BURSA‘da, Osmanlı’nın ilk başkentindeki en önemli ibadet mekanlarından biri olan 627 yıllık Ulu Cami‘de ramazan geleneği sürüyor. Caminin 70 metrelik iki minaresi arasına asılan ilk mahyanın yerini, ramazan ayının ikinci yarısına özel hazırlanan yeni bir mahya aldı.

400 Yıllık Osmanlı Geleneği Yaşatılıyor
Osmanlı Devleti’nde ilk kez Sultanahmet Camisi’nde başlatılan ve yaklaşık 400 yıllık bir geçmişe sahip olan mahya geleneği, Kültür ve Turizm Bakanlığı Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün koordinasyonunda Bursa’da da titizlikle sürdürülüyor. Selatin camileri arasında yer alan tarihi Ulu Cami’ye, ramazanın ilk yarısında ‘Kul Hakkından Sakın’ yazılı mahya asılmıştı.

‘Zekat Berekettir’ Mesajı Minareler Arasında
Ramazan ayının ikinci yarısına girilmesiyle birlikte, mahyacı Kahraman Yıldız ve ekibi tarafından hazırlanan yeni mahya, minareler arasındaki yerini aldı. Ekiplerin cami şerefesine çıkarak iki minare arasındaki 70 metrelik mesafeye astığı yeni mahyada bu kez ‘Zekat Berekettir’ yazısı yer alıyor. Bu anlamlı mesaj, ramazan ayının sonuna kadar Ulu Cami’nin minareleri arasında ışıl ışıl parlamaya devam edecek.

“Mahya Ramazan Süsüdür, Türk İcadıdır”
Mahya ustası Kahraman Yıldız, yaptığı açıklamada, “Şu anda Bursa’da ramazan ayının 2’nci mahyasını asmaya geldik. Mahya ramazan süsüdür. 400 yıldan fazladır Osmanlı sanatıdır, Türk icadıdır” ifadelerini kullandı.
Yıldız, geleneğin teknolojiyle buluşma hikayesini de şu sözlerle anlattı: “Daha önce zeytin yağıyla yapılan kandiller, ustamız Hacı Ali Ceyhan tarafından elektriğe dönüştürülmüştür. Biz de İstanbul, Edirne ve Bursa’daki selatin camilerde mahyaları, elektrikli sistemle takmaya devam ediyoruz.”

Ulu Cami’de ramazan boyunca sergilenen bu görsel şölen, hem dini bir mesajı hem de köklü bir kültürel mirası bir arada sunuyor. Cami, ramazan ayı boyunca ziyaretçilerini hem manevi bir atmosferle hem de tarihi bir sanat eseriyle buluşturuyor.




