Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Cevdet Yılmaz’tan Avrupa’ya Sert Mesaj: ‘Başkalarına Güvenerek Yola Devam Edemezsiniz’

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Avrupa’nın güvenlik stratejisini değiştirdiğini açıkladı. Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarıları ve ihracat hedefleri hakkında önemli mesajlar verdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz,

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Avrupa’nın güvenlik paradigmasının değiştiğini belirterek, “Avrupa, başkalarına güvenerek yola devam edemeyeceğini, kendi çarelerini aramak gerektiğini gördü” dedi. Yılmaz, Türkiye’nin savunma sanayisindeki erken hamlesinin ülkeyi avantajlı konuma getirdiğini vurguladı.

Antalya’da Stratejik Konferans

Antalya’da düzenlenen ‘5’inci Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı’na Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanı sıra Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Savunma ve Havacılık Sanayii İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mehmet Demiroğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gültepe, milletvekilleri ve sektör temsilcileri katıldı.

Dünyada Güç Dengeleri Değişiyor

Konferansta konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, dünyada güç dengelerinin değiştiğini söyledi. Yılmaz, “Küresel düzeyde güvenlik endişelerinin ön plana çıktığı, belirsizliklerin yükseldiği bir dönemden geçiyoruz. Bölgemizde jeopolitik gerilimlerden bunu görüyoruz, küresel ölçekte de yaşananlar gözlerimizin önünde cereyan ediyor. Venezuela’dan Gazze’ye, Ukrayna ve Rusya meselelerine varıncaya kadar örneklerini de görüyoruz. Dünyada güç dengeleri değişiyor. Ekonomik güç dengeleri değişiyor her şeyden önce” ifadelerini kullandı.

Avrupa’nın Güvenlik Arayışı

Yılmaz, NATO’nun harcama hedeflerini artırdığını belirterek, Avrupa’nın güvenlik stratejisindeki dönüşüme dikkat çekti: “Jeopolitik gerilimlerin, belirsizliklerin arttığı, teknolojik dönüşümün yapay zeka merkezli hızlandığı bir ortamda stratejilerimizi belirlemek durumundayız. Bunu somut olarak NATO’nun hedeflerinde görüyoruz. 2035’te milli gelire oranla yüksek oranda harcama hedefleri konmuş durumda. Bunu yine Avrupa Birliği’nin tartışmalarında görüyoruz. Avrupa’nın güvenliği şu anda çok yoğun bir tartışma sürecinden geçiyor. Avrupa, başkalarına güvenerek yola devam edemeyeceğini, kendi çarelerini aramak gerektiğini gördü. Rusya-Ukrayna çatışması bağlamında özellikle. Bir taraftan da ABD’nin ‘Artık bu maliyeti ben tek başıma yüklenmek istemiyorum’ yaklaşımını görmüş durumda. Dolayısıyla Avrupa, savunma alanına çok daha fazla kaynak ayıracak.”

Türkiye’nin Savunma Sanayisi Avantajı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin savunma sanayisinde erken harekete geçmesinin önemini vurguladı: “Küresel ortam içinde erken yola çıktığımız için Türkiye avantajlı bir konumda. Cumhurbaşkanımız çok daha erken bir aşamada savunma sanayisinin arkasına güçlü bir irade koydu. Savunma sanayii, arkasına güçlü bir siyasi irade koymadan mesafe alabileceğiniz bir sektör değil. Türkiye bu avantajını çok iyi kullanmak durumunda. Erken yola çıkmanın avantajını en üst düzeyde değerlendirmek durumundayız.”

İhracatta Rekor ve Hedefler

Savunma sanayisinde 100 bin istihdam olduğunu belirten Yılmaz, sektörün başarılarını şu sözlerle özetledi: “Bugün 3 bin 500’ü aşkın firma, 1400’ün üzerinde proje yürütüyor. 100 bin civarında nitelikli istihdam var. Yakın bir gelecekte 150 bini hedefliyoruz. 20 milyarın üzerinde bir ciro büyüklüğü söz konusu. Yüzde 80’in üzerinde yerlilikle üretim yapan bir sanayimiz var. 185 ülkeye, neredeyse dünyanın tamamına ihracat yapan bir savunma sanayimiz var. Geçmişte paramızı ödediğimiz halde bize satılmayan ürünleri, bugün dünyanın dört bir yanına parası mukabilinde satar hale gelmiş durumdayız. Aslında bu, Türkiye’nin bence son çeyrek yüzyılını özetliyor. 10 milyar doları aştık. Orta Vadeli Program’ımızda 2028’de bu hedefi koymuştuk. Şimdiden geçtiniz.”

Bağımsız Dış Politikanın Anahtarı

Yılmaz, savunma sanayisinin uluslararası politikadaki bağımsızlıkla doğrudan ilişkisine dikkat çekti: “Savunma sanayisi güçlü olmayan bir ülkenin uluslararası politikada bağımsız tutum alması zor. Satın alma gücüne göre dünyanın 11’inci büyük ekonomisiyiz. Savunma sanayisinde ise ilk 10 ihracatçı ülke arasına girmiş durumdayız. Yeni hedefler belirlememiz lazım. Artık bu yeni teknolojilerin, yapay zekanın çok daha etkili şekilde sisteme girmesi gerekiyor.”

Cari Açığa Katkı ve Gelecek Vizyonu

Savunma sanayisinin Türkiye’nin kronik sorunu cari açığın düşmesine katkı sağladığını belirten Yılmaz, “Bizim ekonomimizde en büyük mesele, cari açık meselesidir. Hem ihracat artışıyla hem ithalat ikamesiyle savunma sanayimiz cari açığın kalıcı bir şekilde düşmesine ciddi katkı sunuyor. Önümüzdeki dönemde bunu çok daha belirgin bir şekilde görmüş olacağız. Nitelikli istihdamla, katma değeri yüksek üretimle daha büyük gelir oluşturmuş oluyoruz. Savunma sanayisinde gelişen teknolojiler bir süre sonra sivil endüstrilere de sirayet ediyor” dedi.