Kahramanmaraş’ta 5 günlük bir bebeğe şiddet uygulayan hemşirenin, haber ve görüntülere erişim engeli talebi, hakim tarafından ‘basın özgürlüğünün gereği’ ve ‘toplumun bilgi edinme hakkı’ gerekçesiyle reddedildi. Kararda, “Savunmasız bir bebeğe yönelik şiddet eylemi hakkında toplumun bilgi edinme hakkı, bireyin unutulma hakkından üstündür” ifadeleri kullanıldı.

Olay ve Tutuklama Süreci
2021 yılında Kahramanmaraş Sütçü İmam Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde, Sema ve Abdullah Bozoklar çiftinin 5 günlük bebeği Deniz Esin Bozoklar’a şiddet uyguladığı güvenlik kamerası görüntüleriyle ortaya çıkan hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık (33), ‘kasten yaralama’ suçundan yargılandığı dava kapsamında tutuklandı. Bebeğin bu olay nedeniyle bedensel ve zihinsel engelli kaldığı öne sürüldü.
Hemşirenin Erişim Engeli Talebi
Tutuklu hemşire Bağrıyanık, avukatları aracılığıyla Kahramanmaraş 1’inci Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak, bebeğe şiddet anlarının görüntülerine, bu görüntüler üzerine yapılan haberlere ve sosyal medya paylaşımlarına erişim engeli getirilmesini talep etti. Bağrıyanık, talebinin gerekçesinde olayın 5 yıl önce meydana geldiğini ve bu nedenle haber değeri taşımadığını, adının açıkça yazılıp yüzünün gösterilerek lekelenmeme hakkı ve kişilik haklarının ihlal edildiğini, hakaret ve tehdit aldığını iddia etti.

Hakimin Tarihi Nitelikteki Kararı ve Gerekçeleri
Mahkeme, Hazel Dırık Bağrıyanık’a yönelik doğrudan hakaret ve tehdit içeren paylaşımların kişilik haklarına saldırı olduğu gerekçesiyle, sadece bu tür paylaşımlara erişim engeli getirilmesine hükmetti. Ancak, haber içeriklerine ve olay görüntülerine erişim engeli konulması talebini kesin bir dille reddetti.
Hakim, karar gerekçesinde şu ifadelere yer verdi:
“Söz konusu haber içeriklerinin kaldırılması talebi yerinde görülmemiş olup, haberlere konu olan olay, savunmasız bir bebeğe yönelik şiddet eylemini içermektedir. Toplumun, kamu hizmeti veren sağlık kuruluşlarında meydana gelen ve kamu güvenliğini ilgilendiren bu tür ağır vakalar hakkında bilgi edinme hakkı, bireyin unutulma hakkından üstündür. İlgili olay güvenlik kamerası kayıtları ile desteklenmiş ve talep edenin tutuklanması ile sonuçlanmış somut bir olaya dayanmaktadır.”
Basın Özgürlüğü Vurgusu
Kararda, Anayasa’nın 26’ncı ve 28’inci maddelerine atıfta bulunularak basın özgürlüğünün önemi vurgulandı. Hakim, gerekçesini şöyle sürdürdü:
“Anayasa’nın 26’ncı ve 28’inci maddeleri uyarınca basın, kamuoyunu ilgilendiren olayları aktarma özgürlüğüne sahiptir. Talep edenin adli sürece konu olan fiilleri, kamusal alanda cereyan etmiş olup, bu bilgilerin paylaşılması kişilik haklarına saldırı değil, basın özgürlüğünün bir gereğidir.”
Denge Testi ve Kamu Yararı
Hakim, kişilik hakları ile toplumun bilgi alma özgürlüğü arasında bir denge testi yaptığını belirterek, kararını şu sözlerle temellendirdi:
“Talep edenin kişilik hakları ile toplumun bilgi alma özgürlüğü arasında yapılan denge testinde; olayın vahameti, mağdurun bebek olması ve kamu güvenliği unsurları nedeniyle toplumun bilgi alma hakkının ağır bastığı saptanmıştır. Bu nedenle haberlere konu URL içeriklerinin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.”
Bu kararla birlikte, Türk yargısı, kamu yararı ve basın özgürlüğünün, bireysel unutulma hakkı taleplerinin önünde olduğu önemli bir vakayı hukuk literatürüne kazandırmış oldu. Hemşirenin ceza davası ise Kahramanmaraş 10’uncu Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor.
