İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM’deki ‘Terörsüz Türkiye’ komisyonunun hazırladığı ortak rapora yönelik sert bir basın toplantısı düzenledi. Dervişoğlu, raporu “Cumhuriyet devletine ihanet” olarak nitelendirerek, içeriğinin PKK’nın silah bırakmadığını açıkça gösterdiğini iddia etti.
“Rapor, İhanet Sürecinin Yeni Bir Aşamasıdır”
Dervişoğlu, İYİ Parti genel merkezinde düzenlediği toplantıda yaptığı açıklamada, “103 yıllık Cumhuriyet’imizi ve milli üniter yapımızı bir terör örgütü elebaşı ve sözcülerinin dili ve aklıyla hedef alan ihanet süreci, komisyonun ortak raporunun yayınlanmasıyla bugün itibarıyla yeni bir aşamaya geçmiştir” ifadelerini kullandı.
Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mevcut yasaları bile uygulamayan, tam çeyrek asırdır milletimize adaleti ve demokrasiyi çok gören iktidarın, bir teröristin özgürlüğü için kurduğu komisyondan da çıksa çıksa böyle bir rapor çıkardı.”
“PKK Silah Bırakmadığını İtiraf Ediyor”
Raporun en çarpıcı noktasına değinen Dervişoğlu, “Rapor, PKK’nın silah bırakmadığını açıkça itiraf etmektedir” dedi. Dervişoğlu, bu durumu sorgulayarak, “Sözlü komisyondan bağımsız olarak Türk milletinin bütününün kayıtsız ve şartsız arzu ettiği bu bahis dahi gerçekleşmediyse, o siyasi partiler raporun altına imza atanlar ve görüşü alınan onlarca kişi aylarca ne yapmıştır?” diye sordu.
CHP ve MHP’ye Ağır Suçlama
Dervişoğlu, raporun hazırlanmasında rol alan diğer partilere de ağır eleştiriler yöneltti. “Rapor’ diye okuduğumuz satırlarsa Cumhuriyet devletine, ‘100 yıllık zulüm’ diyenlerle ‘100 yıllık reklam arası’ diyenlerin uzlaştığı bir metindir” diyen Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Buna sözcülük ve paratonerlik yapmaksa 57 yıllık Milliyetçi Hareket Partisi’yle Cumhuriyet’i kuran tüzel kişilik olduğunu iddia eden Cumhuriyet Halk Partisi’ne düşmüştür.”
Dervişoğlu, bu süreci “organize ihanet” olarak tanımlayarak, “Bu organize ihaneti meşrulaştırmak ve topluma benimsetmek, süreci sonunda ortaya çıkması muhtemel milli felaketten onları kurtarmayacak ve muhafız tutmayacaktır” dedi.
“Üniter Yapıyı Gevşetmek İstiyorlar”
Raporda Türkiye’nin üniter yapısını tartışmaya açacak ifadeler olduğunu savunan Dervişoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı: “‘Türkler, Kürtler, Araplar ve diğer kardeş halklar’ denilen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını tek bir millet olarak değil etnik toplulukların toplamı gibi tanımlama gafletine düşülmüştür. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir. Bunu söyleyen ben değil Mustafa Kemal Atatürk’tür.”
“Küresel Senaryo Türkiye’ye Uygulanıyor”
Dervişoğlu, raporda izlenen yöntemin küresel bir senaryo olduğunu iddia ederek, şu uyarılarda bulundu: “Dünyanın her yerinde aynı senaryoyu gördük. Önce terörü bitirme söylemi gelir. Sonra çok kimlikli toplum dili gelir. Sonra yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, özel hukuk düzenlemeleri, peşinden af tartışmaları. En sonunda da devletin yapısı tartışmaya açılır. Bu bir tesadüf değil, yöntemdir.”
Bu modelin Irak, Suriye, Lübnan ve Balkanlar’da uygulandığını belirten Dervişoğlu, “Şimdi aynı kavram setleri Türkiye Cumhuriyeti devletinin önüne konuyor. ‘Barış, kardeşlik, halk ve demokrasi’ denilerek gevşetilmiş bir üniter devlet, kimliklere bölünmüş bir toplum, merkezi zayıflatılmış bir devlet yapısı hedefleniyor” diyerek sözlerini tamamladı.
