İstanbul’un köklü eğitim kurumlarından Özel İtalyan Lisesi’nde, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin çıkmaza girmesi üzerine tarihi bir grev başladı. Okulda görev yapan 14 Türk öğretmen, iddia edilen ‘sıfır zam’ ve ‘ücret ayrımcılığı’ politikalarına karşı iş bırakma eylemine başvurdu. 2025-2026 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminin ilk gününde başlayan grev, eğitim camiasında büyük yankı uyandırdı.

Görüşmeler Tıkandı, Grev Kararı Alındı
Beyoğlu’nda bulunan Özel İtalyan Lisesi’nde yaklaşık iki ay önce başlayan toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmeleri, taraflar arasında uzlaşı sağlanamayınca kesintiye uğradı. Öğretmenlerin bağlı olduğu Tez-Koop-İş Sendikası İstanbul 5 No’lu Şube ile okul yönetimi arasındaki müzakerelerde, ekonomik şartlar ve enflasyon oranları gerekçe gösterilerek iyileştirme talepleri sunuldu. Ancak, 10 Aralık’tan itibaren okul yönetiminin masadan çekilerek karşı teklif sunmaması üzerine süreç grev aşamasına taşındı.
“Kimse Bizi Aşağılamaya Hakkı Yok”
Okulun 12 yıllık Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni ve yazar Başak Baysallı, grev alanında yaptığı açıklamada duygularını şu sözlerle ifade etti: “Doğduğumuz topraklarda kimsenin bizi aşağılamaya hakkı yok. Biz sabah 9’dan akşam 5’e kadar burada grev alanında olacağız. Grev tatil değildir, biz tatile çıkmıyoruz, evlerimizde oturmayacağız.”

Baysallı, grevin nedenini şöyle açıkladı: “Bu bir onur mücadelesi, özellikle altını çizmek istiyorum. Bu grev, okul içinde uygulanan ayrımcılığa karşı bir grevdir. Bu grev sesimizi duymayan İtalya Dışişleri Bakanlığı’na karşı bir grevdir.”
Sendika Temsilcisinden Sert Tepki
Tez-Koop-İş Sendikası İstanbul 5 No’lu Şube Başkanı Selahattin Karakurt, okul yönetimini ağır bir dille eleştirerek şunları söyledi: “Yaklaşık iki aylık bu süre zarfında okul yönetimi diyaloğu, sağduyuyu, nezaketi ve kurumsal sorumluluğu tamamen terk ederek eğitim tarihine geçecek büyük bir vurdumduymazlık örneği sergilemiştir.”

Karakurt, sorumluluğun tamamen okul yönetiminde olduğunu vurgulayarak, “Sınıfların boş kalmasının, eğitim faaliyetlerinin durmasının asıl sorumlusu, uzlaşı zeminini yok eden bu uzlaşmaz ve vurdumduymaz yaklaşımdır” ifadelerini kullandı.
Türk-İş’ten Destek Mesajı
Eyleme destek veren Türk-İş Birinci Bölge Başkanı Halil Faki Erdal da öğretmenlerin yanında olduklarını belirterek, “Kimse burada sahipsiz değil. Biz, çok kıymetli öğretmenlerimizin Tez-Koop-İş olarak, Türk-İş Konfederasyonu olarak yanındayız. Kimseden sadaka istemiyoruz, hakça pay istiyoruz” dedi.

Veliler Endişeli: “Eğitim Hakları Ellerinden Alındı”
Grevden en çok etkilenen taraflardan biri de öğrenci velileri oldu. Velilerden Jale Uysal, yaşanan süreci endişeyle takip ettiklerini ifade ederek, “Bu işin biraz inatlaşmaya döndüğünü düşünüyorum ben. Orta yolun bulunacağına yürekten inanıyorum” dedi.

Uysal, özellikle üniversiteye hazırlanan öğrencilerin durumuna dikkat çekerek şu uyarıyı yaptı: “Şu an çok üzgün durumdalar… Eğitim hakları ellerinden alınmış durumda çocukların. Biz 10’uncu sınıfız ancak 11’ler, 12’ler üniversiteye hazırlanıyor. Onlar için daha büyük bir dezavantaj.”
Öğretmenler Kapı Önünde Nöbette
Başak Baysallı, grev sürecinin zorluklarına değinerek, “Öğretmenin nöbet görevi okulun içindedir aslında, koridorlarda, bahçelerde nöbet tutmamız gerekir bizim. Ama ne yazık ki okul kapısının önünde nöbet tutmaya bizi mahkum eden bir zihniyetle karşı karşıyayız” şeklinde konuştu.

Öğretmenler, sorunlar çözülene kadar her gün sabah 09.00’dan akşam 17.00’ye kadar okul önünde nöbet tutmaya devam edeceklerini açıkladı.

Çözüm Beklentisi
Öğretmenler, okul yönetiminin yanı sıra İtalya Dışişleri Bakanlığı, İstanbul İtalyan Başkonsolosluğu ve Ankara’daki İtalyan Büyükelçiliği’ne de seslerini duyurmak istediklerini belirtti. Başak Baysallı, “Dilerim en kısa zamanda sorunlarımız çözülür ve okulumuza geri döneriz” diyerek beklentilerini dile getirdi.
Eğitim-öğretimin aksamasından endişe duyan tüm taraflar, okul yönetiminin bir an önce uzlaşı masasına dönmesini ve sorunun diyalog yoluyla çözülmesini umut ediyor.
