DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i CHP Genel Merkezi’nde ziyaret etti. Basına kapalı gerçekleşen ve yaklaşık bir saat süren görüşmenin ardından taraflar ortak bir basın toplantısı düzenleyerek görüş alışverişlerini kamuoyuyla paylaştı.

Meclis’in Tatil Olması ve Siyasi Diyalog İhtiyacı
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ziyaretin gerekçesini açıklarken, Meclis’in AK Parti’nin talebiyle yıl ortası tatile girmesini eleştirdi. Özel, “Biz geçtiğimiz hafta emeklilerle ilgili bu önemli gündem varken ve devamında Suriye’de gelişmeler yaşanıyorken, dış politikada ve iç politikada bu kadar önemli bir tansiyon varken Meclis’in kapanmasını hiç doğru bulmadık” dedi. Bu süreçte siyasetin duyarsız kalmaması gerektiğini vurgulayan Özel, DEM Parti heyetinin ziyaretini bu ihtiyaçtan doğan faydalı bir görüş alışverişi olarak nitelendirdi.

Suriye’de Barış ve Türkiye’ye Etkileri
Özel, Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’yi doğrudan ilgilendirdiğinin altını çizerek, “Biz Türkiye’de süreç başladığı andan itibaren ve Suriye’deki gelişmeleri yakından takip ettiğimiz tüm süreçlerde Türkiye’nin barışıyla Suriye’nin barışını iç içe gördük” ifadelerini kullandı. Suriye’de tüm etnik ve dini grupları kapsayacak anayasal bir çözümün hem bölge hem de Türkiye barışına katkı sağlayacağını belirtti.
Özel, son dönemde yükselen nefret söylemine de dikkat çekti: “Türkiye’de Kürt kardeşlerimizle hep birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu unsurları olarak birlikte yaşıyoruz. Ama işler yolunda giderken kardeşlikten bahsedenler, birazcık ortalık karışınca gerçek yüzlerini gösteriyorlar… bir nefret söylemine varan, Kürtleri kıracak, onları rencide edecek bir dil kullanıyorlar. Bunların tamamını reddediyoruz” şeklinde konuştu.

İnsani Yardımlar ve Mürşitpınar Kapısı’nın Önemi
Suriye’deki insani dramı endişeyle takip ettiklerini söyleyen Özel, Türkiye’den gönderilen yardım konvoylarını olumlu karşıladıklarını ancak asıl önemli olanın krizi doğuran sebepleri ortadan kaldırmak olduğunu vurguladı. Yardımların ulaştırılmasında daha pratik bir yol olduğunu savunan Özel, “Mürşitpınar Sınır Kapısı açıldığında zaten yardımlar ulaşması gereken yere ulaşıyor; bir kuşatmayı geçmek zorunda kalmaksızın. Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın insani yardımlarla sınırlı olmak üzere açılmasını ve tüm yardımların buradan ulaştırılmasını önemli görüyoruz” açıklamasını yaptı.

IŞİD Tehdidi ve Komisyonun Rolü
Özel, IŞİD tehdidinin ciddiyetine dikkat çekerek, bu örgütün sadece bölge için değil, tüm Türkiye için bir tehdit olduğunu belirtti. “IŞİD öyle herhangi bir siyasi unsur değildir… hepimizi düşman bilen, demokrasiyi düşman bilen, yani sandıktan nefret eden… birtakım zihniyetteki kişilerin hareket alanı bulacakları bir rejim, bir düzen; düzen değildir ve orada kimseye huzur yoktur” dedi.
Suriye konusunda TBMM bünyesinde çalışan komisyonun da yapıcı bir rol üstlenmesi gerektiğini ifade eden Özel, komisyonun Suriye’deki gelişmeleri de dikkate alarak kalıcı barış için çözüm önerileri geliştirmesinin önemine değindi.

DEM Parti’den Barış ve Diyalog Vurgusu
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise yaptığı açıklamada, IŞİD tehdidinin sadece Kobani için değil, Diyarbakır ve İzmir dahil Türkiye’nin her yanındaki insanlar için bir tehdit olduğunu vurguladı. Medya ve bazı siyasetçiler tarafından kullanılan ötekileştirici dile tepki gösteren Bakırhan, “Bu dilin kimseye bir yararı yok. İçinde bulunduğumuz süreç hassas. Bu süreçte Kürtleri de merkezine alan, onların demokratik haklarını da gören barışçıl bir dile ihtiyaç var” dedi.
Bakırhan, “Artık bölgemiz yeterince çatışma, kan, şiddet gördü. Türkiye’de iktidara, siyasi partilere başta da bugün bulunduğumuz Cumhuriyet Halk Partisi’ne hepimize büyük görev ve sorumluluklar düşüyor” diyerek, sorunların diyalog ve müzakere ile çözülmesi için siyasetin üzerine düşeni yapması gerektiğini söyledi.

Gelecek Vizyonu: Birlikte Kazanmak
Özgür Özel, konuşmasını Türkiye ve bölge için umut vadeden bir vizyonla tamamladı: “Türkiye’de de Suriye’de de barış ve Türkiye’yle Suriye’nin omuz omuza kalkınması; artık İngilizlerin, Amerikalıların kazandığı, İsrail’in satranç oyununun ilerlediği bir coğrafya değil; Türklerin, Kürtlerin, Arapların ve Alevilerin birlikte kazandıkları, birlikte güçlendikleri bir coğrafyayı özlüyoruz… Hiçbirimizin siyasi geleceği, Türkiye’nin ve bölgedeki tüm halkların; Suriye’nin, Orta Doğu‘nun geleceğinden, barışından ve kalkınmasından daha değerli değildir.”


İki parti liderinin bu buluşması, iç ve dış politikada yaşanan gerilimli süreçte diyalog ve çözüm arayışının siyasetin gündeminde olduğunu gösterdi. Görüşmede, Suriye krizi, IŞİD tehdidi, nefret söylemi ve kalıcı barışın yolları gibi kritik konular masaya yatırıldı.
