Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31’inci Taraflar Konferansı’na (COP31) ilişkin net bir yol haritası çizdi. İstanbul’da düzenlenen hazırlık konferansında konuşan Bakan Kurum, Türkiye’nin yaklaşımını “Tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon” ilkeleri üzerine kuracağını açıkladı.

Antalya’da Geleceğin COP’u Düzenlenecek
Beşiktaş’ta bir otelde gerçekleştirilen konferansta Bakan Kurum, COP31’in 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da yapılacağını hatırlatarak, “Dünyanın içinde bulunduğu bu kriz döneminde Türkiye; engin tarihi birikimi, iklim krizine dair attığı somut adımlar ve küresel adalete duyduğu inançla; COP31’e Antalya’mızda ev sahipliği yapacaktır” dedi.
Kurum, son üç aydır konferansın başarısı için yoğun çaba gösterdiklerini ve İstanbul’da Birinci Stratejik Misyon çalışmasını tamamladıklarını belirtti.
Mart Ayında Eylem Ajandası Açıklanacak
Bakan Kurum, Türkiye’nin liderliğinde COP31 sürecinin sonuç odaklı yürütüleceğini vurgulayarak, “Bu ilkelerle hareket ederek Mart ayında güçlü ve sağlam yapılandırılmış eylem ajandamızı dünyaya ilan edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Kurum, kimseyi geride bırakmayan, tarafsız ve adil bir başkanlık anlayışıyla herkesin sesini duyuracaklarını sözlerine ekledi. Küresel iklim eyleminde geriye gidişin kabul edilemez olduğunu belirten Kurum, tüm ülkelere eşit biçimde tanınan uygulama esnekliğinin artık sıfır noktasında olduğunu herkese açık bir şekilde anlatacaklarını kaydetti.
Göbeklitepe’den İlham Alınacak
Bakan Kurum, Türkiye’nin COP31’e yaklaşımının çıkış noktalarından birinin insanlık tarihinin sıfır noktası olarak kabul edilen Göbeklitepe olduğunu söyledi. Kurum, “Göbeklitepe insanlığın ilk kez bir araya gelerek ortak bir anlam etrafında buluştuğu yerdir. Bu yönüyle COP31’i insanlığın yeniden bir araya geldiği, ‘Geleceğin COP’u’ olarak tanımlıyoruz” dedi.

Zirve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Himayesinde
COP31 Zirvesi’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın himayelerinde ve ev sahipliğinde iki günlük bir program çerçevesinde gerçekleştirileceğini açıklayan Bakan Kurum, “Zirvenin ilk gününde devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla yüksek düzeyli genel oturumlar ve stratejik liderlik mesajları verilecek. İkinci gününde ise uygulama odaklı yuvarlak masa toplantılarıyla birlikte ortaklıklar geliştirilecek” bilgisini paylaştı.
Kurum, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinin, Türkiye’nin konuşabilen, dinleyebilen, denge kurabilen ve sonuç üretmeye odaklanan diplomasi anlayışını temsil ettiğini ve bu yaklaşımın iklim müzakerelerinde de güçlü bir siyasi rol üstleneceğini ifade etti.
BM İcra Sekreteri’nden Çağrı
Konferansta konuşan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçevesi İcra Sekreteri Simon Stiell ise iklim felaketlerinin ağırlaşacağı uyarısında bulundu. Stiell, “Ülkelerini kömür, petrol ve gaza bağımlılığı artırmaya kararlı olanlar bu tehdidi yayıyor. Ama galip gelinebilir” dedi.
Stiell, iklim eyleminde yeni bir üçüncü dönemin hayata geçirileceğini, bunun bir hız kazanma ve ölçeği genişletme dönemi olacağını belirterek, finansman akışının hızlandırılmasının kilit öneme sahip olduğunu vurguladı.

Konferansa, COP30 Başkanı Andre Aranha Correa do Lago, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçevesi İcra Sekreteri Simon Stiell ile yurt dışından gelen çok sayıda temsilci ve davetli katıldı.
