İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan ve Selahattin Demirtaş’a yönelik açıklamalarına sert tepki gösterdi. Dervişoğlu, “Bir caniye umut vermeye ya da onun adına bir umut yeşertmeye kalkışmak siyasilerin görevi değildir. Dolayısıyla mahkemelerin karar vereceği meselelere artık siyasetçiler böyle ellerinin hamuruyla bulaşmasınlar” dedi.

TBMM’deki Grup Toplantısında Sert Çıkış
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM’de partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, toplantıda gündeme ilişkin değerlendirmeler yaparken, özellikle terör ve yargı konularında hükümete ve müttefik partilere yönelik eleştirilerini sıraladı.
Deprem Stratejisi Eleştirisi
Dervişoğlu, konuşmasının bir bölümünde 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerine değinerek, 2011 yılında yürürlüğe giren ‘Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı’nın 2023’te sona erdiğini hatırlattı. “Bugün itibarıyla, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yürürlükte olan yeni bir ‘Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı’ dahi yoktur” diyen Dervişoğlu, bunun basit bir bürokratik gecikme değil, devletin deprem meselesini gündeminden düşürmesi olduğunu savundu.

Suriye Politikasına İlişkin Uyarı
Suriye’deki gelişmelere de değinen Dervişoğlu, “Suriye konusunda bugün gelinen noktada bir gerçeği açıkça teslim edelim; devlet, bizim dediğimize gelmiştir” ifadelerini kullandı. Dervişoğlu, PKK ve YPG’nin geri adımının askeri baskı sonucu geldiğini belirterek, “Öcalan’ı muhatap almanın, onu bir pazarlık unsuru gibi sunmanın, ona siyasi bir rol atfetmenin ne kadar akıl dışı ne kadar ahlaksız ne kadar devlet ciddiyetine aykırı olduğu bizzat sahada görülmüştür” dedi.
Basın Toplantısında Bahçeli’ye Yanıt
Toplantı sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Dervişoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” açıklamasıyla ilgili soru üzerine sert bir yanıt verdi.

Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Siyasete başladığımdan beri hukukun üstünlüğüne, anayasaya uyulmasına dair görüşlerimi sergiliyorum. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarının uygulanması, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının uygulanması gecikmiş bir durumdur. Bu zamana kadar söylediklerimiz, olaya bakışımızın kefaleti altındadır. Ama bir caniye umut vermeye ya da onun adına bir umut yeşertmeye kalkışmak siyasilerin görevi değildir. Dolayısıyla mahkemelerin karar vereceği meselelere artık siyasetçiler böyle ellerinin hamuruyla bulaşmasınlar diye istiyor ve umut ediyorum.”

Orta Doğu ve İran Politikası
Dervişoğlu, Amerika’nın İran’a yönelik olası müdahalesiyle ilgili tartışmalara da değinerek, “Orta Doğu’ya dışarıdan yapılan hiçbir askeri müdahale; istikrar, barış ve refah getirmemiştir. Aksine bu müdahaleler; iç savaş, yoksulluk, yozlaşma ve kitlesel göç dalgaları üretmiştir” dedi.
“Şeytan Ayrıntıda Gizli Değil, Ayan Beyan Açıktadır”
Dervişoğlu, konuşmasının son bölümünde ise çarpıcı ifadeler kullandı: “Gazze’de, Doğu Türkistan’da bebeklerin, masumların öldürülmesi şeytanlığın ta kendisidir. İmralı’daki bebek katilini ‘barış güvercini’ yapmak şeytanlığın ta kendisidir. Al bayrağa el uzatmak, terörü, teröristi kutsamak şeytanlığın ta kendisidir. Tüm bunlar, gizli-saklı adalarda, ayinlerde yaşanmadı. Gözümüzün önünde gerçekleşti. Şeytan, ayrıntıda gizli değil, ayan beyan açıktadır. Şeytan Orta Doğu’da, şeytan İmralı’da, şeytanlar aramızdadır.”

Dervişoğlu’nun bu açıklamaları, siyasi gündemde yeni bir tartışma başlatırken, özellikle terör ve yargı konularında muhalefet ile iktidar bloku arasındaki görüş ayrılıklarını bir kez daha gözler önüne serdi.
