ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran ile yaşanan gerilimin ardından dünya enerji ticaretinin can damarı olan Hürmüz Boğazı’nın geleceğine ilişkin çok önemli açıklamalarda bulundu. Rubio, ABD-İsrail ve İran arasındaki savaş durumu sona erdiğinde boğazın açılacağını, aksi takdirde İran’ın ‘ciddi sonuçlarla’ karşılaşacağını ilan etti.
Rubio’dan Net Mesaj: Boğaz Açılacak
Katar basınına konuşan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bölgedeki gerilimin seyrine dair değerlendirmeler yaptı. Rubio, İran içindeki bazı aktörlerle ABD arasında, çoğunlukla aracılar vasıtasıyla, ‘mesajlaşmaların ve bazı doğrudan görüşmelerin devam ettiğini’ ifade etti. Ancak asıl vurguyu Hürmüz Boğazı’na yapan Rubio, “Bu operasyon bittiğinde Hürmüz Boğazı bir şekilde açılacak. İran, çatışmalar bittikten sonra boğazı kapatırsa ‘ciddi sonuçlarla’ karşılaşacak” şeklinde konuştu.
İran’ın Geleceği ve Nükleer Program
Rubio, İran’ın iç siyasetine de değinerek, lider Ali Hamaney’in yerine geçen oğlu Mücteba Hamaney’in iktidarda kalıp kalmadığının ABD için belirsizliğini koruduğunu söyledi. ABD Başkanı Donald Trump’ın ‘her zaman diplomasiyi ve sonuç almayı tercih ettiğini’ öne süren Rubio, İran’a yönelik taleplerini de sıraladı.
Rubio, İran’a nükleer programına son verme ve insansız hava aracı ile füze programını kısıtlama çağrısında bulundu. “İran’da iktidarda olan kişileri göz önünde bulundurarak, istikrara ulaşmanın en iyi yolunun, İran’ın gelecekte bu füzeleri ve insansız hava araçlarını kendi altyapısına ve sivil halkına karşı fırlatma yeteneğini ortadan kaldırmak olduğunu düşünüyorum” dedi.
“Daha Zayıf Bir İran” Değerlendirmesi
ABD Dışişleri Bakanı, İran’ın mevcut durumunu da analiz ederek, “Bu, son 10 yıldır olduğundan daha zayıf bir İran. 5 yıl sonrasını ya da 3 yıl sonrasını düşünün; daha fazla füzeye, daha fazla insansız hava aracına sahip olduklarında komşularına ve bize neler yapmaya hazır olacaklarını hayal edin; bu tahammül edilemezdi” ifadelerini kullandı.
Rubio’nun bu açıklamaları, küresel enerji arz güvenliği açısından hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerindeki gerilimin devam ettiğini, ancak ABD’nin bu konuda net bir strateji ve tehdit unsuru içeren bir tutum benimsediğini gösteriyor. Türkiye’nin de enerji ithalatı ve bölgesel istikrar bağlamında yakından takip ettiği bu gelişmeler, önümüzdeki dönemde uluslararası diplomasinin ana gündem maddelerinden biri olmaya devam edecek.
