CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, kendisine yönelik mal varlığı iddialarına sert bir şekilde yanıt verdi. Emir, Ankara Dikmen’deki dairelerin krediyle alındığını ve hala bir kamu bankasına konut kredisi borcu ödediğini açıkladı. Aynı zamanda, Adalet Bakanı Akın Gürlek’i mal varlığını açıklamaya davet etti ve Dezenformasyon Yasası’nın düzeltilmesi çağrısında bulundu.
“Daireyi 2005’te Krediyle Aldım”
TBMM’de düzenlediği basın toplantısında konuşan Murat Emir, iddialara ilişkin şu açıklamaları yaptı:
“Oradaki daireyi 2005 yılında krediyle aldım ve hala oturduğum bir tane daire var. Buradaki daireler krediyle alınmış, hala ben bir kamu bankasına konut kredisi borcu ödeyen bir vatandaşım. Bizim alnımız açık, yüzümüz ak.”
Emir, yandaş medyanın Ankara Dikmen’deki 4 bin metrekarelik bir parseli kasıtlı olarak yanlış gösterdiğini belirterek, “Bir siteye bakıyorlar; ‘Sitede onlarca dairesi olabilir. Bak burada 80 daire var, 16 blok var’ diyor.” ifadelerini kullandı ve bunun toplam parsel büyüklüğü olduğunu, kendisinin sadece bir daireye sahip olduğunu vurguladı.
Adalet Bakanı Gürlek’e Sert Çağrı
Konuşmasının bir bölümünü Adalet Bakanı Akın Gürlek’e ayıran Emir, Bakan’ın mal varlığına ilişkin iddiaların peşini bırakmayacağını söyledi. Emir şöyle konuştu:
“Türkiye günlerdir özellikle Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek’in mal varlığını merak ediyor. Mal varlığını sorguluyoruz ve belgelerle mal varlığını açıklamaya davet ediyoruz. Açık belgeler var, 16 tapu var, sözleşmeler var, ödeme planları var ve bunlara karşı cevap veremeyen, çaresizliğe düşmüş bir Sayın Bakan var. Ve o Sayın Bakan bunlara cevap veremedikçe birilerine talimat veriyor.”
Kendisine yönelik suçlamalara da değinen Emir, “Hakkımda Akın Gürlek’in mal varlığına ulaşma, yani tabu bilgilerine ulaşma suçlaması var. Ancak Murat Emir’in mal varlığına ulaşmak suç değil.” dedi.
“Dezenformasyon Yasası Düzeltilsin”
Murat Emir, konuşmasının son bölümünde ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi için kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuna atıfta bulunarak, rapordaki demokrasi ve özgürlük vurgusunun hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle Dezenformasyon Yasası’na dikkat çeken Emir, şu çağrıyı yaptı:
“Gelin bu yasaları düzeltelim. Burada vebal var, burada suç var… Dezenformasyon Yasası’ndan başlayalım. Artık bu istenmeyen gazetecileri istenen süreçlerde kenara çekme, cezaevinde tutma, görev yapamaz hale getirme, ayakaltından çekme operasyonlarına son verelim.”
Emir, Meclis Başkanı’na ve tüm milletvekillerine seslenerek, toplumsal barış ve demokrasi için bekleme lükslerinin olmadığını ifade etti.
