AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, göç alan kentlerde afetlere karşı maruziyetin arttığına dikkat çekerek, “İzmir ülkemizin göz bebeği. Dünyanın en güzel coğrafyalarından bir tanesinde yaşam standartları çok yüksek ama diğer yandan da çok kırılgan bir yapıya sahip. Çok sayıda göç alıyor. Göç alan kentlerde de doğal olarak afetlere karşı maruziyet artıyor” dedi.

İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinasyonunda, Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen ve Dünya Bankası tarafından yönetilen TAFF Teknik Destek Programı kapsamında yürütülen ‘Dirençli İzmir: Afet Risklerinin Azaltımı İçin Stratejik ve Kapsayıcı Bir Yaklaşım Projesi’nin açılış programı İzmir’de bir otelde gerçekleştirildi. Açılışa İzmir Valisi Süleyman Elban, AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, İzmir AFAD İl Müdürü Nazif Ekinci, Dünya Bankası Ülke Yönetim Ofisi Yetkilisi Korhan Yazgan, akademisyenler, oda ve STK temsilcileri katıldı.
Vali Elban: “Bu İşi Biz Yapacağız, Bir Bina Bile Önemli”
İzmir Valisi Süleyman Elban, depremlerle ilgili farkındalığın çok yüksek olduğunu söyleyerek, “Bu işi biz yapacağız, birileri yapmayacak. AFAD başkanlığı, Dünya Bankası ya da Avrupa Birliği uyguladığı bu proje ile şehrimizi dönüştürmeyecekler, dönüştüremezler. Şehrimizi biz dönüştüreceğiz. Onlar bize doğru bilgi verecekler, doğru tespit yapacaklar, sahada doğru araştırmalar yapacaklar ama bunu biz yapacağız” ifadelerini kullandı.

Vali Elban, konuşmasına şöyle devam etti: “Projenin sonuçlarını beklemeyeceğiz. Bir an evvel hareket edip, eylem içinde olmak zorundayız. Büyük işlere girmek zorunda değiliz, bina bazlı dönüşüme de hız vermek zorundayız. Bunun için vatandaşlarımız ve müteahhitleri de birkaç yıl ruhsatla ilgili bekletmemek durumundayız. Bir bina bile önemli. Kamu binalarımızı da çok hızlı kontrol etmek zorundayız. Birilerinin bize hatırlatmasını beklemeden kamu tarafından vatandaş olarak afetlerle ilgili direnci geliştirecek her türlü çalışmayı başlatmak zorundayız.”
“İzmir Çok Kırılgan Bir Yapıya Sahip”
AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar ise projenin İstanbul’daki İSMEP’e benzer bir altyapıyı İzmir’de kurmayı amaçladığını belirtti. Tatar, İzmir’in durumunu şu sözlerle özetledi: “İzmir ülkemizin göz bebeği. Dünyanın en güzel coğrafyalarından bir tanesinde yaşam standartları çok yüksek ama diğer yandan da çok kırılgan bir yapıya sahip. Çok sayıda göç alıyor. Göç alan kentlerde de doğal olarak afetlere karşı maruziyet artıyor. Göç beraberinde birtakım farklı sorunları da getiriyor. Kentte altyapı, üstyapı, yapı stoku iyi değilse ciddi sorunlarla karşı karşıya kalıyorsunuz.”

Tatar, 6 Şubat depremlerinden alınan dersler ışığında Türkiye Afet Sonrası İyileştirme Planı’nın kurgulandığını ve İzmir, Manisa, Aydın gibi illerde binaların hızla dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.
Diri Fay Sayısı 600’e Çıkacak
Prof. Dr. Tatar, Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Araştırma Platformu’nun çalışmaları hakkında da önemli bilgiler verdi. Tatar, “Türkiye’de şu anda 485 tane fay var. Sadece İzmir’de 17 tane karada bildiğimiz fayın olduğunu görüyoruz. Diri fay haritası mart ayındaki lansmanla güncellenerek 600 civarına çıkacak” açıklamasında bulundu.

6 Şubat depremlerinin bina hasar tespiti konusunda büyük bir veri tabanı oluşturduğunu belirten Tatar, TOKİ konutlarının yıkılmadığına dikkat çekti. Tatar, bina deprem yönetmeliğini güncellerken sahada inşaatların devam ettiğini, bu nedenle yakın zamanda yayımlanacak bir tebliğle perde duvar kullanımını zorunlu hale getireceklerini duyurdu. Tatar, “Perde duvar kullandığımızda binalarımız yüzde 99’luk bir hassasiyetle yıkılmayacak” dedi.
İzmir AFAD’dan Risk Azaltma Planı
İzmir AFAD İl Müdürü Nazif Ekinci ise İzmir için hazırlanan İl Risk Azaltma Planı ile 2025 yılında 88 eylemi yüzde 100 gerçekleştirdiklerini açıkladı. Ekinci, “2026 yılında ise hazırlayarak yürürlüğe koyduğumuz İl Risk Azaltma Planı’nda 1 amaç, 21 hedef ve 168 eylem bulunmaktadır. Yeni hazırlanan planda 85 adet yeni eylem bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.

Ekinci, asıl hedeflerinin risk odaklı bir yaklaşımla afetleri önlemek veya önlenemiyorsa da zararlarını en aza indirmek olduğunu vurguladı.
Dünya Bankası’ndan İzmir’e Destek
Dünya Bankası Ülke Yönetim Ofisi yetkilisi Korhan Yazgan da Türkiye’de afetlere karşı hazırlıklı olma ve iyileştirme konularına özel önem verdiklerini belirtti. Yazgan, “Dünya Bankası olarak İzmir’de farklı sektörlerde ve ölçeklerde çeşitli projeleri finanse ediyoruz. Dirençli İzmir Projesi İzmir’de afet risklerini azaltmaya yönelik öncelikli yatırımların belirlenmesine ve afetlere müdahale kapasitesinin güçlendirilmesine odaklanmaktadır” dedi.

AFAD Proje Yönetim Ofisi temsilcisi Derya Yalçın ise projenin adımlarını 2 yıl önce attıklarını, İzmir’i seçme nedenlerinin 30 Ekim depreminden sonra kentteki yapı stokunun kırılganlığının bir kez daha ortaya çıkması olduğunu söyledi.

Açılış konuşmalarının ardından akademisyenlerin katılımıyla ‘Dirençli İzmir: Afet Risklerinin Azaltımı İçin Stratejik ve Kapsayıcı Bir Yol Haritası Nasıl Olur?’ başlıklı panel düzenlendi. Etkinliğin ikinci gününde ise proje kapsamında Paydaş Haritalama ve Eğitim İhtiyaç Analizi Çalıştayı gerçekleştirildi.


