Bursa Ovası’nın tarım arazilerinin hayat kaynağı olan Gölbaşı Barajı, geçen yaz yaşanan şiddetli kuraklığın ardından yeniden canlandı. Yağışlar ve Uludağ’daki kar erimeleriyle birlikte barajdaki doluluk oranı yüzde 85’e yükseldi. Daha önce otomobillerle gezilen ve koyun otlatılan 3 bin dönümlük alan, şimdi teknelerle açılabilecek ve balık tutulabilecek bir seviyeye ulaştı.

Atatürk’ün Eseri Yeniden Hayat Buldu
1933 yılında Mustafa Kemal Atatürk‘ün talimatıyla Bursa’nın Kestel ilçesinde tarım arazilerini sulamak için inşa edilen Gölbaşı Barajı, geçtiğimiz yaz yüzde 90 oranında kuruma tehlikesi yaşamıştı. Uludağ ve Katır dağlarından beslenen baraj, Gürsu, Kestel, Yıldırım ve Osmangazi ilçelerindeki geniş tarım alanlarının sulama ihtiyacını karşılıyor.

5 Ayda Dramatik Değişim
Geçen yaz koyun otlatılan, sebze ekilen ve vatandaşların otomobilleriyle gezdiği devasa baraj alanı, son yağışlarla birlikte tamamen değişti. Barajın son durumu dron ile havadan görüntülendi ve su seviyesindeki dramatik artış net bir şekilde gözler önüne serildi.

Uzmanlardan Kritik Uyarı: “Vahşi Sulamaya Son Verilmeli”
Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği (DOĞADER) Başkanı Murat Demir, yaşanan iyileşmeye rağmen kuraklık tehlikesinin devam ettiğini vurgulayarak önemli uyarılarda bulundu. Demir, “Geçtiğimiz yıllarda iklim değişikliği nedeniyle kuraklıkla karşı karşıya kalmıştık. Bu yıl karın ve yağmurun yağmasıyla barajlarımızda su seviyesi yükseldi. Su sonsuz değildir, yine Bursa’mız kuraklıkla karşı karşıyadır” dedi.

Demir, tarımda su tasarrufunun önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Suyu daha tasarruflu kullanmalıyız. Daha az su tüketen sistemlere geçilmelidir. Bölgedeki tarım arazilerini Gölbaşı besliyor. Vahşi sulamanın önüne geçmek içinse damlatma sistemi kullanılması gerekiyor“

Tarımın Geleceği İçin Kritik Önem Taşıyor
Gölbaşı Barajı’ndaki su seviyesinin yükselmesi, Bursa Ovası’ndaki çiftçiler için büyük bir rahatlama sağladı. Ancak uzmanlar, iklim değişikliğinin etkilerinin süreceğini ve su kaynaklarının akıllıca yönetilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Modern sulama tekniklerine geçiş, bölge tarımının sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıyor.




