Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, son günlerde etkili olan şiddetli yağışların ardından bölgedeki durumu değerlendirdi ve Dim Barajı’nda taşkın riski bulunmadığını açıkladı. Kaymakam Öztürk, afetten etkilenen vatandaşlar için başlatılan yardım seferberliğini ve alınan tedbirleri kamuoyuyla paylaştı.
Son 40 Günde Bir Yıllık Yağış Alındı
Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk yaptığı açıklamada, bölgenin meteorolojik olarak olağanüstü bir süreçten geçtiğini belirtti. “Son 40 günde 2025 yılında aldığımız yağışın toplamı kadar yağış aldık. Bu sadece Alanya’da değil, Antalya’nın genelinde görülen bir durumdu” diyen Kaymakam Öztürk, bu yoğun yağışların yol açtığı sorunları şöyle anlattı: “Bu yağışların yaratmış olduğu yer yer taşkınlar, sel durumu ve heyelanlar meydana geldi. Bir hafta içerisinde ilçemizde 30’a yakın noktada heyelan gerçekleşti.”
Dim Barajı’nda Risk Yok
Vatandaşların en çok merak ettiği konulardan biri olan Dim Barajı‘ndaki su seviyesine ilişkin önemli bilgiler veren Kaymakam Öztürk, “Dim Barajı’nda su seviyesinin yüksekliği 167 metre 71 santimetre. Baraj yüksekliğimiz 170 metre. Şu anda rezervuar alanımızda yeterli yerimiz var. Son gelen yağışlarla son durum bu şekilde. Orada yeni bir taşkın öngörmüyoruz” ifadelerini kullandı.
Öztürk, barajla ilgili tüm tedbirlerin Devlet Su İşleri (DSİ) Bölge Müdürlüğü ve Şube Müdürlüğü tarafından alındığını ve şu an için bir risk görülmediğini vurguladı.
Heyelanlarda 20’den Fazla Vatandaş Etkilendi
Alanya’nın Küçükhasbahçe Mahallesi’nde meydana gelen heyelanın etkilerinden de bahseden Kaymakam Öztürk, “Burada 20’nin üzerinde vatandaşımız etkilendi. Bunları yine biz misafirhanelerimizde misafir ediyoruz. Afetin yaralarını sarmak için herkes seferber oldu” dedi.
Öztürk, afetten etkilenen hemşehrilerin kamu misafirhanelerinde ağırlandığını ve can kaybı yaşanmadığını belirterek, tüm kamu kurumları ve sivil toplumun önemli bir çaba sarf ettiğini söyledi.
“Doğanın Gerçeklerini Bir Kez Daha Gördük”
Dimçayı etrafında oluşan turizm faaliyetlerine de değinen Kaymakam Öztürk, önemli bir uyarıda bulundu: “Bir taraftan turizm faaliyetleri yürütürken bir taraftan doğanın dengesini de gözetmemiz lazım… Doğanın gerçeklerini bu süreç içerisinde hepimiz bir kez daha görmüş olduk. O yüzden ortak akılla bilimle hareket edilmesi lazım.”
Bölgenin coğrafi yapısı ve iklimsel koşullarının masaya yatırılması gerektiğini vurgulayan Öztürk, gelecekte benzer afetlerin yaşanmaması için Kalkınma Ajansı ile birlikte yeni bir tasarım çalışması başlatıldığını, bu çalışmanın afet riskini en aza indirmeyi hedeflediğini kaydetti.
Alanya’da yaşanan bu doğa olayları, iklim değişikliğinin etkileri ve yerleşim planlamasının önemi konusunda yeniden düşünmeye sevk eden önemli bir süreç olarak kayıtlara geçti.
