Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye’de Şam yönetimi ile SDG/YPG arasında varılan 18 Ocak mutabakatının hayata geçirilmesinin fevkalade önemli olduğunu vurguladı. Türkiye’nin belli konularda rezervleri olsa da oluşan ortak mutabakatı desteklemeyi öncelikli politika olarak tercih ettiğini belirten Fidan, Suriye’nin birliği ve bütünlüğü adına bu adımın kritik bir işlev göreceğine inandığını söyledi.

Türkiye-Özbekistan İlişkileri ve Stratejik İş Birliği
Ankara’da düzenlenen Türkiye-Özbekistan Ortak Stratejik Planlama Grubu 4’üncü Toplantısı öncesinde değerlendirmelerde bulunan Bakan Fidan, iki ülke ilişkilerinin tarihi, kültürel ve jeostratejik tüm unsurları kapsadığını ifade etti. Fidan, “Bu ilişkiyi kurumsallaştırmak için kurmuş olduğumuz liderlerimizin iradesiyle Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi var. Bu konseyin çalışmaları devam ediyor. ‘4 + 4 Toplantısı’nı gerçekleştireceğiz. Bu, Türkiye ile Özbekistan arasında her türlü hassas konunun büyük bir şeffaflıkla ve iş birliği ruhuyla masaya yatırılıp nasıl ilerletilmesi gerektiği konusunda bir fikir veriyor” dedi.
Suriye’deki Mutabakat ve Kürt Vatandaşların Hakları
Suriye meselesine dönen Bakan Fidan, tıpkı 10 Mart mutabakatı gibi 18 Ocak mutabakatının da desteklendiğini vurgulayarak şunları kaydetti:
“Esas itibarıyla, bizim baktığımız konu bir mutabakat olması. Suriye’deki tarafların kendi iradesiyle bir mutabakatı kabullendikten sonra, biz Türkiye olarak belli konularda rezervimiz olsa da aslında onu bir kenara bırakıp oluşan ortak mutabakatı desteklemeyi, daha öncelikli bir politika olarak tercih ediyoruz. Onun için 18 Ocak’ta tarafların ulaşmış olduğu ve Ahmed Şara’nın da deklare ettiği bu mutabakatın kıymetli olduğunu düşünüyorum. Bunun hayata geçirilmesi, bunun için gerekli fedakarlıkların yapılması fevkalade önemli.”
Fidan, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından çıkarılan kararname ile uzun yıllardır Esad döneminde belli haklardan mahrum edilmiş Kürt vatandaşların haklarının verilmesinin de çok önemli olduğunu belirtti. “Hatırlayacak olursanız özellikle vatandaşlık verilmeyen birçok Kürt kardeşimizin vatandaşlığını alması için sivil savaş öncesi Esad döneminde de Cumhurbaşkanımızın girişimleri olmuştu” diyen Fidan, o dönemdeki çabalarına rağmen bu konuların nihayete ulaşmadığını, Şara’nın kararnamesinin kültürel hakların garanti altına alınması ve vatandaşların kendilerini daha güvende hissetmesi açısından fevkalade önemli olduğunu ifade etti.
DEAŞ Tehdidi ve Üçlü Görüşmeler
18 Ocak mutabakatının hayata geçmesinin Suriye’nin birliği ve bütünlüğü adına önemli bir işlev göreceğine inandığını söyleyen Fidan, “Fakat bu esnada sürekli oynanan DEAŞ oyununun oynanmasını da açıkçası büyük bir endişeyle karşılıyoruz. Burada Türkiye DEAŞ ile mücadelede her zaman için ön saflarda yer almıştır. Suriye’nin yeni yönetimiyle de büyük bir iş birliği ruhu içerisinde bunu ilerletmeye devam edecektir” açıklamasını yaptı.
Bakan Fidan, aynı sabah Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile bir araya geldiklerini ve Barrack’ın dün Şam’da yapılan görüşmelere ilişkin izlenimlerini paylaştığını aktardı. Fidan, “Dün gün boyu kritik gelişmeler oldu. Her iki tarafla da görüştü ve her iki taraf da bu sefer üçlü bir araya gelerek Şam’da görüştü. SDG tarafı, Şam yönetimi ve Amerika’nın bir araya gelmesiyle yapılan görüşmeler oldu” dedi. Türkiye’nin her zaman yapıcı rol oynamaya devam edeceğinin altını çizdiklerini belirten Fidan, Amerikan tarafının da bu konuları takdirle karşıladığını ve çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Gazze ve Barış Kurulu Daveti
Gazze’deki son duruma ilişkin de değerlendirme yapan Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Barış Kurulu’na kurucu üye olarak davet edildiğini hatırlattı. “Buranın bir kuruluş şartı var, sözleşmesi var. Bununla ilgili incelemelerimiz devam ediyor. Cumhurbaşkanımız herhalde çok kısa bir süre içerisinde bu konudaki kararlarını verecekler” diyen Fidan, şöyle devam etti:
“Cumhurbaşkanımız başından beri Gazze olayının çözülmesi için uluslararası bir seferberliğin olmasını hep savunmuştur. Buna da öncülük etmiştir. Birçok uluslararası arkadaşıyla, partneriyle, kardeşiyle de bunun emeğini, çabasını vermiştir. Şimdi bu türden bir kurulum kuruluyor olması, belli birtakım eksikler olabilir ancak ona rağmen kıymetli bir gelişme diye değerlendiriyoruz.”
Davetin Orta Asya’daki Türk cumhuriyetleri de dahil olmak üzere birçok ülkeye gitmiş olmasını kıymetli bulduklarını ifade eden Fidan, “Bütün bu ortaklarımızla, kardeşlerimizle hem bölgemizdeki Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün gibi hem de Türk dünyasındaki kardeşlerimizle hem de Avrupa’daki dostlarımızla bütün bunları değerlendirip bir netice kararımızı vereceğiz” dedi.
Fidan son olarak, “Eğer Gazze’ye ilişkin bir gram fayda sağlıyorsa, Afrika’da bir kişinin hayatını kurtaracaksa Cumhurbaşkanımız bu konulara fevkalade sıcak bakıyor. Ama tabii ki birtakım normların ve Türkiye’nin menfaatlerinin gözetilmesi de önemli. Bütün bunların hepsini değerlendirip Cumhurbaşkanımız kararını verecek yakında” ifadelerini kullandı.
