Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş döneminin önemli simgelerinden biri olan ve Mustafa Kemal Atatürk’ün eşi Latife Hanım’ın adını taşıyan Latife Hanım Köşkü‘nün bakımsızlığı ve harap haldeki görüntüsü kamuoyunda büyük tepkiye neden oldu. Köşkün, tarihi değerine yakışmayan durumu, kültürel mirasın korunması konusundaki eksiklikleri bir kez daha gözler önüne serdi.
Tarihi Köşkün İçler Acısı Hali
İzmir’in Göztepe semtinde bulunan ve 1923-1925 yılları arasında Latife Hanım’ın ailesine ait olan köşk, Cumhuriyet tarihinin sessiz tanıklarından biri. Ancak günümüzde, köşkün dış cephesindeki dökülmeler, çatısındaki hasarlar ve bakımsız bahçesi, ziyaretçileri ve tarih severleri derinden üzüyor. Köşkün etrafındaki çevre düzenlemesinin de yetersiz olduğu gözlemleniyor.

Köşkün iç mekanlarına ilişkin paylaşılan fotoğraflar ise durumun vahametini daha da artırıyor. Tarihi dokusu korunması gereken odaların bakımsızlığı, restorasyon ihtiyacının aciliyetini ortaya koyuyor. Bu görüntüler, sosyal medyada hızla yayılarak, yetkililere ses getiren tepkilere yol açtı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na Sorumluluk Çağrısı
Olayın gündeme gelmesinin ardından, konuyla ilgili sorumluluğun başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere ilgili kurumlarda olduğu belirtiliyor. Tarihi yapıların korunması, restore edilmesi ve gelecek nesillere aktarılması devletin en önemli görevleri arasında yer alıyor. Latife Hanım Köşkü gibi Cumhuriyet döneminin somut belgeleri, milli hafızanın canlı tutulması açısından büyük önem taşıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, benzer birçok tarihi eser için yürüttüğü restorasyon çalışmaları bulunuyor. Ancak Latife Hanım Köşkü’nün bu denli bakımsız kalması, koruma politikalarının uygulanmasında yaşanan aksaklıkları veya öncelik sıralamasındaki problemleri akıllara getiriyor.

Siyasi Tepkiler ve Kamuoyu Duyarlılığı
Konu, siyaset arenasında da yankı buldu. Muhalefet partilerinden gelen açıklamalarda, köşkün bu halinin bir “ayıp” olduğu ve derhal restorasyon çalışmalarına başlanması gerektiği vurgulandı. Tarihe ve milli değerlere sahip çıkmanın siyasi görüşlerin üzerinde bir sorumluluk olduğu ifade edildi.
Vatandaşlar ve sivil toplum kuruluşları da sosyal medya üzerinden kampanyalar başlatarak, yetkilileri harekete geçmeye çağırdı. “Latife Hanım Köşkü’ne Sahip Çık” etiketiyle yapılan paylaşımlar, kamuoyu duyarlılığının ne kadar yüksek olduğunu gösterdi.
Sonuç ve Beklentiler
Latife Hanım Köşkü’nün bakımsız hali, Türkiye’nin kültürel miras yönetimi konusunda tekrar düşünmesi gereken bir noktaya işaret ediyor. Sadece bir bina olmanın ötesinde, bir dönemin ruhunu ve hatırasını taşıyan bu gibi yapıların korunması, devletin ve toplumun ortak sorumluluğudur.
Kamuoyundan gelen yoğun tepkilerin ardından, ilgili bakanlık ve yerel yönetimlerin köşk için acil bir eylem planı hazırlayarak, restorasyon sürecini en kısa sürede başlatması bekleniyor. Tarihe saygı, ancak onun fiziksel tanıklarını yaşatarak ve geleceğe taşıyarak mümkün olabilir.
