Ankara – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Kırgızistan ilişkilerini ve bölgesel iş birliğini ele almak üzere Kırgız Cumhuriyeti Jogorku Keneşi (Parlamentosu) Başkanı Nurlanbek Turgunbek Uulu’yu Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti.
Görüşmede, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin geliştirilmesi ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) çerçevesindeki iş birliğinin derinleştirilmesi masaya yatırıldı. İki ülke parlamentoları arasındaki dostane ilişkilerin önemi vurgulanırken, bölgesel ve küresel konularda ortak tutum sergilenmesi gerektiğinin altı çizildi.
Stratejik Ortaklık ve Ekonomik İş Birliği Vurgusu
Görüşmede, Türkiye ile Kırgızistan arasındaki stratejik ortaklığın her alanda güçlendirilmesi gerektiği konusunda mutabık kalındı. İki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması, yatırımların teşvik edilmesi ve ulaştırma altyapı projelerine devam edilmesi, görüşmenin öne çıkan ekonomik başlıkları oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Orta Asya bölgesine yönelik açılım politikasının bir parçası olarak Kırgızistan ile ilişkileri her daim önceliklendirdiğini ifade etti. Kırgızistan Parlamento Başkanı Uulu ise Türkiye’nin bölgedeki istikrar ve kalkınmaya yaptığı katkılardan ötürü teşekkürlerini ileterek, parlamentolar arası ilişkilerin daha da geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
Bölgesel Güvenlik ve Türk Dünyası İş Birliği
Görüşmede ayrıca, bölgesel güvenlik meseleleri ve Türk Devletleri Teşkilatı’nın geleceği ele alındı. İki lider, terörle mücadele konusunda iş birliğinin sürdürülmesi ve bölgedeki barış ve istikrarın korunması için ortak çabaların devam etmesi gerektiğini vurguladı.
Türk dünyasının ortak kültürel ve tarihi değerlerinin korunması ve gelecek nesillere aktarılması noktasında da fikir alışverişinde bulunuldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk devletleri arasındaki dayanışma, sadece bölgemiz için değil, tüm dünya için bir istikrar unsuru teşkil etmektedir” mesajını verdi.
Kırgızistan Parlamento Başkanı Nurlanbek Turgunbek Uulu’nun Türkiye ziyareti, iki ülke arasındaki yüksek düzeyli temasların devamlılığını ve karşılıklı siyasi iradenin gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.
