Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin Yerel Yönetimler Eğitim ve Bilgilendirme Toplantısı’nda sert açıklamalarda bulundu. Destici, Suriye’nin kuzeyindeki gelişmeleri değerlendirerek, “ikinci bir İsrail ve bir terör devleti kurulup hem bölgedeki kardeşlerimizin hem de Türkiye’nin başına bela olmasına müsaade mi edeceğiz? Siz ne derseniz deyin, terörün kökünü kazıyacağız. Aklını başına almayan terör sevicilerinin de kökünü kazıyacağız. Herkesin aklını başına alması lazım” dedi.
Yerel Yönetimlerde Başarı Vurgusu
Toplantının açılışında konuşan Destici, 2024 yerel seçimlerinden bu yana geçen 21 aylık süreçte BBP’li belediyelerin performansını övdü. “Allah’a hamdolsun 21 ayı geride bıraktık. Bu süreçte bütün belediye başkanlarımız yönetimleriyle birlikte belediye meclis üyelerimizle birlikte teşkilatımızla birlikte hem yüz ağartıcı bir belediyecilik örneği ortaya koydular” ifadelerini kullanan Destici, başkanların vaat ettikleri projelerin neredeyse tamamını bu süre içinde gerçekleştirdiğini belirterek kendilerini tebrik etti.
Gazeteciler Günü Mesajı
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla da bir mesaj ileten Destici, “Gazetecilerimiz basın mensuplarımız aynı zamanda demokrasinin de hukukun da vazgeçilmez bir unsurudurlar. Bizim için de Türkiye için de vazgeçilmezdir, değerlidir ve kıymetlidir” şeklinde konuştu. Görevi başında hayatını kaybeden gazetecileri de rahmetle andı.

Suriye’deki Gelişmeler ve Sert Tepki
Konuşmasının önemli bir bölümünü Suriye’nin kuzeyindeki son duruma ve Türkiye’nin açıklamalarına ayıran Destici, Suriye ordusunun Halep’in YPG’den tamamen temizlendiğini duyurmasını hatırlattı. Bu süreçte Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in yaptığı açıklamaları “kitabın ortasından konuşmak” olarak değerlendirdi.
Ancak Destici’nin en sert eleştirisi, bu açıklamalara DEM Parti milletvekillerinin Meclis’teki protestosu üzerine oldu. Destici, “Yani şu cesarete, şu utanmazlığa, şu hadsizliğe, hayasızlığa bir bakar mısınız? Bunlar güya Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin partisi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin milletvekili, maaşı Türkiye’den alıyor. Cebindeki kimlik ve pasaport Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kimliği ve pasaportu. Evi, barkı, bütün kazancı buradan ama nereyi savunuyor? Suriye PKK’sını savunuyor” diye konuştu.
“Türkiye Anti-Terör Politikası İzliyor”
DEM Partili vekillerin, Türkiye’nin Orta Doğu’daki siyasetini “anti-Kürt” bir çizgi üzerine kurduğu yönündeki eleştirilerine de yanıt veren Destici, şunları söyledi: “Biz siyasetimizi tamamen Türkiye olarak anti terör üzerine kurmuşuz. Türkiye onun bahsettiği gibi iftirasında olduğu gibi olsaydı şayet böyle olsaydı Saddam Hüseyin o bölgedeki bütün Kürtleri, Kürt kardeşlerimizi kimyasal gazlarla soykırıma uğratmaya çalıştığında niye sahip çıktı. Kimse sahip çıkmadı, Türkiye sahip çıktı. Sizin gibi etnik kafacı değiliz. Sizin gibi siyasi bölücü hiç olmadık.”
Çağrı ve Uyarı
Destici, konuşmasını bir çağrı ve uyarı ile tamamladı: “Herkesin devletine, ülkesine, milletine sahip çıkması lazım. Kahraman ordumuzun, devletimizin; devletin varlığının kaim olması, ülkenin bütünlüğünün muhafazası, milletin kardeşliğinin ve birliğinin devam etmesi için ortaya koyduğu terörle mücadeleye hem sınır içinde hem sınır dışında şartsız destek vermesi gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşıyım. Bunu onurla, gururla söyleyen, ay yıldızlı al bayrağın altında bir ve beraber yaşama iradesi ortaya koyan Kürt, Türkmen, Arap, Çerkez, Boşnak, Alevi, Sünni herkesin bunu söylemesi lazım. Anca öyle birlik ve kardeşlik olur.”
