Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Dervişoğlu’dan Sert Çıkış: Ne İsrail’e Teslim Oluruz, Ne İran’ı Güzelleriz!

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM’de yaptığı konuşmada hem dış politikada hem de iç siyasette iktidara sert eleştiriler yöneltti. İran-İsrail geriliminde Türkiye’nin tutumunu açıkladı.

İYİ Parti Genel Başkanı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM’deki grup toplantısında hem dış politikada hem de içerideki siyasi iklime yönelik sert eleştirilerde bulundu. Dervişoğlu, Türkiye’nin bölgedeki dengeleri koruması gerektiğini vurgulayarak, “Ne İsrail’in saldırganlığına teslim oluruz ne İran’ın radikal istikrarsızlık siyasetini güzelleriz. Ne de içeride bu büyük yangını iktidar hesabına çevirmek isteyenlere sessiz kalırız” dedi.

“Bu Coğrafyada Ayakta Kalmanın Yolu Milli Egemenliktir”

Dervişoğlu, konuşmasında Türkiye’nin dış politikadaki yol haritasını çizdi: “Çünkü biz biliyoruz; bu coğrafyada ayakta kalmanın yolu, bu devleti korumanın yolu, milli egemenlik doktrinini eğmeden, bükmeden, kıyısına köşesine, şahsi veya partizan çentikler atmadan uygulamaktan geçer.”

“Terörsüz Türkiye Süreci”ne Ağır Eleştiri

Dervişoğlu, hükümetin Doğu ve Güneydoğu Anadolu politikalarını ve ‘terörsüz Türkiye’ sürecini ağır bir dille eleştirdi. Bölgenin ekonomik potansiyeline dikkat çeken Dervişoğlu, “Türkiye’nin doğu ve güneydoğu bölgesi ekonomik açıdan yüksek bir potansiyele sahiptir ama ihanet ortaklarının sözlerine, eylemlerine bakın göreceksiniz, hiç birisinin umurunda değildir” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, şöyle devam etti: “Hem ülkemizi hem buralardaki vatandaşlarımızı gereksiz konularla, gündemlerle meşgul etmek yerine gerçekçi olabilseler müthiş bir ekonomik kaynak üretebilecekler ama bir teröristin aklıyla süreçler başlatıp bu potansiyeli iyice yok ediyorlar.”

“İşleri Güçleri Teröristbaşına Statü Aramak”

İYİ Parti lideri, bölgede yapılabilecek kalkınma hamleleri yerine terör örgütü liderlerine statü arandığını iddia etti: “İşleri güçleri Kürtlere vasi tayin etmek, teröristbaşına statü aramak. Tarımı ve hayvancılığı bilinçli olarak bitirdiler… Ülke et krizi yaşıyor, meralar bomboş ama biz katillere statü derdindeki süprüntülerle uğraşıyoruz.”

“İkinci Sınıf Vatandaş Hissediyoruz”

Dervişoğlu, iktidara yönelik en çarpıcı eleştirilerinden birini vatandaşlık algısı üzerinden yaptı: “Kendimizi eşit hissetmiyoruz. İkinci sınıf hissediyoruz. AK Parti’li değilsek, Cumhur İttifakı’nın uygulamalarına, bu soygun düzenine, bu yağma düzenine, adaletsizliğe, istibdata itiraz ediyorsak, ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyoruz.”

Bu sorunun çözümünün sandık olduğunu belirten Dervişoğlu, “Türkiye’nin acil çözüm bekleyen sorunu budur… Bunun da çözümü sandıktır. Bu sistemin bir an önce değişmesidir. Parlamenter sistemin yeniden inşasıdır” dedi.

İran-İsrail Geriliminde Türkiye’nin Tutumu

Dış politikada yaşanan İran-İsrail gerilimine de değinen Dervişoğlu, Türkiye’nin tarafsız ve dengeli bir politika izlemesi gerektiğini vurguladı: “Türkiye, bir NATO üyesi olarak, Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan aşırılıkçı politikalarına nasıl mesafeli duruyorsa, İran’ın radikal ve ulus aşırı istikrarsızlık üzerine kurduğu siyasetine de aynı mesafeyle yaklaşmalıdır.”

Dervişoğlu, Türkiye’nin görevinin bu yangının tarafı haline gelmek değil, kendi evine sıçramasını engellemek olduğunu söyledi. İran’da bir iç savaşın engellenmesi gerektiğini, çünkü bunun doğuracağı göç dalgası ve terör tehdidinin en fazla Türkiye’ye zarar vereceğini ifade etti.

“İç Cephe Tahkim Edilmeli”

Dış tehditlere karşı iç cephenin güçlendirilmesi gerektiğini savunan Dervişoğlu, “Öcalan ile sürdürülen bu ihanet sürecine derhal son verilmelidir. Ulus kimliğini aşındıracak her adım vakit kaybetmeden askıya alınmalıdır” çağrısında bulundu.

Dervişoğlu, toplumsal bütünlüğün sağlanması için yargı bağımsızlığı ve parlamenter sistem konusunda adımlar atılması gerektiğini belirterek, “Türkiye, hukuk devleti kimliğine geri dönmelidir. Çünkü içeride adaleti zayıf bir ülkenin dışarıda güçlü bir duruş sergilemesi mümkün değildir” dedi.

“Türkiye’nin İhtiyacı Berrak Bir Milli Duruştur”

Konuşmasını güçlü bir vurguyla tamamlayan Dervişoğlu, şunları söyledi: “Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, propaganda ablukası değil berrak bir milli duruştur. Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, hanedan hesapları değil Cumhuriyet vakarıdır. Biz buradayız. Türkiye için buradayız. Türk milleti için buradayız. Bu devletin onuru için buradayız. Bu Cumhuriyet’in geleceği için buradayız.”

Dervişoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: “Sözümüz nettir. İstikametimiz bellidir. Önceliğimiz Türkiye’dir. Ne pahasına olursa olsun, Türk milletinin Türkiye’sidir.”