Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Kamerun’un başkenti Yaounde’de düzenlenen Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) 14’üncü Bakanlar Konferansı açılış oturumunda Türkiye’nin uluslararası ticaret sistemine yönelik vizyonunu tüm dünyaya duyurdu. Bakan Bolat’ın yaptığı konuşma, salonda bulunan 166 üye ülke temsilcisi tarafından büyük bir alkışla karşılandı.

Türkiye’nin Küresel Ticaretteki Lider Rolü
Bakan Ömer Bolat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, konferansta Türkiye’nin kural bazlı uluslararası ticaret sisteminin devamına yönelik beklentilerini ifade ettiklerini belirtti. Bolat, “Konuşmamızda; Türkiye’nin, gelişme yolundaki ülkelerin faydasına olacak çalışmalara ve ticaretin dengeli olarak geliştirilerek, küresel refahın yükseltilmesine dönük çabalara öncülük edeceğini ifade ettik” dedi.
Afrika Ülkeleri ve En Az Gelişmiş Ülkeler İçin Tarihi Adım
Bakan Bolat, Türkiye’nin konferansta aldığı tarihi pozisyonu şu sözlerle açıkladı: “Bu sorumlulukla, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye olarak, çok taraflı sistemin geleceği yönünde bir pozisyon belirleyerek, başta Afrika ülkeleri olmak üzere, en az gelişmiş ülkelerin önem verdiği ‘Yatırımların Kolaylaştırılması Anlaşması’nın önünü açmış bulunuyoruz.”

Dünya Ticaretinin Geleceği İçin Türkiye’nin Vizyonu
DTÖ 14’üncü Bakanlar Konferansı, küresel ticaretin geleceğini şekillendirecek kritik kararların alınacağı bir platform olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin burada aldığı pozisyon, özellikle gelişmekte olan ve en az gelişmiş ülkelerin küresel ticaret sistemine daha adil bir şekilde entegre olabilmesi için önemli bir fırsat sunuyor. Yatırımların Kolaylaştırılması Anlaşması, bu ülkelerin yabancı yatırım çekebilmesi ve ekonomik kalkınmalarını hızlandırabilmeleri için hayati öneme sahip.

Uluslararası Arenada Türkiye’nin Yükselen İtibarı
Bakan Bolat’ın konuşmasının 166 ülke temsilcisi tarafından alkışlanması, Türkiye’nin uluslararası ticaret diplomasisindeki etkin rolünün ve saygınlığının bir göstergesi oldu. Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, sadece bölgesel değil, küresel ölçekte de adil ve kapsayıcı bir ticaret sisteminin inşası için çaba gösteren öncü bir aktör konumuna yükseliyor.
Bu gelişme, Türkiye’nin dış politikasının ekonomik diplomasi ayağındaki başarısını ortaya koyarken, ülkenin Afrika ve diğer gelişmekte olan bölgelerle olan stratejik iş birliklerini de güçlendirecek bir adım olarak değerlendiriliyor.
