Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmen yetiştirme sisteminde yeni bir dönem başladı. Milli Eğitim Akademisi, hazırlık eğitimlerine 7 ilde bulunan 12 Akademi Uygulama Merkezi’nde eş zamanlı olarak start verdi. Açılış dersi, İstanbul Sultanahmet Eğitim ve Uygulama Merkezi’nde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından verildi.

Bakan Tekin, merkezdeki öğretmen adaylarına yaptığı konuşmada, diğer 11 merkezdeki adaylara da canlı bağlantı ile seslendi. Konuşmasında öğretmenliğin kutsallığına ve sorumluluğuna dikkat çeken Bakan Tekin, “Bu mesuliyet bizler açısından hem dini açıdan hem de sahip olduğumuz engin medeniyet birikimimiz açısından ulvi bir mesuliyet” dedi.
“Bir Peygamber Mesleğine Adım Atıyorsunuz”
Bakan Yusuf Tekin, öğretmen adaylarına hitaben yaptığı tarihi konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“Bilmeyenlere ilim öğretmek sadakadır; sadakanın en faziletlisi de bir Müslüman’ın ilim öğrenmesi ve başkalarına öğretmesidir. Evet, bir peygamber mesleğine adım atıyorsunuz. Zira kadim geleneğimizde bütün peygamberlerin birer öğretmen olduğunu hepimiz biliyoruz. Peygamber Efendimiz, ‘Ben ancak bir muallim, bir öğretmen olarak gönderildim’ buyurmuştur.”

Hazırlık Süreci Bir Zorunluluk
Bakan Tekin, öğretmenlik mesleğine hazırlık sürecinin sağlam bir zemine oturtulmasının pedagojik bir ihtiyaçtan öte, “maarif nizamı, kültürel süreklilik ve milletin istikbali açısından ertelenemez bir zorunluluk” olduğunu vurguladı. Saha deneyimlerinin alan bilgisinin tek başına yeterli olmadığını gösterdiğini belirten Tekin, Milli Eğitim Akademisi’nin önemini şu sözlerle açıkladı:
“Milli Eğitim Akademisi’nin mühim ve tarihi tarafı işte bu aralığı ciddiyetle ele alması, mesleğe geçişi biçimsel bir eşik olmaktan çıkarıp kültürle, uygulamayla, meslek hayatıyla ve okulun gerçek ritmiyle beslenen kuvvetli bir hazırlık düzenine kavuşturmasında tebarüz etmektedir.”
Geniş ve Kuşatıcı Bir Müfredat
Hazırlık eğitimi programının içeriği hakkında da bilgi veren Bakan Tekin, programın geniş ve kuşatıcı bir yaklaşımla kurgulandığını söyledi. Ortak derslerin, öğretmen adaylarını dar bir alan bilgisine sıkıştırmayan, hakkaniyetten demokrasi kültürüne, aile ilişkilerinden rehberliğe, eleştirel düşünceden Türkçenin imkanlarına, kurucu metinlerden estetik terbiyeye, yapay zekadan veri temelli değerlendirmeye uzanan zengin bir çerçeve sunduğunu ifade etti.
Alan derslerinde de her bir branşı kendi fikri altyapısı, yöntem bilinci ve tatbik kudreti içinde ele aldıklarını belirten Tekin, “Tarih felsefesinden matematik ve bilim felsefesine, Türkçe düşünmekten sanatçı öğretmenliğe, dijital edebiyattan ahilik kültürüne çok kapsamlı bir çeşitlilik” hedeflediklerini kaydetti.

“Mesleği Bir Emanet Gibi Taşıyın”
Bakan Tekin, öğretmen adaylarına seslenerek, akademide geçirecekleri süreyi hayatlarının sıradan bir safhası olarak görmemelerini istedi. Adaylara şu tavsiyelerde bulundu:
“Kendinizi lütfen dikkatle yetiştirin. Kolay olana meyletmeyin, az okumayla yetinmeyin, hızlı kanaatlerle avunmayın. Birbirinizin tecrübesinden istifade edin. Bu mesleği bir iş gibi değil, bir emanet gibi taşıyın. Her çocuğa emanet gözüyle bakın.”
Bakan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile eğitimin daha kapsayıcı bir fikri zemine kavuştuğunu, modelin ‘Köklerden Geleceğe’ yaklaşımı doğrultusunda tecrübeyi çağın ihtiyaçlarıyla buluşturduğunu sözlerine ekledi.
Milli Eğitim Akademisi’nin faaliyete geçmesiyle, öğretmen adayları artık atanmadan önce uygulama ağırlıklı, kültür ve meslek bilinciyle harmanlanmış kapsamlı bir hazırlık sürecinden geçecek.
