CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin gözaltına alınmasını ve yargılanmasını hedef alan yasalara ve uygulamalara sert tepki gösterdi. Emir, “Artık bu istenmeyen gazetecileri istenen süreçlerde kenara çekme, cezaevinde tutma, görev yapamaz hale getirme, ayakaltından çekme operasyonlarına son verelim” çağrısında bulundu.
Adalet Bakanı Gürlek’e Mal Varlığı Sorusu
Toplantının başında Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığına ilişkin iddialara değinen Murat Emir, şunları söyledi: “Türkiye günlerdir özellikle Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek’in mal varlığını merak ediyor. Mal varlığını sorguluyoruz ve belgelerle mal varlığını açıklamaya davet ediyoruz. Açık belgeler var, 16 tapu var, sözleşmeler var, ödeme planları var ve bunlara karşı cevap veremeyen, çaresizliğe düşmüş bir Sayın Bakan var. Ve o Sayın Bakan bunlara cevap veremedikçe birilerine talimat veriyor ve onların yönlendirdiği sözde basın ve troller birilerine saldırıyorlar.”
Kendisine yönelik suçlamalara da değinen Emir, “Hakkımda Akın Gürlek’in mal varlığına ulaşma, yani tabu bilgilerine ulaşma suçlaması var. Ancak Murat Emir’in mal varlığına ulaşmak suç değil. Ulaştınız da keşke doğrusunu yazsaydınız, keşke yalan yazmasaydınız. Bizim alnımız açık, yüzümüz ak” ifadelerini kullandı.
Dezenformasyon Yasası’na Sert Eleştiri ve Çağrı
Konuşmasının devamında ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi kapsamında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporunu hatırlatan Emir, raporda demokrasi, adalet ve toplumsal barışa dair önemli tespit ve çözüm önerileri olduğunu, ancak bu konularda hiçbir adım atılmadığını belirtti.
Son olarak gazeteci İsmail Arı’nın gözaltına alınmasına atıfta bulunan Emir, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşte ben buradan sesleniyorum. Gelin bu yasaları düzeltelim. Burada vebal var, burada suç var. Şimdi bunu böylesine getirenler, kabul edenler, el kaldıranlar uygulamadaki bunca yanlışı görüp, ‘Ben öyle yazmamıştım, uygulayıcılar yanlış yapıyor’ diyenlere sesleniyorum, başta Meclis Başkanına sesleniyorum; barış, demokrasi, kardeşlik tüm bunlara evet ancak bunu kurmak için bekleyecek hiç vaktimiz yok, dakikamız yok.”
Murat Emir, sözlerini şu çarpıcı çağrıyla tamamladı: “Dezenformasyon Yasası’ndan başlayalım. Artık bu istenmeyen gazetecileri istenen süreçlerde kenara çekme, cezaevinde tutma, görev yapamaz hale getirme, ayakaltından çekme operasyonlarına son verelim.”
