Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Avrupa Birliği (AB) liderlerine yönelik tarihi bir çağrıda bulunarak, Türkiye’nin tam üyelik sürecinin önünün açılması, Gümrük Birliği’nin acilen güncellenmesi ve iş birliğinin güçlendirilmesi taleplerini içeren açık bir mektup gönderdi. Mektup, 26 AB üyesi ülkenin iş konseyi başkanının imzasıyla Brüksel’e iletildi ve yarın Financial Times gazetesinde yayımlanacak.

İş Dünyası Siyasetin Önüne Geçiyor
DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri tarafından İstanbul’da düzenlenen “Türkiye-AB: Diyalogdan Aksiyona” başlıklı basın toplantısında konuşan DEİK Başkanı Nail Olpak, iş dünyasının siyasi tıkanıklıkları aşmak için devreye girdiğini vurguladı. Olpak, “Anlaşma imzalanırken biz masada taraf olamıyoruz ama anlaşmanın sonuçlarından bizzat etkilenen konumdayız. AB’nin STA imzaladığı ülke sayısı 85 oluyor. Bu ciddi bir şekilde bizim üzerinde düşünmemiz gereken konulardan” dedi.
Olpak, iş dünyasının en önemli fonksiyonlarından birinin, siyasetçilerin zorlandığı alanlarda daha aktif rol almak olduğunu belirterek, “Birçok AB ülkesi anlattıklarımız konusunda bizimle hemfikir. Biz Avrupa’nın farklı noktalarında o kapıları aşındırmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Belirsizlik En Büyük Risk
DEİK Başkanı, iş dünyasının en çok rahatsız olduğu konunun belirsizlik ve öngörülemezlik olduğunun altını çizdi. Olpak, “Faizin yüksek olması bizi rahatsız eder, enflasyonun yüksek olması rahatsız eder, ama en çok rahatsız eden konu öngörülemezliktir” diyerek, AB ile ilişkilerdeki tıkanıklığın bu belirsizliği artırdığını söyledi.
Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin yanı sıra, Karbon Düzenlemesi (CBAM), “Made in Europe” gibi yeni duvarların Türkiye için risk oluşturduğuna dikkat çeken Olpak, AB’nin Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzaladığı 85 ülke karşısında Türkiye’nin rekabet gücünün erozyona uğrayabileceği uyarısında bulundu.

“Dünyanın Yeni Bir Avrupa’ya İhtiyacı Var”
DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ise yaptığı konuşmada, küresel güç dengelerinin değiştiği bir dönemde Avrupa’nın stratejik bir tercih yapması gerektiğini vurguladı. Yalçındağ, “Dünyanın yeni bir Avrupa’ya ihtiyacı var. Bu yeni Avrupa’yı birlikte inşa edelim. Bu her iki taraf için de bir küresel rekabet gücü gerekliliği” dedi.
Yalçındağ, Türkiye’nin AB’nin 5’inci büyük ticaret ortağı olduğunu hatırlatarak, ekonomik entegrasyonun derinleşmesinin her iki tarafın da yararına olacağını söyledi. “Avrupa’nın Türkiye’yi dışlayarak ekonomik ve stratejik özerklik kurabileceğine inanmıyoruz” diyen Yalçındağ, AB liderlerinin stratejik körlükten kurtulması gerektiğini ifade etti.
“Türkiye, Avrupa’nın Geleceğinin Ayrılmaz Parçasıdır”
Yalçındağ, mektuptaki temel mesajı şu sözlerle özetledi: “Avrupa Birliği yetkililerine çağrımız net: Türkiye, Avrupa’nın geleceğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Ekonomi, teknoloji, güvenlik, enerji ve toplumsal alanlarda somut ilerleme sağlayacak pratik modeller hızla devreye sokulmalı.”
Toplantıya DEİK/ Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Ali Kibar da katıldı. Türk iş dünyası, 2026 yılını söylemlerin aksiyona dönüştüğü bir yıl olması için tüm diplomatik ve ekonomik kanalları aktif şekilde kullanmaya devam edeceğini açıkladı.
