Mersin’in Taşucu Limanı’nda, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı yolundaki kritik adımlarından biri olan ikiz sondaj gemileri Çağrı Bey ve Yıldırım, görev için gün sayıyor. Gemilerdeki son hazırlıklar tamamlanırken, enerji filosuna katılan bu devlerden biri Somali’ye, diğeri ise Karadeniz’e açılmaya hazırlanıyor.
Taşucu Limanı’nda Son Hazırlıklar
Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı Ağalar İskelesi’ne demirleyen 228 metre uzunluğunda ve 42 metre genişliğindeki 7’nci nesil ikiz sondaj gemileri Çağrı Bey ve Yıldırım, kırmızı-beyaz renklere boyandı ve yan kısımlarına Türk bayrağı işlendi. Gemilerin operasyonel hazırlık süreci hızla devam ediyor.

İki Farklı Denizde, İki Büyük Görev
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, gemiler yakın zamanda göreve uğurlanacak. Çağrı Bey gemisi, operasyonel hazırlıklarını bu ay içinde tamamlayarak Somali’ye doğru yola çıkacak. Bu hamle, Türkiye’nin uluslararası enerji iş birliklerindeki aktif rolünün bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
İkiz kardeşi Yıldırım gemisi ise Türkiye’nin enerji güvenliğinde stratejik öneme sahip Karadeniz’deki faaliyetlere katılacak. Yıldırım’ın ocak ayında Filyos Limanı’na hareket ederek kule montajı ve hazırlıklarını tamamlaması, ardından mart ayı sonunda Karadeniz’de Sakarya Gaz Sahası Geliştirme Projesi kapsamında ilk kuyu tamamlama operasyonuna başlaması hedefleniyor.
Teknolojik Devler Enerji Filosuna Katılıyor
Güney Kore’de inşası 2024 yılında tamamlanan Çağrı Bey ve Yıldırım, Türkiye’nin enerji filosuna katılan 5’inci ve 6’ncı derin sondaj gemileri oldu. Gemiler, 12 bin metreye kadar sondaj yapabilme kapasitesi, üzerlerindeki helikopter pisti ve 200 personele yaşam alanı sunma özellikleriyle dikkat çekiyor. Yıldırım’ın Karadeniz’de görev yapan Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamid Han derin deniz sondaj gemilerine katılmasıyla bölgedeki operasyon kabiliyeti daha da güçlenecek.
Bu hamle, Türkiye’nin yerli ve milli enerji kaynaklarına ulaşma ve dışa bağımlılığı azaltma stratejisinde yeni bir sayfa açıyor. İkiz gemilerin faaliyete geçmesi, hem ulusal enerji arz güvenliğine katkı sağlayacak hem de Türkiye’nin uluslararası enerji diplomasisindeki etkinliğini artıracak.
