Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan Kritik Telefon: Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile Görüştü

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile telefon görüşmesi yaptı. Görüşmede bölgesel istikrar ve karşılıklı iş birliği vurgulandı.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Suudi

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman arasında önemli bir telefon görüşmesi gerçekleştirildi. İki ülke arasındaki diplomatik temasların yeni bir aşamaya geçtiğini gösteren görüşmede, bölgesel istikrar ve iş birliği vurgusu öne çıktı.

Pezeşkiyan’dan Teşekkür ve İstikrar Vurgusu

İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan görüşmede, Tahran yönetimine sağladıkları destek için Müslüman ülkelere teşekkürlerini iletti. Açıklamada, “Pezeşkiyan, bölgedeki istikrarsızlığın hiç kimseye fayda sağlamayacağını vurgulayarak, bölgenin istikrarını tehlikeye atacak psikolojik ve siyasi faaliyetlere karşı uyarıda bulundu” ifadeleri kullanıldı.

Veliaht Prens Selman’dan İş Birliği Mesajı

Açıklamanın devamında, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın da Pezeşkiyan’a önemli mesajlar ilettiği belirtildi. Selman’ın, Riyad yönetiminin İran’a yönelik her türlü saldırganlığı reddettiğini ve bölgede kalıcı barış ile güvenliğin sağlanmasına yardımcı olmak için İran ve bölgedeki diğer ülkelerle iş yapmaya hazır olduğunu söylediği aktarıldı.

İlişkilerde Yeni Bir Sayfa

Bu telefon görüşmesi, iki ülke arasında Çin’in arabuluculuğunda 2023 yılında başlayan normalleşme sürecinin devamı niteliğinde. Diplomatik ilişkilerin yeniden tesis edilmesinin ardından, üst düzey temasların sıklığı dikkat çekiyor. Görüşme, bölgede artan gerilimler ve küresel jeopolitik rekabet ortamında, Tahran ile Riyad arasındaki diyaloğun derinleştiğine işaret ediyor.

Uzmanlar, bu tür üst düzey temasların Körfez bölgesinin genel güvenliği ve istikrarı açısından hayati önem taşıdığını, aynı zamanda enerji piyasaları ve küresel tedarik zincirleri üzerinde de olumlu etkileri olabileceğini belirtiyor. İki ülke arasındaki iş birliği potansiyelinin, bölgesel krizlerin çözümünde de yapıcı bir rol oynaması bekleniyor.