belirtti. Kallas, “Rusya, siber saldırılarla ekonomileri çökertmeye, uyduları bozmaya, denizaltı kablolarını sabote etmeye, dezenformasyonla ittifakları bozmaya, petrol ve gazı silah olarak kullanarak ülkeleri zorlamaya çalışıyor ve tabii ki nükleer tehdit de var” diye konuştu.
Barış Müzakereleri ve AB’nin Konumu
Olası bir barış anlaşması kapsamında, Ukrayna ordusunun büyüklüğünün sınırlandırılması halinde Rusya’ya da aynısının yapılması ve Moskova’nın Ukrayna’ya verdiği zararı karşılaması gerektiğini dile getiren Kallas, AB’nin barış müzakerelerinde masada olmaması konusuna da açıklık getirdi.
Kallas, “Masada yer almıyoruz çünkü Ruslar askeri olarak elde edemediklerini diplomatik yollardan elde edebileceklerini düşünüyorlar. Müzakere masasında bunu diplomatik yollardan elde edebileceklerini ve Amerikalıların bunu onlara sağlayacağını umuyorlar. Biz Avrupalılar, bu konularda anlaşamayız. Bizi masaya oturtun, diye talepkar olmamalıyız, masaya oturduğumuzda neyi başarmak istediğimizi tartışmalıyız” açıklamasında bulundu.
Bu açıklamalar, AB’nin Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin tutumunu ve gelecekteki barış müzakerelerine dair beklentilerini net bir şekilde ortaya koyuyor.
