Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan üroloji kliniği asistan hekimleri, bir öğretim üyesi hakkında ciddi iddialarla şikayette bulundu. Doç. Dr. M.T.Ö. hakkında mobbing, psikolojik şiddet ve görevi kötüye kullanma iddialarıyla hastane başhekimliği ve Üniversiteler Arası Kurul’a yapılan şikayetlerin ardından, Sağlık Bakanlığı harekete geçerek idari soruşturma başlattı.

Asistan Hekimlerden Çarpıcı İddialar
Üroloji kliniğinde görevli asistan hekimler tarafından hazırlanan şikayet dilekçelerinde, klinikte aynı zamanda öğretim üyesi olan Doç. Dr. M.T.Ö.’nün kendilerine yönelik hakaret, tehdit, baskı, eğitim hakkının engellenmesi, fiziksel temas ve taciz içerikli davranışlarda bulunduğu öne sürüldü. Asistan hekimlerin beyanlarında, servis vizitleri, ameliyathane, konsey toplantıları ve klinik içi alanlarda yüksek sesle azarlama, küçük düşürücü ifadeler, tehditkar söylemler ve fiziksel temasa varan davranışlar yaşandığı ileri sürüldü.
Eğitim Hakkı Engelleniyor mu?
Bazı dilekçelerde, uzmanlık eğitiminin bir baskı unsuru olarak kullanıldığı ve asistan hekimlerin eğitim hakkının fiilen engellendiği iddialarına yer verildi. Ayrıca, mesai saatlerinde görev yerinde bulunmama, kişisel işlerin asistanlara yaptırılması ve görev tanımı dışında ağır iş yükü gibi iddialar da şikayet konuları arasında yer aldı.
“Aşağılayıcı ve Mesleki Onuru Zedeleme”
Hastane başhekimliği ile Üniversiteler Arası Kurul’a iletilen şikayet dilekçelerinde yer alan iddialara göre, bazı asistan hekimler, istekleri dışında fiziksel temasa maruz kaldıklarını, aşağılayıcı ve mesleki onuru zedeleyici ifadelerle karşılaştıklarını belirtti. Olayların bir kısmının, diğer sağlık çalışanları ve hastaların bulunduğu ortamlarda gerçekleştiği ifade edildi.
Sağlık Bakanlığı Soruşturma Başlattı
Şikayetler üzerine Sağlık Bakanlığı tarafından müfettiş görevlendirildi ve idari soruşturma başlatıldı. Üniversiteler Arası Kurul’dan ise henüz bir yanıt gelmediği öğrenildi. Soruşturma sürecinin, sağlık çalışanlarına yönelik meslek içi davranış standartları ve etik kurallar açısından önemli bir örnek teşkil edeceği belirtiliyor.
Konuyla ilgili gelişmeler ve soruşturmanın sonuçları kamuoyu tarafından merakla bekleniyor. Sağlık Bakanlığı’nın bu tür iddialara yönelik hassasiyeti ve hızlı müdahalesi dikkat çekerken, olayın Türkiye’deki sağlık eğitimi ve çalışma ortamlarına ilişkin daha geniş bir tartışmayı da beraberinde getirmesi bekleniyor.
