Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C-130E tipi nakliye uçağının kaza nedenine ilişkin teknik incelemeden elde edilen önemli bulguları kamuoyu ile paylaştı. Yapılan detaylı incelemeler sonucunda, uçağın kanadındaki bir acil durum can salının (dingi) yerinden çıkarak gövdeye hasar vermiş olabileceği ve bunun düşüşe yol açmış olabileceği değerlendirildi.
Teknik İnceleme Heyeti Çalışmalarını Sürdürüyor
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından yapılan yazılı açıklamada, 11 Kasım 2025 tarihinde meydana gelen kaza sonrası oluşturulan teknik inceleme heyetinin çalışmalarının aralıksız devam ettiği belirtildi. İncelemelerin önce Gürcistan’daki enkaz alanında, ardından enkazın getirildiği Kayseri’deki 2’nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü tesislerinde sürdüğü ifade edildi.
Açıklamada, “Hava Kuvvetleri Komutanlığımız koordinesinde yapılan teknik inceleme heyetinin faaliyetleri… aralıksız olarak devam etmektedir. Detaylı incelemeler koordineli olarak icra edilmekte ve bu süreçte 1’inci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü Eskişehir, 12’nci Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı, TUSAŞ, MKE ve Jandarma Genel Komutanlığı ilgili uzman birimleriyle ortak çalışmalar yürütülmektedir” denildi.
Uçuş Kayıt Cihazından Çarpıcı Sonuç
Kazanın nedenini aydınlatmak için yapılan incelemelerde, uçağın Uçuş Veri Kayıt Cihazı’ndan (FDR) elde edilen bilgiler de paylaşıldı. Açıklamada, “Uçuş veri kayıt cihazı (Flight Data Recorder/FDR) kayıtları incelendiğinde; kaza anına kadar dijital veri kayıtlarında uçuş ekibinin konuşmalarında ve uçağın sistemlerinde her şeyin normal devam ettiği, bir aksaklık tespit edilmediği, olayın ani geliştiği” ifadelerine yer verildi.
Kaydın, uçak kuyruk konisi bölgesinin gövdeden ayrılması nedeniyle FDR’ye ait kabloların kopması sonucu sonlandığı ve cihazda kazayı aydınlatacak ilave veriler bulunmadığı tespit edildi.
Motor ve Pervaneler Sorunsuz Çalışıyordu
Kaza nedenine ilişkin spekülasyonlara da açıklık getiren MSB, uçağın motorları ve pervaneleri üzerinde yapılan incelemelerde, “motor ve pervanelerin kaza anına kadar sorunsuz bir şekilde çalıştığı tespit edilmiştir. Pervane kopmasından kaynaklı uçak gövdesinin hasarlandığına dair bir durum tespit edilmemiştir” bilgisini paylaştı.
Sabotaj İhtimali Yok
Kazayla ilgili ortaya atılan sabotaj iddialarına da yanıt veren Bakanlık, Jandarma Kriminal Başkalığı’nın yaptığı incelemeler neticesinde, “uçak enkazından alınan numunelerin incelenmesi sonucunda, içeriden ve dışarıdan patlayıcı madde artığına rastlanılmamıştır” açıklamasını yaptı.
Muhtemel Kaza Senaryosu: Dingi Yerinden Çıktı
MSB açıklamasında, teknik incelemeler ışığında ortaya çıkan muhtemel kaza senaryosu şu şekilde aktarıldı:
“Her iki kanadın üst kısmında bulunan dingilerden birinin yanıcı/patlayıcı olmayan karbondioksit gazı ile dolu tüpüyle beraber yuvasından çıkmış, uçağın sol kuyruk-gövde kısmına temas etmiş, oradan da dinginin dikey stabilizeyi kavramış olabileceği, tüpün vurmasıyla gövdeye, dikey ve yatay stabilizeye yapısal hasar vermiş olabileceği, bunun da uçağın düşmesine yol açmış olabileceği değerlendirilmiş olup bulgulara yönelik metalurjik ve teknik incelemeler laboratuvarlarda devam etmektedir.”
Açıklamada, söz konusu dinginin; uçağın denize veya büyük bir su kütlesine acil iniş yapması gerektiğinde personelin hayatta kalmasını sağlamak amacıyla kullanılan, tetiklendiğinde otomatik olarak şişen bir can salı olduğu bilgisi de verildi.
Nihai Rapor Kamuoyu ile Paylaşılacak
MSB, konuyla ilgili tüm süreçlerin tamamlanmasının ardından hazırlanacak nihai teknik raporun, şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılacağını duyurdu. Açıklamanın sonunda, “Halkımızın ve kamuoyunun resmi açıklamalar dışındaki provokatif söylemlere itibar etmemesi önemlidir” uyarısında bulunuldu.

Bu kapsamlı açıklama, Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki önemli bir hava platformunda meydana gelen üzücü kazanın nedenlerine ilişkin resmi ve teknik verileri ortaya koyarak, spekülasyonlara son noktayı koymayı hedefliyor.
