Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) öğrencisi Rojin Kabaiş‘in ölümüyle ilgili soruşturmada kritik bir aşamaya gelindi. İnceleme için İspanya’ya gönderilen cep telefonuna erişim sağlanamadığı açıklandı. Genç kızın babası Nizamettin Kabaiş, Van’a gelerek savcılık yetkilileriyle görüştü ve adaletin tecellisi için kapsamlı bir DNA taraması ile uzman ekip talebinde bulundu.

İspanya’dan Gelen Cevap: Telefon Açılamadı
YYÜ Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1’inci sınıf öğrencisi Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024’te kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolmuş, cansız bedeni 15 Ekim’de Van Gölü kıyısında bulunmuştu. Soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu raporunda, Kabaiş’in göğüs ve vajina iç bölgesinde 2 ayrı erkeğe ait DNA tespit edildiği belirtilmişti.
Olayın aydınlatılmasında önemli bir delil olarak görülen Rojin Kabaiş’e ait cep telefonu, yaklaşık 3 ay önce incelenmek üzere İspanya’ya gönderilmişti. Ancak Van Barosu’nun dün yaptığı açıklamada, gelen son raporda cihaza tam erişim sağlanamadığı ve yalnızca kısmi içerikli inceleme yapılabildiği bildirildi.

Baba Kabaiş’ten Savcılığa Çağrı: “Tüm Erkeklerin DNA’sına Bakılsın”
Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, telefonun şifresinin çözülemediğini öğrenmesinin ardından Van’a gelerek savcılık yetkilileri ile görüştü. Kabaiş, yaptığı açıklamada, “3 ay önce İspanya’ya gönderilmişti ama maalesef şifresi çözülmedi. Telefonu geri gelmiş. Biz bugün savcılıkla da görüştük. Telefon açılsa bizim için bir umuttur. Bunun dışında yapılması gereken çalışmalar vardır” dedi.
Şu ana kadar cenazeye temas edenler de dahil 195 kişinin DNA’sının incelendiğini, ancak eşleşme bulunamadığını belirten baba Kabaiş, araştırmanın genişletilmesi çağrısında bulundu: “Başsavcıya da söyledim, Diyarbakır’da da dilekçe yazdım ve Van’a gönderdim. Mollakasım ve Bardakçı köyleri ile üniversitedeki tüm erkeklerin DNA’sına bakılması lazım. Bu çok önemli. Bu şekilde araştırılmazsa bir yere varamayız.”
“Uzman Bir Ekip Görevlendirilsin”
Olayı araştırmak için uzman bir ekip kurulmasını isteyen Nizamettin Kabaiş, sürecin yavaş işlemesinden duyduğu endişeyi şu sözlerle dile getirdi: “Benim kızım da üniversite öğrencisiydi, okuyacaktı, öğretmen olacaktı. Bu ülkeye bu devlete faydası olacaktı. Ama maalesef ölüm sebebini araştırmıyorlar. Sürekli aynı soruyu soruyorum; ‘Rojin’e ne oldu, Rojin’in başına ne geldi?’ Aradan 2 yıl geçti belki o katiller yurt dışına gitti.”
Kabaiş, köylülerin kendisini yanlış anlamaması gerektiğini vurgulayarak, “Olay olduğu yerde herkes şüphelidir. Herkesin DNA’sına bakılsın. Mutlaka bir yere varılır” ifadelerini kullandı.

Van Barosu, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için dijital verilerin eksiksiz ve denetlenebilir biçimde incelenmesinin önem taşıdığını vurgulayarak sürecin takipçisi olacaklarını açıkladı. Rojin Kabaiş davası, adli süreçlerdeki teknik zorluklar ve adalet arayışındaki kararlılıkla Türkiye’nin gündemindeki yerini koruyor.
