ABD’de 24 eyalet, Başkan Donald Trump’ın uygulamaya koyduğu küresel gümrük vergilerini durdurmak için federal mahkemeye ortak dava açma kararı aldı. Bu hamle, Trump yönetiminin ticaret politikalarına karşı eyaletler düzeyinde şimdiye kadarki en büyük ve organize yasal mücadelelerden biri olarak kayıtlara geçti.
Eyaletler Yasal Savaş İlan Etti
Oregon Eyaleti Başsavcılığı tarafından yapılan resmi açıklamada, 24 eyaletin, Trump’ın Kongre onayı olmadan dünya genelinde tarifeleri artırmaya yönelik son girişimine itiraz ettiği duyuruldu. Açıklamada, “Amerikalı tüketiciler ve işletmelere yasa dışı tarifeler uygulama girişimini durdurmak” amacıyla ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesi’nde dava açılacağı belirtildi.
Anayasal İhlal İddiası
Eyaletlerin ortak iddiası, Trump yönetiminin bu son girişimlerinin yasayı ihlal ettiği, anayasal güçler ayrılığını zedelediği ve İdari Usul Yasası’nı ihlal ettiği yönünde. Davacı eyaletler, başkanın bu tür geniş kapsamlı ticari kararları tek başına alma yetkisi olmadığını ve bu yetkinin Kongre’ye ait olduğunu savunuyor.
Dava Açacak Eyaletler
Dava açacağını açıklayan 24 eyalet şunlar: Oregon, Arizona, California, New York, Colorado, Connecticut, Delaware, Illinois, Maine, Maryland, Massachusetts, Michigan, Minnesota, Nevada, New Jersey, New Mexico, North Carolina, Rhode Island, Vermont, Virginia, Washington, Wisconsin, Kentucky ve Pennsylvania. Bu eyaletlerin çoğu, Demokrat Parti’nin yönetiminde olsa da, Kentucky gibi Cumhuriyetçi eğilimli eyaletlerin de listede yer alması dikkat çekti.
Yüksek Mahkeme Kararının Ardından
Bu yasal girişim, ABD Yüksek Mahkemesi’nin tarifelerle ilgili son kararının ardından geldi. Eyaletler, Yüksek Mahkeme’nin yol gösterici kararı doğrultusunda, başkanın ticaret politikalarındaki yetkilerinin sınırlarını yargı yoluyla test etmeye hazırlanıyor.
Bu dava, Trump yönetiminin “Amerika Önce” politikasının bir parçası olarak uyguladığı ve Çin başta olmak üzere birçok ülkeyi hedef alan ek gümrük vergilerine karşı içeride yükselen muhalefetin de önemli bir göstergesi. Karar, hem ABD iç politikasında hem de küresel ticaret ilişkilerinde önemli yankı uyandırması bekleniyor.
