İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Amerika Birleşik Devletleri ile yeni bir müzakere sürecinin başlamasını beklemediğini açıkladı. Arakçi, ABD’nin daha önceki saldırgan tutumunu gerekçe göstererek, iki ülke arasında diplomatik görüşmelerin yeniden gündeme gelmesinin mümkün olmadığını ifade etti.
ABD ile Müzakerelerin Sonu
Amerikan basınına konuşan Bakan Arakçi, Şubat ayında yapılan görüşmelerde ABD yetkililerinin saldırı niyetleri olmadığını söylemelerine rağmen, daha sonra İran’a yönelik saldırı gerçekleştirdiklerini hatırlattı. Arakçi, bu durumu şu sözlerle değerlendirdi: “Amerikalılarla görüşme veya Amerikalılarla yeniden müzakere etme meselesinin masada olacağını sanmıyorum, çünkü Amerikalılarla görüşme konusunda oldukça acı bir deneyimimiz var.”
Yeni Liderlik ve İstikrar Mesajı
Konuşmasında, İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney’in göreve gelişine de değinen Arakçi, bu durumun hem süreklilik hem de bir tür istikrar mesajı verdiğini vurguladı. “Hepimiz onun konuşmalarını ve yorumlarını bekliyoruz, bunlar daha sonra gelecek” diyen Arakçi, yeni dönem politikalarının netleşmesini beklediklerini belirtti.
Hürmüz Boğazı ve Bölgesel Tehditler
Bakan Arakçi, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’na ilişkin de açıklamalarda bulundu. Petrol tankerlerinin boğazdan geçmekten korktuğunu dile getiren Arakçi, “Boğazı kapatmadık. Onların boğazdan geçmelerini engellemiyoruz” ifadelerini kullandı.
ABD ve İsrail Saldırılarına Tepki
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını “tam anlamıyla yasa dışı bir saldırganlık eylemi” olarak niteleyen Arakçi, İran’ın bu saldırılara karşı sadece kendini savunduğunu vurguladı. Arakçi, bölgedeki tüm aktörlere yönelik önemli bir uyarıda bulunarak şunları söyledi:
“Bölgedeki herkese, ‘ABD bize saldırırsa, Amerikan topraklarına ulaşamayacağımız için bölgedeki üslerine, tesislerine, kurulumlarına, varlıklarına saldırmak zorunda kalacağımızı ve bunun sonucunda savaşın tüm bölgeye yayılacağını’ zaten söyledik. Bu, ABD’nin bize karşı saldırganlığının bir sonucudur. Bundan biz sorumlu değiliz.”
İran Dışişleri Bakanı’nın bu açıklamaları, Tahran-Washington arasındaki gerilimin devam ettiğini ve yakın vadede diplomatik bir çözüm beklentisinin düşük olduğunu gösteriyor. Bölgesel güvenlik açısından kritik öneme sahip bu gelişmeler, uluslararası ilişkileri ve enerji güvenliğini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.
