Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Emine Erdoğan: ‘Teknolojiyi İnsani Dokunuşla Genişletmek Tıbbın Geleceği İçin Vazgeçilmez’

Emine Erdoğan, Tıp ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda geleneksel şifa anlayışının modern tıbba entegre edilmesi gerektiğini vurguladı ve teknolojinin insani dokunuşla birleşmesinin önemine dikkat çekti.

Emine Erdoğan, Tıp ve

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, geleneksel şifa anlayışının modern tıbba ışık tutması gerektiğini vurgulayarak, “Teknolojinin sunduğu imkanları, insani bir dokunuşla genişletecek her yaklaşım hem tıbbın hem de insanlığın geleceği için vazgeçilmezdir” dedi.

Emine Erdoğan Tıp ve Kültür-Sanat Sempozyumu

Darüşşifalar Şefkat Geleneğinin Abideleridir

Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen ‘Tıp ve Kültür-Sanat Sempozyumu’na katıldı. Program kapsamında açılan ‘Kadın Eliyle Taşa İşlenen Şifa-Darüşşifaların Banileri ve Çiçeklerin Dili’ sergisini gezen Erdoğan, eserler hakkında bilgi aldı.

Konuşmasına organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek başlayan Emine Erdoğan, programın insan merkezli bir sağlık anlayışına ve ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ vizyonuna katkı sunacağına inandığını belirtti. Sağlık camiasının tüm mensuplarına şükranlarını sunan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Onlar, büyük bir özveriyle çoğu zaman kendi hayatlarını geri plana alarak en zor zamanlarımızda yanımızda oluyorlar. Gösterdikleri fedakarlık her türlü takdirin üzerindedir. Bu toprakların hekimleri, tarih boyunca insanlığın tıbbi birikimine çok büyük katkılar yaptılar. Sadece hastalıklara reçete yazmakla kalmadılar, insana ve hayata değer veren bir şifa anlayışının reçetesini de insanlığa hediye ettiler. Tıp ilmini yalnızca teknik bir alan olarak değil bir sanat, irfan ve ahlak meselesi olarak gördüler.”

Erdoğan, bu anlayışın darüşşifalarda kurumsallaştığını belirterek, “Darüşşifalar, medeniyetimizin şefkat geleneğinin abideleri ve günümüz için çok önemli referans kaynaklarıdır” dedi.

Emine Erdoğan Sempozyum Konuşması

Müzik, Koku ve Su ile Terapi

Emine Erdoğan, Anadolu coğrafyasındaki şifa mirasında tedavinin sanat ve maneviyatla iç içe olduğunu vurguladı. Konuşmasında tarihi uygulamalardan örnekler veren Erdoğan, şöyle devam etti:

“Orada hastaya ilaç diye musiki reçete ediliyor. Hekimler, korku ve heyecan gibi duyguların, insan nabzına olan etkilerini gözlemliyor, nabız hareketlerine göre hastalara farklı makamlarda müzikler dinletiyor. Hastane bahçelerinde lale, sümbül, karanfil, nesrin gibi koku veren çiçekler yetiştiriliyor, hastalara çiçek manzaraları seyrettiriliyor. Ruhsal rahatsızlığı olanlara günde iki defa gül suyu serpiliyor, Kur’an okunuyor, kuş sesleri dinlettiriliyor. Huzur verdiği için avlulara su havuzları ve şadırvanlar yapılıyor. Kısacası, müzikle terapi, kokuyla terapi, suyla terapi ve maneviyatla terapi gibi yöntemler, kişiye özel şifa terkiplerine dahil ediliyor.”

Modern Dünyada İnsan Hikayeleri Rakamlar İçinde Kayboluyor

Emine Erdoğan, İbn-i Sina’nın şifa anlayışını özetleyen sözlerini aktardıktan sonra günümüzdeki duruma dikkat çekti:

“Ancak bugün insanlık olarak yeni ve başka bir eşiğin önünde duruyoruz. Teknolojik ilerleme ve dijital dönüşüm hayatın her alanını kökten değiştiriyor. Ve ne yazık ki modern dünyada insan hikayeleri; rakamların, kesirlerin, istatistiklerin içinde kayboluyor. Anlam dünyamız daralıyor. Tıp ilminin de küresel ölçekte mekanikleştiğine, standartlara hapsedildiğine, insanların ‘tamir edilen’ bedenlerden ibaret kaldığına şahit oluyoruz.”

Materyalist bir bakış açısının umudu, teselliyi, duayı ve inancın iyileştiriciliğini dışladığını ifade eden Erdoğan, hekimliğin bir bilgelik mesleği olduğunu vurguladı.

Tıp ve Kültür-Sanat Sempozyumu Katılımcıları

Disiplinler Arası Çalışmaların Önemi

Bilim ve sanatın aynı kalbin iki yarısı olduğunu söyleyen Emine Erdoğan, tarihteki büyük bilim insanlarının farklı disiplinlerden beslendiğini hatırlattı. Modern dünyada bilginin parçalara bölündüğünü ve mikro uzmanlıkların büyük resmi görmeyi zorlaştırdığını belirten Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Pozitif bilimlerle sanat arasında derin uçurumlar açıldı. Bu uçurumu kapatmanın yegane yolu, disiplinler arası çalışmalara ağırlık vermektir. İnanıyorum ki tıp ilmi, insani bilimlerden, sanattan, edebiyattan, felsefeden beslendikçe yalnızca hastalıkları değil, insanı bir bütün olarak iyileştiren özünü koruyacaktır.”

Programa Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Başkanvekili İskender Pala ile çok sayıda bilim insanı, akademisyen ve sanatçı katıldı. Sempozyum, müzik dinletisi ve aile fotoğrafının çekilmesiyle sona erdi.