Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Fuat Oktay’dan Kritik Uyarı: TBMM’deki 113 Yasa Teklifi ‘Kadük’ Olma Riski Taşıyor

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Genel Kurul’da bekleyen 113 yasa teklifinin kadük olma riski taşıdığını açıkladı. Tüm partilere acil çağrı yapıldı.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, Meclis gündemindeki yasa teklifleri için acil çağrıda bulundu. Komisyon tarafından kabul edilmiş ancak Genel Kurul’da görüşülmeyi bekleyen 113 teklifin, mevcut yasama döneminde kanunlaşmaması halinde ‘kadük’ (hükümsüz) hale geleceğini açıkladı.

Fuat Oktay TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı

Büyük Bir Emeğin Zayi Olma Tehlikesi

Komisyon Başkanı Oktay, yaptığı açıklamada, “Komisyonumuzda kabul edilmiş olup TBMM Genel Kurulu gündeminde yer alan teklif sayısı 113’tür” dedi. Oktay, söz konusu tekliflerin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Çifte vergilendirmenin engellenmesi, yatırımların teşviki, suçluların iadesi, güvenlik iş birliği gibi vatandaşlarımıza hak ve kolaylıklar sağlayan ve ülkemizin menfaatine hükümler içeren bu teklifler, içinde bulunduğumuz 28. Yasama Döneminde Genel Kurul’dan geçmemesi halinde ‘kadük’ hale gelecek ve büyük bir emek zayi olacaktır.”

Tüm Siyasi Partilere Çağrı

Fuat Oktay, bu durumu tüm siyasi parti gruplarının dikkatine sunduğunu belirterek, “Tüm grupların Genel Kurul gündeminde bekleyen 113 yasa teklifinin bir an önce kanunlaştırılması için gerekli gayreti göstermelerini bir kez daha önemle rica ediyorum” ifadelerini kullandı. Oktay, tekliflerin görüşülerek kanunlaşmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

Dış Politika Değerlendirmeleri ve İsrail Eleştirisi

Komisyon toplantısının açılışında konuşan Oktay, küresel ve bölgesel gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde de bulundu. İsrail’in politikalarını sert bir dille eleştiren Oktay, şu ifadeleri kullandı: “Savaş kaynaklı Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığı bahane ederek, Netanyahu’nun Körfez petrol ve doğalgazının Kızıldeniz ve İsrail limanları üzerinden Akdeniz’e taşınması yönündeki önerisi ile Gazze’de yaşanan işgal ve katliamlar, İran ve körfeze yönelik saldırılar, bir arada değerlendirmelidir. Buradaki amaç enerji ve ticaret yollarının İsrail üzerinden uluslararası pazarlara açılmasıdır. Körfez ve bölge ülkeleri asla böyle bir oyuna gelmemelidir.”

Oktay, İsrail’in nükleer silahlarına da değinerek, “Nükleer silah edinmeye çalışmakla suçladığı İran’a saldıran ve sorumsuzca davranan İsrail’in, 1960’lı yıllardan bu yana elinde bulundurduğu bilinen nükleer silahları da bir an önce tasfiye edilmelidir” dedi.

TBMM Dışişleri Komisyonu Toplantısı

“Yeni Bir Dünya Düzeni İhtiyacı Aşikar”

Fuat Oktay, sivil altyapıya yönelik saldırıları kınayarak, “Savaşan taraflarca su arıtma tesislerine, elektrik santrallerine ve her türlü sivil altyapıya yönelik saldırılar, uluslararası hukuka ve evrensel insani değerlere aykırıdır. Bu tehdidi savuran ve fiili saldırılarda bulunan her kim olursa olsun, bu savaş suçudur” şeklinde konuştu. Oktay, “Kapsayıcı, katılımcı, en güçlünün de uluslararası hukuka uymak durumunda kalacağı, adalet ve istikrarın tesis edildiği, çifte standardı olmayan ve herkes için eşit muamele edebilen, yeni bir dünya düzenine olan ihtiyaç aşikardır” ifadelerini kullandı.

Komisyondan Diğer Önemli Kararlar

Toplantıda, ‘Batı Balkan’ tanımına ilişkin tartışmalar da yaşandı. Komisyon üyeleri ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Kemal Bozay, bu kavramın Türkiye’yi bölgeden dışlayan bir yaklaşım içerdiğini savunarak, Türkiye’nin ‘Balkan’ tanımında ısrarcı olduğunu belirtti.

Ayrıca, Kuzey Makedonya, Arnavutluk ve Brezilya ile yapılan Askeri Çerçeve Anlaşmalarının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifleri komisyonda kabul edildi. Anlaşmaların eğitim, savunma sanayii, lojistik ve ortak teknoloji geliştirme gibi alanları kapsadığı ifade edildi.

Komisyonda, Avrupa merkezli ‘Üç Deniz İnisiyatifi’ de gündeme geldi. Türkiye’nin bu girişimde ‘stratejik ortak’ olarak yer aldığı ve Karadeniz güvenliğinin Türkiye olmadan sürdürülemeyeceği vurgulandı.