Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’nin 1990’lı yıllarda en önemli sorunlarından birinin başörtüsü meselesi olduğunu belirterek, “Şimdi çok şükür geldiğimiz nokta itibarıyla Türkiye’de kimse kimsenin kılık kıyafetiyle uğraşmıyor” dedi.

Antalya’da Eğitimcilere Seslendi
Bakan Tekin, Antalya’da Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü (KYGM) tarafından düzenlenen ‘Tematik Kış Kampları’ etkinliğinin ‘Eğitimciler Kampı’ programına katıldı. Öğrencilerin karşısında olmaktan heyecan duyduğunu ifade eden Tekin, katılımcılara eğitim ve öğretim sürecinde son 20 yılda yaşanan köklü değişimi anlattı.

1990’lı Yılların Zorlu Koşulları
1990’lı yıllarda Türkiye’de eğitimin en problemli alanlardan biri olduğunun altını çizen Bakan Tekin, o dönemde okulların fiziki şartlarının kötü, derslik başına düşen öğrenci sayısının dünya ortalamasının üzerinde ve sınıfların aşırı kalabalık olduğunu belirtti. Teknoloji kullanımında da ciddi sıkıntılar yaşandığını söyledi.
Öğretmenlerin 2002’deki Hayalleri ve Bugünün Gerçeği
Bakan Tekin, Bülent Ecevit’in başbakanlığı döneminde Cumhuriyet’in 100’üncü yılı için yazılan mektuplardan örnekler verdi. 2002 yılında bir öğretmenin yazdığı mektupta, “İnşallah Cumhuriyet’in 100’üncü yılında 45-50 kişilik sınıflarda ders anlatabilirim” ifadesinin yer aldığını aktaran Tekin, şu anki durumu şöyle açıkladı:
“Peki, şu an Türkiye’de derslik başına düşen öğrenci sayısı, okullarımızda ortalamamız 20 bandında. İlkokul, ortaokul ve liselerde maksimum 23. Bu OECD ortalamasının üstünde bir rakam.”

Teknolojide Dev Adımlar
Başka bir öğretmenin mektubunda her okula bir bilgisayar talebinden bahsedildiğini anlatan Bakan Tekin, bugün geldikleri noktayı şu sözlerle özetledi:
“UNDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı) bütün dersliklerinde internet erişimi, etkileşimli tahta olan dünyada neredeyse tek ülke Türkiye tanımlaması yapıyor. Şu anda 650 bin dersliğimizin tamamında, 12 yıl zorunlu eğitim kademelerinde internet erişimi var. Etkileşimli tahtalarla çocuklarımız dünyanın en büyük eğitim içerik portallarından biri olan EBA’ya erişim sağlayarak eğitim öğretim süreçlerine destek alıyorlar.”
Başörtüsü Sorunundan Özgürlüğe
Bir öğretmenin mektubunda ‘İnşallah Cumhuriyet’in 100’üncü yılında kimse kılık kıyafetimizle uğraşmaz’ ifadesiyle karşılaştığını belirten Bakan Tekin, Türkiye’nin 1990’lı yıllardaki en önemli problemlerinden birinin başörtü sorunu olduğunu vurguladı.

Bakan Tekin, o dönemi şöyle anlattı:
“1989-90, 90’lı yıllarda Türkiye’nin en önemli problemlerinin bir tanesi; üniversitelerde başörtülüler olabilir mi, olamaz mı? Birinci Körfez krizinden tutun etrafımız kaotik ilişkilerle dolu, Türkiye’den medet uman bir sürü komşumuz var. Biz ülkenin kalkınmasının, diplomatik ilişkilerimizin, etrafımızdaki savaşların, toplumsal barışın, her şeyin önüne başörtüsünü koymuştuk. Sanki insanlar, başını açtıkları zaman bütün problemlerimiz çözülecekmiş gibi. Türkiye’nin ana problemi buydu.”
Kamusal Alanda Yaşanan Ayrımcılık
1990’ların sonunda bir üniversitede araştırma görevlisi olduğu dönemde şahit olduğu iki örneği paylaşan Bakan Tekin, şunları söyledi:
“Mesela bir hastanede başörtülü olduğu için hasta, ‘Burası kamusal alan, bu şekilde tedavi olamazsın’ diye geri çevrildi. Benim şahit olduğum bir uygulama. Elektrik faturası ödemeye gelen başörtülü vatandaşımız, ‘Kamusal alana bu şekilde giremezsin’ diye ödeyemiyordu. Türkiye böyle bir dönemi yaşadı.”

“Artık Kimse Kimsenin Kılık Kıyafetiyle Uğraşmıyor”
Bakan Tekin, günümüzde yaşanan değişimi şu sözlerle ifade etti:
“O yüzden eğitim öğretim sürecinde bugünü düşünün arkadaşlar; Irak’ta, Suriye’de, İran’da, Ukrayna’da, Rusya’da, Filistin’de bu kadar kaos var. Bizim işimiz gücümüz yok, ‘Başörtüsü örtsün örtmesin bu çocuklar’ diye tartışıyoruz. Şimdi çok şükür geldiğimiz nokta itibarıyla Türkiye’de kimse kimsenin kılık kıyafetiyle uğraşmıyor. Bütün bunlar, eğitim öğretimin fiziki ve teknolojik altyapısı ile ilgili olarak geldiğimiz noktayı göstermesi açısından önemli.”
Eğitimde Nitelik Avrupa’da İlk Üçte
Bakan Tekin, eğitim ve öğretimde nitelik açısından Türkiye’nin Avrupa ülkeleri arasında ilk üçte yer aldığını vurguladı. Türkiye’de genel bütçenin ortalama beşte birine yakınının eğitime ayrıldığını belirten Tekin, eğitim altyapısını fiziki ve teknolojik olarak modernize ettiklerini söyledi.
Müfredatta Köklü Değişiklik
Ders müfredatını öğrencilerin bilgiyi beceriye dönüştürmeleri üzerine kurguladıklarını belirten Bakan Tekin, 12 yıllık zorunlu eğitimde müfredatı üçte bir oranında azalttıklarını açıkladı. Eğitimde iyi insan olmak, temel haklara ve insan haklarına saygı duymak gibi kavramların çocuklara aşılanması gerektiğinin altını çizdi.
Gururla Anlatabileceğimiz Bir Süreç
Bakan Tekin, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Yaklaşık 18 milyon öğrencimiz var. Derslik başına düşen öğretmen sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, eğitim öğretimde teknolojinin kullanılması, eğitim öğretim süreçlerinin demokratikleşmesi itibarıyla şu an göğsümüzü gere gere dünyanın her ülkesinde, uluslararası toplantıların tamamında bunları anlatabileceğimiz bir eğitim öğretim sürecine kavuşmuş olduk.”
Bakan Tekin, konuşmasının ardından öğrencilerin sorularını yanıtladı.
