ABD Hava Kuvvetleri, Orta Doğu’da gerginliği artırabilecek bir hava tatbikatı düzenleyeceğini duyurdu. Aynı gün İran’ın da Hürmüz Boğazı’nda askeri atış faaliyeti yapacağını açıklaması, bölgedeki askeri hareketliliği dikkat çekici hale getirdi.
ABD’nin Tatbikat Açıklaması
ABD Hava Kuvvetleri Merkez Komutanlığı (AFCENT) tarafından yapılan yazılı açıklamada, “AFCENT’in, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) sorumluluk alanı genelinde savaş hava gücünü konuşlandırma, sevk ve operasyonel sürdürülebilirliğini sağlama yeteneklerini göstermek için birkaç gün sürecek bir hazırlık tatbikatı gerçekleştirecek” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, tatbikatın üç temel amacı olduğu belirtildi: varlık ile personel dağıtım kapasitesini artırmak, bölgesel ortaklıkları güçlendirmek ve CENTCOM genelinde esnek müdahale uygulamalarına hazırlık yapmak. Tatbikatın, ev sahibi ülkenin onayıyla, sivil ve askeri havacılık otoriteleriyle yakın iş birliği içinde, güvenli ve hassas şekilde egemenliğe saygı ilkesi ön planda tutularak yürütüleceği vurgulandı.
İran’dan Paralel Askeri Faaliyet Duyurusu
ABD’nin tatbikat açıklamasının hemen ardından, İran’dan da önemli bir askeri duyuru geldi. İran, Hürmüz Boğazı hattındaki hava sahasında askeri atış faaliyeti nedeniyle Havacılara Bildiri (NOTAM) yayımladı.
İran tarafından yayımlanan havacılık duyurusuna göre, Hürmüz Boğazı çevresinde askeri atış faaliyeti gerçekleştirilecek. Askeri faaliyetin 27–29 Ocak tarihlerinde 5 deniz mili yarıçaplı dairesel bir alan içinde yapılacağı ve tatbikat süresince bölgede yer seviyesinden 25 bin fit irtifaya kadar olan hava sahasının kısıtlı ve tehlikeli kabul edileceği kaydedildi.
Bölgesel Gerilim ve Türkiye’ye Etkileri
ABD ve İran’ın hemen hemen aynı zaman diliminde açıkladığı bu askeri faaliyetler, Orta Doğu’daki mevcut gerilim ortamını daha da hareketlendirecek nitelikte. Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin can damarı olarak kabul ediliyor ve buradaki her türlü askeri hareketlilik uluslararası piyasaları ve enerji güvenliğini doğrudan etkiliyor.
Türkiye, bölgedeki istikrarın korunmasında kilit rol oynayan bir aktör olarak, bu gelişmeleri yakından takip ediyor. Dışişleri Bakanlığı ve ilgili güvenlik birimlerinin, bölgedeki dengeleri ve Türkiye’nin güvenlik çıkarlarını gözetecek şekilde durumu analiz ettiği biliniyor.
