Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Eğitim-Bir-Sen’den Kritik Uyarı: ‘Öğrenci Gelişim Raporu’ Sadeleştirilmeli!

Eğitim-Bir-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Öğrenci Gelişim Raporu uygulamasının bürokratik bir yük olduğunu belirterek sadeleştirilmesi çağrısı yaptı.

Eğitim-Bir-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı'nın

Eğitim-Bir-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında uygulamaya koyduğu ‘Öğrenci Gelişim Raporu’ sistemine yönelik çarpıcı eleştirilerde bulundu. Sendika, uygulamanın bürokratik bir yük haline geldiğini ve pedagojik amacından saptığını belirterek acilen sadeleştirilmiş bir bildirim mekanizmasına dönüştürülmesi çağrısı yaptı.

Öğretmenler Üzerinde Ağır Yük

Eğitim-Bir-Sen tarafından yapılan yazılı açıklamada, öğrenci gelişim raporlarının sahada pedagojik bir araç olmaktan ziyade, ‘amaca hizmet etmeyen ağır, yorucu ve sürekli tekrar eden bir iş yükü’ olarak algılandığı vurgulandı. Açıklamada, “Bu raporları hazırlamak, öğrencilerin becerilerini artırmak için çalışmak yerine yalnızca form doldurmak için zaman harcanan bir sürece dönüşmüştür” ifadelerine yer verildi.

Her öğrenci için sosyal duygusal, akademik ve davranışsal boyutlarda onlarca kriteri sisteme girme zorunluluğunun ciddi bir zaman kaybına yol açtığı belirtilen açıklamada, bu durumun sahanın gerçekliğiyle uyuşmadığı kaydedildi.

“Anlamsız Bir İstatistik Tutma Yükü”

Sendika, uygulamanın sonuçlarını şu sözlerle değerlendirdi: “Sonuç olarak uygulama, öğretmeni yoran, tükenmişlik duygusu oluşturan ve eğitimin niteliğine katkı sağlamayan anlamsız bir istatistik tutma ve veri toplama yükü olarak algılanmaktadır. Ayrıca, bu ağır yük, raporların nesnelliğini yitirmesine ve sistemin ‘mış gibi’ işlemesine neden olmaktadır.”

Öğrenci ve Velilerin Kafası Karışıyor

Açıklamada, öğrencilerin somut ve anlaşılır bir karne beklerken sayfalarca süren karmaşık raporlarla karşılaştığı ve bu durumun karnenin temsil ettiği motivasyonu ve heyecanı zayıflattığı ifade edildi. Karmaşık yapısı nedeniyle öğrenciler tarafından sahiplenilmeyen bu raporların, yol gösterici bir geri bildirim işlevi görmediği vurgulandı.

Velilerin ise bu raporları, “akademik terminolojiye boğulmuş, belirsiz ve kendileri için anlamsız veri yığınları” olarak nitelendirdiği belirtildi. Çocuğun başarısı veya olası risklerin net bir şekilde ifade edilmediği için velilerin, raporu aldıktan sonra dahi öğretmene ‘çocuğumun durumu iyi mi, kötü mü’ sorusunu sorma ihtiyacı duyduğu aktarıldı.

TYMM Hedefleriyle Çelişiyor

Eğitim-Bir-Sen, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin (TYMM) çok yönlü gelişimi merkeze alarak erdemli bireyler yetiştirmeyi hedeflediğini ancak gelişim raporu uygulamasının, TYMM’de yer alan süreç yerine sonuç odaklı ölçme sistemini merkeze alan hedeflerle çeliştiğini savundu.

Açıklamada, “Soyut erdemlerin ve değerlerin puanlarla veya kalıp cümlelerle ölçülmeye çalışılması, bu değerlerin içini boşaltarak onları sıradan bir ders notu seviyesine indirgemektedir” denildi.

Eğitim-Bir-Sen’den Çağrı ve Öneriler

Sendika, “Veliler için çözülmesi gereken bir bilmeceye dönüşen öğrenci gelişim raporlarının bürokratik bir veri girişi olmaktan çıkarılıp sadeleştirilmiş bir bildirim mekanizmasına dönüştürülmesi çağrısını yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

Eğitim-Bir-Sen, önerilerini şöyle sıraladı:

  • Öğrenci gelişim raporlarında, veli ve öğrenci tarafından anlaşılır bir dil kullanılmalı.
  • Ölçülebilir hedefler ortaya konulmalı.
  • Ölçüt sayısı azaltılarak öğretmenin gözlem kalitesi artırılmalı.
  • Hazırlanan raporlar, sadece öğrencinin durumunu tespit eden değil gelişimini destekleyecek somut çözüm önerileri sunmalı.
  • Raporlar, velilere yol haritası olabilecek dinamik bir yapıya kavuşturulmalı.

Sendikanın bu uyarısı, eğitim sistemindeki yeni uygulamaların sahada nasıl karşılık bulduğuna dair önemli bir geri bildirim niteliği taşıyor.